Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/3929 E. 2024/5188 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3929
- Karar No
- 2024/5188
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/768 Esas-2022/960 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davacıya sigortalı iş yerinde 06.02.2006 tarihinde çıkan yangın nedeniyle dava dışı Ambalaj San. ve Tic. AŞ'nin emtialarının hasar gördüğünü, dava dışı şirketin zararlarının davacı tarafından karşılandığını, yangının çıkışı ile ilgili olarak davalının da kusurlu olduğunu açıklayıp davalının kusuruna isabet eden 189.889,75 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, davalının sözleşme gereğince üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, kusurunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III.BOZMA ÖNCESİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin 20.11.2019 tarihli kararıyla, davalının meydana gelen olayda kusurunun bulunmadığı, hizmet sözleşmesi gereğince üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiği, meydana gelen zarardan sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 01.04.2021 tarih, 2020/1058-2021/714 sayılı kararıyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2.Dairemizin 21.04.2022 tarih, 2021/17647 esas, 2022/7696 karar sayılı ilamı ile; "...Davalı Marshall şirketinin taraf olmadığı, davacının sigortalısı Eminiş şirketi aleyhine açılan, Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/254 esas 2012/234 karar sayılı dava dosyasında alınan raporda Marshall şirketinin de 2/8 oranında kusurlu olduğu belirlenmiş, anılan rapor karara esas alınarak (davacının sigortalısının bina maliki olarak zarardan sorumlu olduğu gerekçesi ile Marshall şirketine izafe edilen kusur yönünden de davacının sigortalısının sorumlu olduğu kabul edilerek) karar verilmiş, anılan kararın temyizi üzerine karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin denetiminden de geçerek kesinleşmiştir. Eldeki davada kusura ilişkin alınan ilk raporda davalının kusurunun olmadığı belirtilmiş, itiraz üzerine alınan yeni raporda, yangının gerçekleştiği deponun güvenlik kameraları görüş alanı dışında kalması nedeniyle davalının kontrol eksikliği olduğu, bu nedenle davalının %10 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş, her iki rapor arasında çelişki bulunması üzerine alınan raporda davalının kusurlu olmadığı belirtilmiştir. Her ne kadar davalı Marshal şirketi Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/254 esas 2012/234 karar sayılı dava dosyasında taraf olmadığından bu davada davalıya izafe edilen kusur durumu ve kusur raporu kesin delil teşkil etmese de Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen bu davada belirlenen kusur durumu eldeki dava dosyası açısından güçlü delil teşkil etmektedir. Bu kapsamda davalının kusurlu olmadığının kabulü dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Tüm bu açıklanan nedenlerle, Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/254 esas 2012/234 karar sayılı dava dosyasında davalıya da kusur izafe edildiğine ve yangının gerçekleştiği deponun davalının sorumluluğunda olan güvenlik kameraları görüş alanı dışında kaldığı da tespit edildiğine göre davalının meydana gelen olayda %10 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek karar verilmek üzere..." hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, 75.955,90 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davalı yararına hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, sadece güçlü delilin varlığına dayanılarak karar verilemeyeceğini, kararın gerekçesinde davalının sorumluluğuna yönelik açıklamada bulunulmadığını, Yargıtay bozma ilamına uyma kararının gerekçesinin açıklanmadığını belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; işyeri sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 nci maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesi 3. Değerlendirme 1.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozma ilamı ile kesinleşen yönlere ilişkin yeniden temyiz incelemesinin yapılamayacak olmasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2.Davacı vekilinin temyiz itirazı yönünden yapılan incelemede, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3 üncü maddesinde " Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez." düzenlemesine yer verilmiştir. Davanın reddedilen kısmı yönünden davalı yararına hükmedilen vekalet ücretinin davacı yararına hükmedilen vekalet ücretini geçecek şekilde karar verilmesi doğru değildir. Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 438 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile, hükmün 7 numaralı bendinde yer alan "... 18.090,08.-TL..." ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine "...12.152,94 TL..." ibaresinin yazılması suretiyle kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi