Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4151 E. 2024/1746 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4151
- Karar No
- 2024/1746
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/453 Değişik İş - 2021/424 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-18848 DAVA TARİHİ : 03.12.2020 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul/Davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/38329 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 27.09.2022 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat Kemal İldemir ile davalı ... vekili Avukat Nihan Ateşoğlu geldiler. Taraflar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 19.02.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; olay tarihi olan 18.08.2019 tarihi itibarıyla zorunlu mali sorumluluk sigortası(ZMSS) bulunmayan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalıya başvuru yapılmasına rağmen zararın giderilmediğini belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 31.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 69.363,33 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından sunulan raporun yetkili hastaneden alınmış bir rapor olmadığından başvurunun usulden reddedilmesi gerektiğini, davacının araç sürücüsünden şikayetçi olmaması nedeniyle tazminat davası açamayacağını, sigortasız araç sürücüsünün kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, davacı alkollü sürücünün aracına bilerek bindiğinden müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacı araçta hatır için taşındığından indirim yapılması gerektiğini, davacı tarafından geçerli bir başvuru yapılmadığından Komisyona başvuru tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının yolcu olduğu aracın olay tarihinde geçerli ZMSS poliçesi olmaması nedeniyle davalının zarardan sorumlu olduğu, davacının %9 oranında sürekli maluliyeti olduğunun anlaşıldığı, araç sürücüsünün meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu olduğu, davacının zararının PMF Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlendiği, davacı alkollü sürücünün aracına bilerek bindiğinden %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulüne, 55.490,66 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 03.12.2020 tarihinden itibaren ıslah tarihi olan 08.02.2021 tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacı tarafından sunulan raporu düzenleyen hastanenin Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilen hastanelerden olmadığını, bu nedenle rapor Yönetmeliğe aykırı olduğundan geçerli bir başvurudan söz edilemeyeceğini, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, kusura ilişkin inceleme yapılmaksızın karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı soruşturma aşamasında şikayetten vazgeçtiğinden tazminat talep edemeyeceğini, ceza dosyasında uzlaşma görüşmelerinin olumlu sonuçlandığını, bu nedenle başvurunun reddi gerektiğini, olayda ücretsiz bir taşıma söz konusu olduğundan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacı tarafından müvekkiline usulüne uygun başvuru yapmadığından faiz başlangıç tarihinin Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru tarihi olması gerektiğini, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan raporun davacının muayenesi yapılarak yetkili hastane tarafından olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik gözetilerek düzenlendiği, bu nedenle davalıya yapılan başvurunun geçerli olduğu, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplanması gerektiği, ancak bu hesaplama davalının aleyhine olacağından davalının bu yöne ilişkin itirazının da reddedilmesi gerektiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince kusur raporu alındığı, şikayetten vazgeçmenin tazminat talebinden de vazgeçme sonucunu doğurmadığı, ceza dosyasında uzlaşma yapılmadığı, davacının hatır için taşındığının ispat edilemediği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince Komisyona başvuru tarihinden itibaren faize hükmedildiği, davalının bu yönlere ilişkin itirazının yerinde olmadığı, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinde Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrasına göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken fazla vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu, davalının bu yöne ilişkin itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, geçerli bir ZMSS poliçesi bulunmayan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olan davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 85, 87 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi ile 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, davacı tarafından sunulan raporun hükme esas alınmasında isabetsizlik olmamasına, kazanın tek taraflı olmasına ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince kusur raporu alınmak suretiyle karar verilmesine, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40-2020/40 sayılı kararı sonrasında %1,8 teknik faizin uygulanma imkanı olmamasına, davacı tarafından şikayetten vezgeçilirken açıkça tazminat talebinden de vazgeçildiğinin beyan edilmemiş olmasına, ceza dosyasında uzlaşma sağlanmadığının anlaşılmasına, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davalı talebi doğrultusunda faize hükmedilmiş olması ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 2918 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Kaza nedeniyle yürütülen soruşturma aşamasında alınan ifadelerden davacı ile sigortasız aracın sürücünün arkadaş oldukları, kazadan önce birlikte bir mekanda alkol aldıkları ve kazanın eve gitmek için yola çıktıkları sırada sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana geldiği anlaşılmaktadır. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalının süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51 inci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 8.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 19.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.