Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4797 E. 2023/7203 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4797
- Karar No
- 2023/7203
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1843 E., 2023/11 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü/İstinaf başvurunun kabulü-Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/199 E., 2022/573 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ...'ın, 24.03.2016 tarihinde kendi sevk ve idaresindeki aracın tek taraflı kaza yapması sonucunda vefat ettiğini, davacıların destekten yoksun kaldıklarını belirterek bu sebeple fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini ... için 206.008,85 TL, ... için 46.109,36 TL, Nur Sema için, 57.881,79 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde 24.12.2015 – 24.12.2016 vadeli ... poliçesi ile sigortalı olduğunu, davaya konu somut olay davacı desteği müteveffa ...'ın %100 kusuru nedeniyle oluştuğundan destek olan şahsın kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin teminat dışında tutulduğunu, davada teminat dışı hal söz konusu olduğunu ve bu yöndeki taleplerin müvekkili şirketçe karşılanmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 2017/36 Esas - 2018/59 Karar sayılı 23/01/2018 tarihli kararı ile; "...kazanın davacılar murisinin tam kusuru ile meydana geldiği, kaza ve dayanak poliçe tarihi itibari ile yürürlükte olan Genel Şartlar A.6/d maddesi gereğince desteğin tam kusuru nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatının teminat dışı olduğundan..." bahisle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin ilk kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi'nin 2019/273 Esas, 2021/204 Karar sayılı 10/02/2021 tarihli ilamı ile; "...somut uyuşmazlıkta, ... poliçesinin başlangıç tarihi 24/12/2015, kaza tarihi ise 24.03.2016 olup yeni Genel Şartlar yürürlükte olmakla birlikte 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 92 nci maddesine (6704 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 14.04.2016 tarihinde) eklenen (h) bendinin yürürlükte olmadığı, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gereğince Yeni Genel Şartların poliçe tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı Kanun'un 92 nci maddesine göre sigortacının sorumluluğunu daraltan "Teminat Dışında Kalan Haller" başlıklı A.6. maddesi uygulanmayacağından İlk Derece Mahkemesince davacıların destekten yoksun kalma tazminat taleplerinin teminat dışı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermesinin doğru olmadığı" gerekçesi ile mahkeme kararı kaldırılmıştır. V. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile ... için 206.008,85 TL, ... için 46.109,36 TL, ... için 57.881,79 TL olmak üzere toplam 310.000,00 TL'nin dava tarihi olan 10.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir. VI. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin ilk kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebebleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece 2017/36 E. ve 2018/59 sayılı kararında davanın reddine karar verilmesinin isabetli olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi'nin Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararını hatalı yorumlayıp kararı kaldırdığını, sigortacı olarak müvekkili şirketin sorumluluğunun, 2918 sayılı Kanuna göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde olmak üzere Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları kapsamında tayin edildiğini, bu kapsamda davaya konu talepler bakımından müvekkili şirketin tazmin sorumluluğu bulunmadığını, davaya konu somut olayın davacı desteği müteveffa ...'ın %100 kusuru nedeniyle oluşmuş olduğundan ve bu bağlamda destek olan şahsın kusuruna denk gelen tazminat talepleri teminat dışında tutulduğundan davanın reddi gerektiğinin açık olduğunu, tazminat hesabında teknik faizsiz TRH Yaşam Tablosu dikkate alınarak hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, savunmaları dikkate almadan ve gerekçeli kararda dahi savunmalara neden itibar edilmediğine ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadan hüküm kurduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Her ne kadar dairece verilen ilk kararda tazminatın teminat içinde kaldığı yönünde karar verilmiş ise de hukukta birliğin ve güvenliğin tesisi için Anayasa Mahkemesi kararı ile Yargıtay HGK kararı doğrultusunda somut olayın değerlendirilmesi gerektiği bu doğrultuda yapılan değerlendirmeye göre de kazanın 24.03.2016 tarihinde gerçekleştiği, poliçenin ise 24.12.2015-2016 tarihleri kapsar şekilde tanzim edilmiş olduğu, tazminata konu desteğin ölümü ile sonuçlanan trafik kazasının, sigortalı aracın işleteni olan desteğin %100 kusuru ile gerçekleştiği, işleten olan desteğin ve dolayısıyla davacıların üçüncü kişi olarak kabulü mümkün olmadığı gibi poliçe tarihinde yürürlükte olan Genel Şartların A.6. maddesi (d) bendine göre destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri teminat kapsamı dışında tutulduğundan destek %100 kusurlu olsa dahi ölümünde kendisinin kusuru bulunduğundan İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi yukarıya aktarılan Anayasa Mahkemesi kararı, Hukuk Genel Kurulu ve yasal düzenlemelere aykırı olduğu "belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) nci alt bendi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle, subut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir. VII. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kaza tarihinin 24.03.2016 olduğunu, desteğin kusurunun 3.kişi konumunda zarar gören davacılara yansıtılamayacağını beyanla kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan desteğin sürücüsü olduğu aracın 24.03.2016 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararı. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava Ergo Sigorta A.Ş. aleyhine açılmış olmakla, kararın başlık kısmında davalı yerinde HDI Sigorta A.Ş. ( devredilen Ergo Sigorta A.Ş.) yazılması gerekirken Ergo Grubu Holding A.Ş. yazılmış olmasının maddi hatadan kaynaklandığı ve mahallinde düzeltilebileceği anlaşılmakla bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 3. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; davalı tarafından düzenlenen ... poliçesinin 24.12.2015- 24.12.2016 vadeli olduğu ve davaya konu kazanın 24.03.2016 tarihinde gerçekleştiği, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ... Genel Şartları'nın C.11. maddesi gereği bu tarihten sonra akdedilen poliçeler için anılan genel şartların uygulanacağı, Anayasa Mahkemesi tarafından ... Genel Şartları'nın değil Karayolları Trafik Kanunu'nun bu genel şartlara atıf yapan bazı maddelerinin iptal edildiği hususları dikkate alındığında, davaya konu edilen zararın ... teminatında olmadığına ilişkin kabulde isabetsizlik bulunmamasına göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VIII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı 179,90 TL peşin alınan harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne, karardan bir suretin Bölge Adliye Mahkemesi!ne gönderilmesine, 30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.