Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/386 E. 2023/11623 K. – Maddi Tazminat

Konu: Maddi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/386
Karar No
2023/11623
Karar Tarihi
Konu
Maddi Tazminat

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1776 E., 2022/1593 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul/ İstinaf Talebinin Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/416 E., 2021/382 K. Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ...Ş. ve ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin maliki olduğu araç ile ...'un kullandığı ve ...'in maliki, sigorta şirketinin trafik sigortacısı olduğu aracın 26.08.2019 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu hasar gördüğünü, maddi hasarın, değer kaybının ve tamir masrafının Almanya'da faaliyet gösteren bir şirket tarafından düzenlenen eksper raporu ile hesaplandığını, davalı ... şirketinden toplam 17.457,00 TL tahsilat yapıldığını, toplamda yapılan ödemenin 2.527,46104 Euro'ya denk geldiğini, ancak zararının 11.525,5432 Euro ve 550,00 TL olduğunu ileri sürerek 11.525,5432 Euro'nun temerrüt tarihinden itibaren Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın (TCMB) Euro dövizi için bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte aynen, 550,00 TL'nin ise temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 34 PU 4647 plakalı aracın Sompo Sigorta A.Ş. nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Trafik Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalının sorumluğunun sigortalısının sorumluluğu ve nihayetinde poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, arabuluculuk başvurusu sonucu ile anlaşma sağlandığını ve maddi hasar tazminatı için 11.757,51 TL, değer kaybı tazminatı için 5.700,00 TL ödeme yapıldığını, kesin hüküm nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, Trafik Sigortası Genel Şartları’nın A.6.b maddesinde de belirtildiği üzere hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminatların teminat dışında kalan hallerden olduğunu, bu sebeple kusur oranlarının ve davacının gerçek zararının tespiti gerektiğini, genel şartlar gereğince müvekkili şirketin yalnızca eşdeğer parça bedelleri ile anlaşmalı servislerde uygulanacak tedarik, onarım ve işçilik bedelleri ile sorumlu olması sebebiyle zararın tespitinde bu hususun da göz önünde bulundurulmasının gerektiğini, Trafik Sigortası Genel Şartları B.2 maddesi gereğince davalı şirketin yedek parça tedarik ve işçilik bedellerinin yüksek oluşundan ve orijinal parça kullanımından kaynaklanacak bakiye bedelden sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafın aracında meydana gelen değer kaybı miktarının tespit edilebilmesi için Trafik Sigortası Genel Şartları Ek-1’de yer alan hesaplama yönteminin esas alınmasının gerektiğini, faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olmasının gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ...'in cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 11.02.2021 tarihli raporda, davalı adına kayıtlı aracın kazada asli kusurlu olduğu ve kusur oranının %100 olduğu, parça bazında Almanya fiyatlarının Türkiye fiyatlarına oranlandığında 1,93 kat fazla parça fiyatının hesaplanmış olduğu, bu noktada Almanya'da hazırlanan raporda yeterli fiyat araştırmasının yapılmadığının görüldüğü, işçilik bazında ise Almanya fiyatlarının Türkiye fiyatlarına oranlandığında 10,14 kat fazla işçilik ücretinin hesaplanmış olduğu, bu rakamın da yine çok yüksek olduğu ve yeterli fiyat araştırmasının yapılmadığının görüldüğü, Almanya fiyatları üzerinden toplam hasar belirlemeye karar verilmesi durumunda; davacı tarafından davalıdan talep edilen 11.525,54 Euro'dan 1.466,87 Euro'nun düşülmesinin gerektiği ve bunun sonucunda davalıdan maksimum talep edilebilecek ücretin 10.058,67 Euro olması gerektiği, Türkiye fiyatları üzerinden toplam hasarın belirlenmesine karar verilmesi durumunda davalı ... şirketinin ilave parça ve işçilik ücretlerini davacıya ödemesi gerektiği, bu bedelin 11.284,00 TL olduğu, davalı tarafça davacıya bu farkın ödenmesinin gerektiği, kaza yeri Türkiye olsa bile yurtdışında kayıtlı aracın meydana gelen kaza nedeniyle tamir ettirilmeden yurtdışına götürülmesi halinde, tamir bedelinin yurtdışındaki malzeme ve işçilik fiyatları ile değerlendirileceği, yerleşik içtihatlara göre de tarafın aracını dilerse Türkiye'de dilerse yurt dışında yaptırabileceğini, bu durumda, tamir bedelinin yurtdışındaki malzeme ve işçilik fiyatları ile değerlendirileceği, işçilik ücretlerinin yurtdışında yüksek olduğunun bilindiği, dolayısıyla davacının tamir bedelinin yurtdışındaki malzeme ve işçilik fiyatları üzerinden talepte bulunabileceği anlaşılmakla 11.525,54 - 1.466,87 = 10.058,67 Euro tazminatın davalı ... şirketinin sorumluluğu poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere davalı ... yönünden 23.10.2019 tarihinden davalı ... ve ... yönünden kaza tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/A maddesi gereğince kamu bankalarının bir yıllık euro mevduatına uyguladıkları en yüksek mevduat faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, sigorta şirketinin sorumluluğunda olmayan çekici ve lastik ücretinden oluşan 550,00 TL maddi zararın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsili gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 10.058,67 Euro tazminatın davalı ... şirketinin sorumluluğu poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere davalı ... yönünden 23.10.2019 tarihinden davalı ... ve ... yönünden kaza tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/A maddesi gereğince kamu bankalarının bir yıllık euro mevduatına uyguladıkları en yüksek mevduat faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 550,00 TL maddi zararın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş. vekili ile ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde; sorumluluklarının poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, arabuluculuk görüşmeleri sırasında anlaştıklarını, kusur oranlarının hatalı belirlendiğini, yalnızca anlaşmalı servislerde uygulanacak tedarik, onarım ve işçilik bedelleri ile sorumlu olduklarını, dava tarihinden itibaren ancak yasal faize hükmedilebileceğini belirterek kararın kaldırılması gerektiğini belirtmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davacının yalnızca yurt dışından aldığı eksper raporunu dosyaya sunduğunu, zararını müvekkilinin karşılaması gerektiğine dair belge koymadığını, raporda tespit edilen zararların maddi karşılığının ödendiğine dair hiç bir bilgi ve belge sunulmadığını belirterek kararın kaldırılması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden Yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının aracının yabancı plakalı olduğu, kaza sonrası ikamet ettiği Almanya'ya dönerek aracındaki hasarı burada tespit ettirdiği, davacı tarafından sunulan hasara ilişkin ekspertiz raporu ile davacı aracındaki hasar onarım bedellerinin Almanya'daki karşılığının belgelendiği, Hukuk Genel Kurulu'nun (HGK) 2014/17-28 E.- 2015/1745 K. sayılı ve 24.06.2015 tarihli ilamında da belirtildiği üzere; geçici süreyle geldiği Türkiye'de aracı hasara uğrayan davacının, tamirin yapılacağı yeri belirleme konusunda seçim hakkının bulunduğu ve aracını Türkiye'de tamire zorlanamayacağı, yabancı ülkede tamiri seçmiş olması halinde ise o ülkedeki tamir bedellerinin tahsilini talep etme hakkının bulunduğu, davacının zararının yabancı para birimi üzerinden karşılanmasını talep edebilecek olmasına göre, yabancı para birimi üzerinden (Türk parasına uygulanan faiz oranları üzerinden karar verilemeyeceğinden ötürü) 3095 sayılı yasanın 4-a maddesi uyarınca yabancı para borcunun faizi üzerinden karar verilmesinde usule aykırılık bulunmadığı, davalı sürücünün güvenli bir sürüş mesafesi bırakmadığının kazanın oluş şekli ve dosyadaki deliller ile sabit olması nedeniyle dosya kapsamına uygun olarak kaza tespit tutanağı ile uyumlu düzenlenen uzman bilirkişi raporundaki kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında da bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davalı ...Ş vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacının aracını yurt dışında yaptırmasının kötü niyetli olduğunu, kazadan çok sonra Almanya'ya gittiğini, Türkiye'de de aracını yaptırabileceğini, ödeme dekontunu da dosyaya sunmadığını, sadece eksper raporunun dosyaya sunulduğunu, bu raporda hasarlı yerlerin yalnızca yenilenmesi gerektiğinin belirtildiğini, parça bazında Almanya fiyatları ile Türkiye fiyatları arasında 1,93 kat, işçilik fiyatları arasında ise 10,14 kat fazla olduğunu, fotoğraflardan ve yurt dışından alınan eksper raporundan yararlanılarak rapor hazırlanmasının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; 26.08.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacıya ait araçta meydana gelen maddi zararın tazmini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 51 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile olay tarihi, olayın meydana geliş şekli, davalı sürücünün %100 kusurlu olduğunun kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporu ile sabit olduğu, fazla hesaplanan parça bedeli ve işçilik ücretlerinin toplam tazminattan düşürülmüş olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'e yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/386, K. 2023/11623, T. 31.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-386-e-2023-11623-k-95fcecf741ac