Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4236 E. 2024/11651 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4236
Karar No
2024/11651
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/603 E., 2022/686 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı ... Bank vekili ve davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka tarafından davalılardan ...'nin kefaletiyle dava dışı ... Tic. A.Ş.'ne kredi kullandırıldığını, karşı tarafın açılan krediyi geri ödemediğini, bunun üzerine İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/5249 D.İş sayılı dosyası ile tamamen teminatsız olan alacakları için borca karşılık olmak üzere verilen bonodan ihtiyati haciz kararı alındığını ve kararın infazı için İstanbul 4. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibine geçildiğini, haczin infazı için Eyüp 1. İcra Müdürlüğünün ... Talimat sayılı dosyaları ile borçluların adresine gidildiğini, ancak alacaklarını karşılar miktarda mal bulunamadığını, menkul ve gayrimenkuller üzerinde ipotekler, haciz ve rehinlerin tespit edildiğini, dava konusu 601 parsel sayılı gayrimenkulün davalılardan kefil ... ve ... adına kayıtlı olduğunu, 2005 yılı içerisinde maliklerince davalılardan ... Bank A.Ş. Lehine 1. Dereceden 500.000 USD bedelli ipotek tesis edildiğini, yapılan bu tasarrufun İİK.279 maddesinde belirtilen tüm şartları taşıması nedeniyle bu ipoteğin iptale tabi olduğunu, İİK.277. ve devamı maddeleri uyarınca iptal davasını açma haklarının doğduğunu, bu nedenle davalılar ... ve ... adına kayıtlı gayrimenkul üzerine 18.03.2004 tarihi itibari ile 3.849,244 (2.903.337x1,325=USD karşılığı) nakti, alacakları için ihtiyati haciz kararı verilmesini, davalı banka lehine tescil olunan 500.000,00 USD bedelli ipoteğin iptali ile terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1- Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın hissedarları ...'ye husumet yöneltilemeyeceğini, taşınmaz maliklerinin dava konusu ipoteği, kendi kefalet borçları için tesis etmediklerini, dava dışı ... Tekstil A.Ş. lehine tesis ettiklerini, üçüncü bir şahıs lehine tesis edilen bu ipoteğin iptale tabi olmasının yasaca mümkün olmadığını, borçlu şahısların acz halini bilmeyen ve bilebilecek durumda olmayan tarafların iyi niyeti ile tesis edilen ipoteğin iptaline yönelik davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2- Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinden ...'nin dava konusu icra dosyasında borçlu sıftanının bulunmadığını, bu müvekkili hakkındaki davanın husumetten reddi gerektiğini, davacı tarafın elinde aciz belgesinin mevcut olmadığını, aciz belgesinin tasarrufun iptali davasında dava şartı olduğunu, müvekkilinin kefaleten krediden sorumlu olduğunu, kredi borçlusu şirketin borç rakamının çok üzerinde malvarlığına sahip olduğunu, tüm alacaklıların alacağının güvence altında olduğunu, davacı bankanın aciz vesikası alabilmesinin hukuken ve fiilen mümkün bulunmadığını, müvekkillerinin davacı bankaya talep edilen borcunun bulunmadığını, kötü niyetli olarak takibe koyduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI VE YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 10.10.2013 gün, 2005/107 E- 2013/484 K sayılı kararı ile " davacı tarafın davasında haksız olduğu, mevcut kredi sözleşmesinin içeriğinin ipotek verme taahhüdünü de kapsar nitelikte olduğu, dolayısıyla İİK. 279/1-1 maddesinde belirtilen şekilde, borçlunun teminat göstermeyi evvelce taahhüt etmiş olduğu hallerden birinin var olduğu, bu sebeple davacının bu davayı açma hakkının bulunmadığı takdir ve kanaatine varıldığından, davacı tarafın davasının reddine" karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 16.07.2020 gün, 2018/565 E- 2020/4828 K sayılı ilamı ile "Davacının bu davayı açmaktaki amacı alacağın tahsilini sağlamaktır. Mahkemece verilen karardan sonra dava konusu gayrımenkulün davalı banka tarafından İstanbul 10. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyadan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ihaleye çıkartıldığı, yapılan ihale neticesinde dava dışı ... tarafından 23.02.2015 tarihinde satın alındığı, ihalenin de kesinleştiği, davacı alacaklıya ihale bedelinin kalmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda davanın konusunun kalıp kalmadığını değerlendirmek üzere" kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2. İlk derece mahkemesince 23.09.2021 gün, 2020/247 E- 2021/301 K sayılı ilamı ile; davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davacı taraf için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.ne göre hesaplanıp takdir edilen 4.080,00 TL.vekalet ücretinin, davalılardan alınıp davacıya ödenmesine, karar verilmiştir. 3. Karar davalı ... Bank vekili ve davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 4. Yargıtay (4.) Hukuk Dairesinin 23.02.2022 gün, 2022/295 E- 2022/3240 K sayılı ilamı ile "Dosya içerisindeki belgelere göre davalı ..., alacağın dayanağı olan kredi genel sözleşmesinde borçlu ve/veya müteselsil kefil olarak bulunmadığından ve dava konusu tasarrufun da tarafı olmadığından davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilerek davalı ... lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalı ... aleyhine vekalet ücreti hükmedilmesinin doğru olmadığı, HMK'nun 331. maddesine göre mahkemece vekalet ücreti yönünden tarafların haklılık ve haksızlık durumlarının tespiti yapılarak sonucuna göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde haklılık ve haksızlık değerlendirmesi yapılmadan, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru olmadığı" gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 27.12.2022 gün, 2022/603 E- 2022/686 K sayılı ilamı ile; "davanın konusuz kalması sebebiyle yargılama giderleri yönünden yapılan değerlendirmede, iptali istenen ipotek tesisine yönelik tasarrufun davalı ... bankası tarafından davalı borçlu ...'nin müteselsil kefil olduğu kredi sözleşmesinin teminatı olarak verildiği, davacı bankanın kredi sözleşme tarihinini 03.06.2003, davalı ... bankasına ait kredi sözleşme tarihinin ise 30.01.2004 olduğu, borçlu adresinde haczin 21.03.2005 tarihinde, dava konusu ipoteğin ise 15.02.2005 tarihinde yapıldığı, İİK 279'da belirtili tasarrufların iptaline karar verilebilmesi için ilgili tasarrufların haciz, aciz veya iflasından 1 yıl öncesinde yapılmış olması gerekmekte olup somut olayımıza gelindiğinde 15.02.2005 tarihinde tesis edilen ipoteğin borçlunun haciz tarihi olan 21.03.2005 tarihinden önce ve bir yıllık süre içerisinde gerçekleştiği, ayrıca söz konusu ipoteğin davacı alacağının doğumundan sonra İİK 279/1 hükmünde belirtildiği üzere mevcut borcun temini için yapıldığı değerlendirilmekle iptali gerekeceği kanaatine varılarak davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdiri gerektiği, Davalı ... ye yönelik davanın HMK 114/1-d hükmü gereğince reddine, Diğer davalılara yönelik davanın konusuz kalması sebebiyle hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Davalı ... için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.ne göre hesaplanıp takdir edilen 9.200,00 TL. vekalet ücretinin, davacıdan alınıp davalıya ödenmesine, Davacı taraf için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.ne göre hesaplanıp takdir edilen 16.000,00 TL. vekalet Ücretinin, davalılar ... Bank A.Ş. ve ... den alınıp davacıya ödenmesine, " karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... Bank vekili temyiz dilekçesinde; müvekkil ile davalı borçlu arasındaki 12.02.2004 tarihli kredi sözleşmesine göre ek teminatlar verme taahhüdünü de kapsamakta olduğunu, davalılar yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, bu itirazlarının kabul edilmemesi halinde davacının ilk kararı temyiz etmediğini, davacı taraf için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.ne göre hesaplanıp takdir edilen 4.080,00 TL. vekalet ücretinin, davalılardan alınıp davacıya ödenmesine, karar verildiğinden bu kararın davacı yönünden kesinleşmiş olduğunu, beyan ederek kararın bozulması talep edilmiştir. 2.Davalı... ve ... vekili, davalı ... Bank vekili ile aynı temyiz dilekçesini ibraz ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir . 2-Dava İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir. Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278.maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir.Satılan taşınmaz üzerinde ipotek ve haciz kayıtları varsa,alıcı taşınmazı bu kayıtlarla yükümlü olarak satın almış olacağından, satışın bunların tamamı üzerinden yapıldığı kabul edilir. Bu nedenle oransızlığın belirlenmesinde tapu kaydındaki ipotek ve haciz miktarının da gözönünde tutulması gerekir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır. Mahkemece davacının bu davayı açmakta haklı olduğuna kanaat getirilerek davalılar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmiştir. İİK madde 279/1 maddesi ile "Borçlunun teminat göstermeği evvelce taahhüt etmiş olduğu haller müstesna olmak üzere borçlu tarafından mevcut bir borcu temin için yapılan rehinler; hacizden veya mal bulunmaması sebebile acizden yahut iflasın açılmasından evvelki bir sene içinde yapılmışsa batıl olacağı" hüküm altına alınmıştır. Davalı borçlu ile davalı ... Bank arasında imzalanan kredi genel sözleşmesinin 11. maddesine göre dava konusu ipoteğin alınacağının taahhüt edildiğinin, 01.01.2004 tarihinde de taahhütün imzalandığının anlaşılmış olmasına göre davacının, davalı ... Bank yönünden bu davayı açmasında haklı olmadığı, davalı ... Bank aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozma nedeni ise de bu yöndeki yanılgının giderilmesi de yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte bulunmadığından hükmün 6100 sayılı HMK nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK nun 438/7 maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir. VI. KARAR Değerlendirme ve Gerekçe bölümünün (1) nolu bendinde belirtilen sebeplerle davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, davalı ... Bank vekilinin ve davalı ... vekilinin (2) nolu bendinde yer alan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulüne, hükmün 4. bendinin tamamen çıkartılarak yerine " davalı ... Bank ve davalı ... için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanıp taktir edilen 80.568,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Bank ve ...'ye ödenmesine," şeklinde yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek halinde peşin alınan temyiz harcının davalılar ... Bank ve ...'ye iadesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'ye yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/4236, K. 2024/11651, T. 27.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-4236-e-2024-11651-k-224249c38be7