Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4707 E. 2023/10094 K. – Haksız Fiilden

Konu: Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4707
Karar No
2023/10094
Karar Tarihi
Konu
Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi Tazminat

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/415 Esas - 2022/367 Karar HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasındaki haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Bursa İli Yıldırım İlçesi Samanlı Mahallesi Köprübaşı Mevkii 3541 ada 46 parsel sayılı taşınmazı tarımsal faaliyet amacıyla kiraladığını, davalılardan ...’nin ihalesi neticesinde diğer davalıların davacının tarımsal faaliyet yürüttüğü taşınmazı da içine alan bir paftada Samanlı Doğu Drenaj Yağmur Suyu Kanalizasyon Kolektörü işini üstlendiğini, davalı şirketlerin kanalizasyon çalışması yaparken Deliçay kenarındaki setin yıkılmasına sebep olduklarını, bu setin gayrimenkulleri dere taşkınlarına karşı koruduğunu, bu setin yıkılması ile derelerin taşkına açık ve korumasız duruma düştüğünü, bir süre önce meydana gelen yağış nedeniyle derenin taştığını ve koruyucu setin bulunmaması nedeniyle taşkın suyun araziye ve yetişen ürünlere zarar verdiğini, davalıların seti yıkmaları nedeniyle zarara sebebiyet verdiklerini, meydana gelen zarara ilişkin Bursa 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/104 D.İş sayılı dosyasında keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığını, zararın 117.483 TL olarak tespit edildiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin kiracısı olduğu Bursa İli, Yıldırım İlçesi, Samanlı Mahallesi 3541 ada 46 parselde meydana gelen 117.483,00 TL zararın yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen olayda müvekkili yönünden husumet ehliyeti bulunmadığını, müvekkili ile diğer davalıların Yağmursuyu ve Kanalizasyon Drenajı Yapım İşlerinin gerçekleştirilmesi konusunda anlaştıklarını, taraflar arasında yapılan sözleşme gereğince sorumluluğun yüklenici olan diğer davalılara ait olduğunu, oluşabilecek her türlü zarar ve ziyandan yüklenicilerin sorumlu olduğunu, bu sorumluluğun da taraflar arasında sigorta ile teminat altına alındığını, müvekkilinin meydana gelen zarardan sorumlu olmadığını, iddia edilen zararın meydana gelmesinde davacının kendi kusuru olup olmadığı ve zararda diğer faktörlerin etkili olup olmadığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı Zitaş Zülfikarlar İnş. Tic. ve San. AŞ vekili cevap dilekçesinde; dava konusu arazi üzerinde davacının iddia ettiği gibi koruyucu bir setin varlığının asılsız olduğunu, set olarak bahsi geçen alanın toprak birikintisi olduğunu, dava konusu olayın önceden öngörülemeyen mücbir bir sebebe dayalı olarak meydana geldiğini, dava konusu zarardan müvekkilinin sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 24.02.2016 tarihli, 2013/1154 Esas ve 2016/141 Karar sayılı kararında; davanın kabulüne, 117.483,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 05.02.2019 tarihli, 2016/6623 Esas ve 2019/458 Karar sayılı ilamı ile "Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda Bursa Hali fiyat ortalamasının esas alındığı belirtilmiş, ancak, herhangi bir belgeye de dayanılmamıştır. Bilirkişi raporu bu yönüyle denetime elverişli değildir. Şu durumda, İl Tarım Müdürlüğünden istenecek olay tarihindeki resmi fiyatlara göre denetlenebilir şekilde bilirkişiden rapor alınmalı ve zarar kapsamı buna göre belirlenmelidir. Mahkemece bu hususun gözetilmemesi bozmayı gerektirmiştir. Dosya kapsamından ve özellikle bilirkişi raporlarından, dava konusu taşınmazın zemininin geçirimsiz ve az geçirimli olduğu, buna rağmen suyun tarlada uzun süre kalmasını engelleyecek herhangi bir drenaj sisteminin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durum davacının bölüşük kusurunu oluştur. Şu halde, TBK’nun 52. maddesi gözetilerek zarar kapsamı belirlenmesi gerekirken bu durumun gözetilmemesi de kararın bozulmasını gerektirmiştir. Dosyada bulunan 10.10.2013- 25.10.2013 tarihleri arasındaki Bursa Meteoroloji İstasyonuna ait verilere göre belirtilen tarihlerde dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede şiddetli yağış olmuştur. Hal böyle olunca mahkemece belirlenen bu durum karşısında TMK’nun 51. maddesi uyarınca uygun bir miktar indirim yapılması gerekirken bu konuya değinilmemesi de kararın bozulmasını gerektirmiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin 17.07.2020 tarihli, 2019/234 Esas ve 2020/459 Karar sayılı kararında; bozmaya ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, 67.747,81 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... Genel Müdürlüğü vekili ve davalı Zitaş Zülfikarlar İnşaat Tic ve San AŞ vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 03.03.2021 tarihli, 2020/3914 Esas ve 2021/959 Karar sayılı ilamı ile "Her ne kadar mahkemece bozma ilamına uyulduğu belirtilmiş ise de, bozma ilamına aykırı davranılmıştır. Şöyle ki; mahkemece davanın kabulüne dair verilen ilk karar, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 05/02/2019 tarihli 2016/6623 esas ve 2019/458 karar sayılı ilamı ile “İl Tarım Müdürlüğünden alınacak resmi verilere göre zarar hesabının yapılması, dava konusu taşınmazın geçirimsiz ve az geçirimli olduğu, buna rağmen tarlada drenaj sisteminin bulunmadığı, bu nedenle davacının bölüşük kusurunun bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52. maddesi gereğince zarar kapsamının belirlenmesi gerektiği ve olay günü aşırı yağış mevcut olduğundan TBK’nın 51. maddesi gereğince zarar miktarından indirim yapılması gerektiği” gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ve bozma ilamı doğrultusunda Bursa İl Tarım Müdürlüğünün resmi verileri dosya kapsamına alınmıştır. Hükme esas alınan 20/12/2019 tarihli ek bilirkişi raporunda ise Gürsu İlçe Tarım Müdürlüğünün resmi verileri esas alınarak zarar miktarı hesaplanmış ve mahkemece de bu raporda belirlenen zarar miktarı üzerinden bozma ilamı doğrultusunda TBK’nın 51. ve 52. maddeleri uyarınca indirim yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Şu durumda; mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı uyarınca Bursa İl Tarım Müdürlüğünün resmi verileri esas alınarak zarar kapsamının belirlenmesine yönelik bilirkişi raporu alınması ve bu şekilde belirlenen zarar miktarına itibar edilmesi gerekirken Gürsu İlçe Tarım Müdürlüğü verileri esas alınarak zarar miktarını belirleyen 20/12/2019 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilmesi doğru değildir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamına uyulmasına karar verilerek mahallinde keşif yapıldığı ve konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alındığı, bilirkişi heyetince davacının zararının Yargıtay bozma ilamına uygun şekilde tespit edildiği, dava konusu taşınmazın su baskınına uğraması ve aşırı yağış ile birlikte oluşan su birikintilerinin taşınmazdan daha çabuk uzaklaştırılması için taşınmaz içinde yapılmış drenaj sistemleri mevcut olmadığından oluşan zarardan davacının %50 oranında sorumlu olduğu, dolayısıyla zarar bedelinden 1/2 oranında indirim yapılması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 25.122,37 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; karara dayanak olan bilirkişi raporundaki hesaplamanın hatalı olduğunu, Gürsu İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün tarımsal verilerinin esas alınarak zararın belirlenmesi gerektiğini, gerekçeli kararda dava konusu taşınmazda drenaj sistemi olmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmış ise de dava konusu taşınmazın dört tarafında drenaj kanalı mevcut olduğunu, toprağın altında künkler borular bulunmakta olup biriken suyun künkler vasıtası ile dereye atıldığını, bu nedenle indirim yapılmasının mümkün olmadığını, davalılar tarafından dere kenarında bulunan ve taşınmazı taşkınlara karşı koruyan set yıkılmasa idi veya yenisi yapılmış olsaydı zararın meydana gelmeyeceğini, müvekkilinin dava konusu olayda kusuru olmaması nedeniyle tazminattan indirim yapılmasının mümkün olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu olayda müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığının bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, müvekkilinin olayda ihmal veya kusuru olmadığını, diğer davalı ile yapılan sözleşme gereğince meydana gelen zarardan yüklenici şirket olan diğer davalının sorumlu olduğunu, diğer davalı ile yapılan sözleşmenin eser sözleşmesi olması nedeniyle müvekkilinin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, davacının zararının önüne geçilemeyecek doğal nedenlerle gerçekleştiği, bilirkişi raporu ile davacının kusurunun tespit edildiğini, 1/2 oranından daha fazla indirim yapılması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. Davalı Zitaş vekili temyiz dilekçesinde; ortada davacının bahsettiği şekilde bir set bulunmaması, toprak yığının set olarak kabulünün mümkün olmaması, ekili alanın geçirimsiz toprak tabakası üzerine kurulu olması ve davacı tarafından drenaj sisteminin kurulmamış olması nedenleriyle davcının tam kusurlu olduğunu, beklenen fazla yağış nedeniyle oluşan su baskının toprak yığını olsaydı bile engellenmesinin mümkün olmadığını, bu nedenlerle müvekkiline kusur izafe edilemeyeceğini, müvekkilinin yalnızca gösterilen işi yaptığını, çalışma alanının çalışmaya elverişli şekilde bulundurma yükümlülüğünün davalı ...'ye ait olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalılar arasında düzenlenen Yağmursuyu ve Kanalizasyon Drenajı Yapım İşlerine ilişkin sözleşme gereğince yüklenilen işin yapımı sırasında dere kenarındaki setin yıkılması nedeniyle davacının taşınmazında su baskını meydana gelmesi ve ekili ürünlerinin zarara uğraması iddiasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 vd maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 52 nci maddeleri. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili ile davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ile davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ile davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/4707, K. 2023/10094, T. 02.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-4707-e-2023-10094-k-138998c4d3f4