Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4021 E. 2023/12885 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4021
Karar No
2023/12885
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/175 - 2022/600 HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... vekili ve davalı ... A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların trafik sigortacısı, maliki ve vefat eden sürücünün mirasçıları olduğu aracın, davacının yolcu olarak bulunduğu araçla karıştığı trafik kazasında davacının yaralanarak maluliyetinin oluştuğunu, genel beden ve çalışma gücünü yitirdiğini, tedavisi süresince tedavi ve yol gideri bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 25.000,00 TL sürekli iş göremezlik talebi ile geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve yol gideri talebi olarak toplam 31.248,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile sigorta şirketini maddi tazminatla sorumlu tutarak davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik talebini 173.422,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı ... A.Ş. vekili; kazaya karışan aracın müvekkili nezdinde trafik sigortasının olduğunu, sorumluluğun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusurun ve zararın tespiti ile davacıların sigortalıya göre 3. kişi olduklarının belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 28.11.2013 tarih ve 2006/299 Esas-2013/427 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 176.294,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (Sigorta Şirketi poliçe miktarı ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsiline, 80.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (sigorta şirketi hariç) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 03.03.2020 tarih ve 2018/1716 Esas- 2020/2468 Karar sayılı kararı ile davaya konu kazanın iş kazası olması nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davalı ... A.Ş. aleyhine açılan Gelibolu Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/201 Esas, 2015/91 Karar sayılı rücuen tazminat davasının sonucunun beklenmesi; sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu araştırmalar yapılmadan ve işbu dava dosyası bekletici mesele yapılmadan karar verilmesinin isabetli olmadığı belirtilerek hükmün bozulmasına, bozma sebep ve şekline göre davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, bozmaya konu rücu davasının kesinleşmesinden sonra alınan ek rapor doğrultusunda; maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 173.587,00 TL' nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (sigorta şirketi poliçe miktarı ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak tahsiline, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 80.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (sigorta şirketi hariç) müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... A.Ş. vekili ve süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; babasının vefatında yaşının küçük olması sebebiyle mirası red hakkını kullanamadığını, davalıların cevap verme hakları usulüne uygun tebligatlar yapılmadığı için kısıtlandığını, yaşamadıkları yerlerdeki adreslere yapılan tebligatların geçersiz olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda hükmün bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyetine ve kapsamına göre uyuşmazlık; davalıların sorumluluğunda bulunan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu karşı araçta yolcu olarak bulunan davacının uğradığı bedensel zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428, 432 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 46 ve 47 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 432 nci maddesi uyarınca temyiz süresi onbeş gündür. Temyiz süreleri ilamın usulen taraflardan her birine tebliği ile işlemeye başlar. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 432 nci maddesi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Mahkemece verilen karar, davalı ... A.Ş. vekiline elektronik tebligat yoluyla 03.12.2022 tarihinde tebliğ edilmiş; temyiz dilekçesi ise yasal süre geçirildikten sonra 23.12.2023 tarihinde verilmiştir. Ayrıca davalı ... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde, mahkeme kararının davacı tarafça temyiz edildiği belirtilerek katılma yoluyla temyiz ettiklerini belirtmiştir. Ancak hüküm davacı tarafça da temyiz edilmemiştir. Bu nedenle davalı ... A.Ş. vekilinin temyiz dilekçesinin süreden reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... A.Ş. vekilinin temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ... A.Ş.'ye iadesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'e yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 30.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/4021, K. 2023/12885, T. 30.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-4021-e-2023-12885-k-ffbcffec194b