Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/44 E. 2023/13003 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/44
- Karar No
- 2023/13003
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi DAVACILAR : 1...., 2...., 3.... 4...., 5.... vekili Avukat ... HÜKÜM/KARAR : Asıl ve Birleşen Davanın Kısmen Kabulüne Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ile asıl davada davalı .... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile asıl davada davalı .... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne ve davalı vekilinin duruşma isteminin miktardan reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; 06.03.2011 tarihinde davalıya trafik sigortalı aracın kusuru ile meydana gelen trafik kazasında araç içerisinde yolcu olarak bulunan ...'ın vefat ettiğini, ölenin müvekkili ...'ın eşi, diğer davacıların ise babası olduğunu, müvekkillerinin ölenin desteğinden mahrum kaldığını, desteğin vefat etmeden önce 3.500,00 TL ile 4.000,00 TL civarında gelirinin bulunduğunu, oluşan zarardan davalının sorumlu olduğunu belirterek açılan belirsiz alacak davasında her bir davacı için 20,00'şer TL'den olmak üzere destekten yoksun kalma ve cenaze defin gideri olmak üzere toplam 100,00 TL'nin kaza tarihinden, talebin kabul edilmemesi halinde ise temerrüt tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacı 03.07.2015 tarihli dilekçesi ile taleplerinin 20,00 TL'sinin cenaze def'in gideri, 80,00 TL sinin destekten yoksun kalma olduğunu belirtmiştir. 02.02.2017 tarihli miktar artırım dilekçesiyle davacı ... için 93.987,42 TL'ye, davacı ... için 5.890,91 TL'ye, davacı ... için 8.400,68 TL'ye, davacı ... için 6.668,41 TL'ye ve davacı ... için 6.270,32 TL'ye artırmıştır. Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; 06.03.2011 tarihinde ve plaka sayılı araçların karıştığı trafik kazası sonucu davacıların desteği olan ...'ın öldüğünü belirtip, kazaya karışan plaka sayılı araç için Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi düzenleyen davalı ... şirketinden belirsiz alacak davası olarak destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze giderleri için her bir davacı yönünden 20,00 TL olmak üzere toplam 100,00 TL’nin kaza tarihinden itibaren avans faizi birlikte davalıdan müştereken ve mütesilsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Asıl davada davalı .... vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan plakalı aracın müvekkili tarafından kaza tarihinde ZMSS ile sigortalı olduğunu, davacıların müracaatı üzerine 02.01.2012 tarihinde davacılara 78.777,26 TL destekten yoksun kalma ödemesi yapıldığını, sorumluluklarının kaza tarihinde 200.000,00 TL ile sınırlı olduğunu ve kalan limit miktarının 121.222,74 TL olduğunu, yapılan ödeme ile sorumluluklarının sona erdiğini, davacı yanın kusur durumunu, zararı kanıtlaması gerektiğini, gelir belgelenemiyor ise asgari ücretin nazara alınması gerektiğini, ölenin sigortalı araçta yolcu olmasına göre hatır taşımasının nazara alınması gerektiğini, yine ölenin müterafik kusurunun araştırılması gerektiğini, cenaze ve def'in giderlerinin sigorta teminatı içerisinde kalmadığını, ticari faiz isteminin haksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davalı .... vekili cevap dilekçesinde; plakalı aracın kaza tarihinde müvekkili tarafından sigortalı olduğunu, sorumluluklarının sigorta limiti, araç sürücüsünün kusuru ve zarar ile sınırlı olduğunu, ayrıca davacılara rücuya tabi ödeme yapılmış ise tazminattan indirilmesi gerektiğini, öte yandan müvekkilinin kaza nedeniyle sorumluluğunu yerine getirerek 14.07.2011 tarihinde davacı ...'a 43.882,00 TL ödeme yaptığını ve sorumluluğun sona erdiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile kazanın meydana gelmesinde her iki araç sürücüsünün de kusurlu olup, ölenin eşi ve çocukları olan davacıların, ölenin desteğinden mahrum kaldıklarından zararlarını talep edebilecekleri, taraflar arasındaki ihtilaflardan birisi ölenin kaza tarihindeki gelirinin ne kadar olduğuna ilişkin olup, dinlenen tanık beyanlarına, Ziraat Odasından ve İlçe Tarım Müdürlüğünden gelen yazı cevaplarına göre ölenin vefat tarihine kadar ücretli çalışması yanı sıra, hayvancılık yaptığı anlaşıldığından, alınan bilirkişi raporuna göre bedeni çalışmasına göre asgari ücret kadar da hayvancılık işinden gelir elde edeceği belirtildiğinden ölenin kaza tarihindeki gelirinin asgari ücretin 2 katı olacağı kabul edilerek buna göre yapılan hesaplamanın nazara alındığı, bu çerçevede kaza tarihinde asıl ve birleşen davada sigorta şirketlerinin limitleri 200.000,00 TL'den, 400.000,00 TL olup alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere AXA Sigorta A.Ş.'nin limiti 121.222,74 TL, Ergo Sigorta A.Ş'nin limiti 156.118,00 TL kaldığından, kazada sigortalar haricinde sorumlular da bulunduğundan sigorta şirketi diğer araç işleten ya da sürücüsüne rücu edebileceğinden, davacılar zararlarının sigorta limitini aşması halinde sigorta limiti kadar zararlarını sigorta şirketlerinden tazminini talep edebileceklerinden, alınan bilirkişi raporuna göre de davacıların destek zararı sigorta limitini aştığından (yapılan ödeme mahsup edilmeksizin toplam zarar 760.362,53 TL olduğundan) söz konusu miktardan muris desteğin içerisinde bulunduğu araç yönünden araç sürücüsünün %40 kusuruna göre bakiye üzerinden %20 indirim yapılsa dahi toplam zararın sigorta limitlerini aşmasına göre davacıların son bilirkişi raporundaki hesaplamaya göre sigorta limiti kadar tüm zararlarını talep edebileceği, ölenin sağ anne ve babasına destek olacağı fiili karine ise de, karinenin aksinin her zaman ispat edilebileceği, somut olayda dava dışı ölenin annesi 'a da pay ayrılmış ise de, davacıların ölenin annesine destek olmadığını iddia ettikleri, tarafından da oğlunun kendisine desteğinin olmadığını bu nedenle kendisine pay ayrılmasını istememesi karşısında, son bilirkişi raporunda ölenin annesine pay ayrılmadan hesaplama yapıldığı, davacının, taleplerinde celse arasında daraltmaya gitmesi, ölen annenin pay ayrılmasından vazgeçilmesi vs sebepler ile karar aşamasında, Axa Sigorta A.Ş'nin sorumluluğu yönünden ...'ın garame hesabına göre payı 82.192,23 TL olarak belirlenmiş ise de, hüküm verirken 93.987,42 TL talep miktarı üzerinden karar verildiği, davacının 'nin gerçek zararının daha önce yapılan ödeme mahsup edildiğinde 360.097,45 TL olmasına göre hüküm altına alınan miktarın toplam zararını aşan miktar olmaması ve hüküm altına alınan miktarda davacının talebinin bulunması, hüküm altına alınan miktarın sigorta limiti içerisinde kalması nedeniyle hükmün davalı aleyhine sonuç doğurmadığının anlaşıldığı, sonuç olarak, son bilirkişi ek raporuna göre, davacıların talep ettiği alacak kalemleri yönünden bilirkişi tarafından hesaplanan miktarların üstünde tazminat talepleri yönünden bilirkişi raporunda hesap edilen miktarlarda (Davacı ...'nin Axa Sigorta A.Ş.'den talebi hariç), bilirkişi tarafından hesap edilen altında miktarlar yönünden taleple bağlı kalınarak karar verildiği gerekçesiyle Asıl davada davacı ...'ın davasının kabulü ile 93.987,42 TL'nin, davacı ... için talebinin kabulü ile taleple bağlı kalınarak 6.270,32 TL, davacı ... için taleple bağlı kalınarak 6.668,41 TL, davacı ... için taleple bağlı kalınarak 5.890,91 TL davacı ... için kısmen kabulü ile 3.050,59 TL destekten yoksun kalma tazminatının 06.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, taleple bağlı kalınarak 5,00 TL cenaze defin gideri 26.02.2015 dava tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile her bir davalıya 1,00 TL olacak şekilde 26.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile davalı ...Ş'den tahsili ile davacılara ödenmesine, birleşen davanın kısmen kabulü ile davacı ...'ın davasının kısmen kabulü ile 105.852,14 TL'nin, davacı ... için talebinin kabulü ile taleple bağlı kalınarak 20.967,86 TL, davacı ... için taleple bağlı kalınarak 8.956,67 TL, davacı ... için taleple bağlı kalınarak 12.144,21 TL, davacı ... için taleple bağlı kalınarak 20,00 TL Destekten yoksun kalma tazminatının 14.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile davalı Ergo Sigorta'dan (02.12.2019 tarihinde HDİ Sigorta'ya devredilmekle) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, taleple bağlı kalınarak 5,00 TL cenaze defin giderinin dava tarihi olan 03.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili ile her bir davalıya 1,00 TL olacak şekilde ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile asıl davada davalı ...Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; raporlar arasındaki çelişki giderilmeden dosyanın hukuka aykırı olarak karara çıkarıldığını, hesap edilen tazminat tutarlarının eksik ve hatalı olduğunu, müteveffanın geliri asgari ücret kabul edilerek yapılan hesaplamayı kabul etmediklerini, asgari ücretin iki katı olarak yapılan hesaplamada da müteveffanın gelirinin düşük hesap edildiğini, ayrıca asgari ücretin iki katı hesap edilirken 2020 yılı verilerinin baz alınması gerekirken dava düşük olacak şekilde 2019 yılı verilerinin hesaplamaya baz alınmasının hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 1931 tarihli PMF Yaşam Tablosunu kullanmış ise de hesaplamada Yargıtay içtihatları ile de kabul edilen TRH 2010 Yaşam Tablosunun kullanılması gerektiğini, desteğin gelirinden davacılara sağlayacağı destek pay oranlarının çok düşük hesap edildiğini, tüm dönemler için davacılara ayrılan destek paylarının artırılması gerektiğini, dosya kapsamında alınan 05.12.2016 tarihli tazminat hesap bilirkişi raporuna davalı ... tarafından itiraz edilmediğini, bu bağlamda lehe doğan usuli kazanılmış haklara aykırı olarak, müvekkiller aleyhine hesaplama yapan ve daha sonra alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, kazada müteveffanın kusuru bulunmadığından davalının tüm zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olup dava dilekçesinde müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına göre talepte bulunulmuş olmakla, hükme esas alınan bilirkişi raporunda sigorta şirketlerinin kusuruna göre hesaplama yapıldığını, sonrasında kusura göre yapılan hesaplamanın garameten paylaştırıldığını, oysa davalıların müvekkillerin zararlarından poliçe limitleri dahilinde tam olarak sorumlu olduklarını, hükmedilen faiz başlangıç tarihi ve oranının hatalı olduğunu, davalı lehine hukuka aykırı olarak fazla vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Asıl davada davalı .... vekili istanaf dilekçesinde; müteveffanın dava dışı annesinin beyanının herhangi bir bağlayıcılığı bulunmadığını, dava dışı müteveffanın annesi ’ın 17.06.2019 tarihli dilekçesi ile söz konusu yargılamada kendisine ayrılan tazminatın davacılara bölüştürülmesini talep etmesinin hukuk âleminde hiçbir geçerliliği bulunmadığını, dava dışı annenin işbu davada taraf sıfatını haiz olmadığını, taraf sıfatı olmayan üçüncü kişinin yapılan yargılamada doğmamış haklarından vazgeçmesinin kabul edilemeyeceğini, mahkeme kararına esas teşkil eden bilirkişi hesap raporunda müteveffanın gelirinin fahiş derecede hatalı hesaplanmış olup söz konusu raporun hüküm kurmaya elverişsiz olduğunu, müteveffanın gelirine ilişkin ise dosyada mevcut hükme esas alınan bilirkişi raporunda maaşlı çalıştığı son iş yerinden aldığı maaşın 572,72 TL olduğu, hayvancılık faaliyetlerinden ise 570,22 TL gelir elde ettiği buna göre toplam gelirinin asgari ücretin 2,0044 katı olduğu tespit edilerek ve hesaplamaya bu gelirin esas alındığını, yargılamanın amacının davacıların gerçek zararının tespit edilmesi olup varsayımsal şekilde gelir tespiti yapılmasının davacıların sebepsiz zenginleşmesine yol açacak şekilde fahiş bir tazminata hükmedilmesine neden olduğunu, müteveffanın müterafik kusuruna ilişkin araştırma yapılmaksızın hüküm kurulmasının kabul edilemeyeceğini, müteveffanın, kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacıların desteği kaza anında hatır için taşındığından, davacılar lehine hesaplanacak tazminattan indirim yapılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile KTK'nın 96. maddesindeki hükme göre, garameten ödeme ilkesi; bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını ifade etmekte olup, burada amacın, zarar görenlerin birden fazla olması halinde, sigortacının poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağı da dikkate alınarak, zarar görenler arasında eşitliği sağlayıcı ve poliçe limitini de aşmayacak şekilde eşit paylaştırmanın sağlanması olduğunu, zarar görenler arasında eşitlik esasını dikkate alan bu ilkenin, zorunlu mali mesuliyet sigortalarında da dikkate alınması gerekmekte olup, bu yöne ilişkin istinaf sebebine de itibar edilmediği, anneye pay ayrılması konusunda ise her ne kadar dava açmamış olsalar bile anne ve babaya pay ayrılması gerekmekte ise de, somut olayda vefat eden desteğin annesine eylemli bir desteğinin bulunmadığı, annesinin de buna dair verdiği dilekçesi kapsamından anlaşıldığından bu yöne ilişkin istinaf sebeplerinin de isabetli olmadığı, hatır taşıması ve müterafik kusur konusunda ise, Kazan Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/271 talimat dosyasında, davacı ...'nin babası, müteveffanın kayınbabası 'ın tanık beyanında, “müteveffanın çocuk engelliler ve diyaliz merkezine ortak olduğunu, kazanın da bu şirket için Antalya'ya giderken olduğunu” beyan etmiş olmakla hatır taşımasının bulunmadığının anlaşıldığı, öte yandan desteğin müterafik kusurunun da kanıtlanmadığı, rapor tarihi verilerine göre Yargıtay ilgili daireleri tarafından kabul edilen PMF 1931 Yaşam Tablosunun esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekili ve asıl dava davalısı Axa Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile asıl davada davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; raporlar arasındaki çelişki giderilmeden dosyanın hukuka aykırı olarak karara çıkarıldığını, hesap edilen tazminat tutarlarının eksik ve hatalı olduğunu, müteveffanın gelirinin düşük hesap edildiğini, ayrıca asgari ücretin katı hesap edilirken 2020 yılı verilerinin baz alınması gerekirken dava düşük olacak şekilde 2019 yılı verilerinin hesaplamaya baz alınmasının hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 1931 tarihli PMF Yaşam Tablosunu kullanmış ise de hesaplamada Yargıtay içtihatları ile de kabul edilen TRH 2010 Yaşam Tablosunun kullanılması gerektiğini, desteğin gelirinden davacılara sağlayacağı destek pay oranlarının çok düşük hesap edildiğini, tüm dönemler için davacılara ayrılan destek paylarının artırılması gerektiğini, dosya kapsamında alınan 05.12.2016 tarihli tazminat hesap bilirkişi raporuna davalı .... tarafından itiraz edilmediğini, bu bağlamda lehe doğan usuli kazanılmış haklara aykırı olarak, kazada müteveffanın kusuru bulunmadığından davalının tüm zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olup dava dilekçesinde müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına göre talepte bulunulmuş olmakla, davalıların iç ilişkideki kusur durumuna göre yapılan hesaplama ve bu hesaplama esas alınarak verilen karar hukuka aykırı olup kabulünün mümkün olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda sigorta şirketlerinin kusuruna göre hesaplama yapıldığını, sonrasında kusura göre yapılan hesaplamanın garameten paylaştırıldığını, hükmedilen faiz başlangıç tarihi ve oranının hatalı olduğunu, davalı lehine hukuka aykırı olarak fazla vekalet ücretine hükmedildiğini, lehimize eksik vekalet ücretine hükmedildiğini belirtmiştir. Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde; gelir tespitinin hatalı olduğunu, gerçek zararı ödemekle yükümlü olduklarını belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; asıl ve birleşen davada davalı ... şirketleri nezdinde trafik sigortalı araçların karıştığı 06.03.2011 tarihli trafik kazası sonucu yolcu konumunda olan desteğin ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl davada davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Trafik kazası sonucu bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak iş gücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürlerinin belirlenmesi gerekmektedir. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir tespit olduğundan gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle yapılan bilimsel çalışmalar sonucu “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi ve yargı mercileri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından Dairemizce de tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasının uygun olacağına karar verilmiştir. Somut olayda; davacıların hak kazanabileceği destek tazminatının hesaplanması için alınan aktüer raporunda; PMF 1931 Yaşam Tablosu’na göre tazminat hesabı yapıldığı; bu hesaba göre karar verildiği anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle; davacılar için TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi, işleyecek devre bakımından progresif rant formülü kullanılmak suretiyle tazminatın belirlenmesi için bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeyle yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 3. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda Yargıtay İçtihatları gereği müteveffanın erkek çocuğuna (...) 18 yaşına kadar müteveffadan destek alabileceği, kız çocukları için () 22 yaşına kadar müteveffadan destek alabileceği varsayımına bağlı olarak hesaplama yapılmıştır. Ülkemiz koşulları değerlendirildiğinde ve kardeşlerden birinin üniversitede okuduğu, diğer kardeşlerinde eğitim hayatına devem etmeleri dikkate alındığında diğer kardeşlerin de üniversite okuyacakları varsayımına dayalı olarak hesaplamada 25 yaşına kadar hesaplama yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle Axa Sigorta Şirketi vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâ linde davacılara iadesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden asıl davada davalı ...Ş.'ye yükletilmesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.