Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/3437 E. 2023/10558 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3437
- Karar No
- 2023/10558
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1154-2022/1155 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : KIT/2022-2392 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2020/15160
Taraflar arasında sigorta tahkim yargılamasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı vekilinin itirazının reddine, davacı vekilinin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.10.2018 tarihinde, davalı ... nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı araç ile başvuru sahibinin sevk ve idaresindeki motosikletin karıştığı trafik kazasında başvuru sahibinin yaralanması nedeniyle belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep etmiş, ıslah ile talebini 70.451,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; tahkime başvuru şartlarının gerçekleşmediğini, davacının maluliyet durumunun tespiti için mevzuata uygun sağlık raporu alınması gerektiğini, SGK tarafından davacı tarafa yapılan bir ödeme söz konusu ise öncelikle bunun tespiti ile hesaplanacak tazminattan tenzili gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile trafik sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %75 kusurlu olduğu, davacının sunduğu rapordaki % 11,7 maluliyet oranı üzerinden aktüer bilirkişi raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı gerekçesiyle, başvurunun kabulü ile 70.451,00 TL'nin davalıdan alınarak başvuru sahibine ödenmesine, alacağa 29.07.2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, devam eden ceza davasındaki bilirkişi raporu ile çelişki bulunduğunu, yeni bir kusur raporu alınması gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir.
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; dosyaya sunulan maluliyet raporunun yetkili hastaneden alınmadığını, yine maluliyet raporunun davacının fiziki muayenesi yapılmadan düzenlendiğini ve yönetmelik hükümlerine uygun olmadığını, ıslah edilen kısım için ıslah tarihinden itibaren faize karar verilmesi gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 olarak verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 23.05.2020 tarihli 2020/İHK-10669 sayılı kararıyla; taraf vekillerinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin Esas No: 2021/4052 ve Karar No: 2021/4609 sayılı kararı ile; "Dosya içerisinde bulunan kaza tesbit tutanağında kazanın oluşunda olay yeri incelemeleri ve sürücü beyanlarından ... İba'nın KTK 53/1 b ( sola dönüş kurallarına uymamak) ile KTK 84/1 f (doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapmak ) kurallarını ihlal ettiği, motosiklet sürücüsü ...'ın kusuru olmadığının belirtildiği, Bergama 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/244 esas, 2021/44 karar sayılı dosyasında keşif sonucu alınan bilirkişi raporu uyarınca sanık ... İba'nın asli ve tam kusurlu olduğu esas alınarak hüküm kurulduğu, hakem heyetince adli trafik uzmanı bilirkişiden alınan 21.01.2020 tarihli raporda ise; otomobil sürücüsü ... İba'nın sol tarafa dönüş yaparken durması, yolu kontrol etmesi, diğer araca yol verdikten sonra geçmesi motosiklet sürücüsüne göre daha dikkatli olması gerektiği halde trafiğin akışı, trafik işaretlerine uyma, hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlama, doğrultu değiştirme, kavşaklarda geçiş hakkı araç manevraları kurallarını ihlal ettiği, %75 oranında asli kusurlu olduğu, motosiklet sürücüsü ...'ın da kavşak yaklaşımı şartlarına uygun davranmadığı, kavşağa gelirken hızını azaltması, yolu kontrol etmesi, ses ışık vb işaretlerle sürücüyü uyarması, motosikletin diğer araçlara göre manevra kabiliyetini de kullanarak manevra yapması gerekirken dikkat ve özen göstermemesi nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği ve hakem heyetince bu raporun hükme esas alındığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporları arasındaki kusur durumuna ilişkin çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru değildir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, Adli Tıp Kurumu, İTÜ Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kurulundan, kusur dağılımına ilişkin, önceki kusur raporları ve tüm dosyadaki delillerin değerlendirildiği, gerekçeli denetime elverişli ve çelişkileri giderici kusur raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir. " gerekçesi ile karar bozulmuştur.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporuna göre davalı ... şirketine sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun tespit edildiği, başvuranın %11,7 özürlülük oranı dikkate alınarak Yargıtay uygulamaları ışığında TRH 2010 Mortalite Tablosuna göre muhtemel bakiye ömrün belirlenmesi ve %1,8 teknik faiz uygulanmadan tazminatın hesaplandığı 27.11.2022 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile 20.02.2020 tarih ve K-2020/15160 sayılı karara vaki davalı vekilinin itirazlarının reddine, başvuran vekilinin itirazının kabulüne, kararın kaldırılmasına, başvuru sahibinin talebinin kabulü ile 334.133,86 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 29.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... tarafından başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan ve davacı tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olmadığını, raporun alındığı kurumun Sağlık Bakanlığının yetili kıldığı kurumlardan olmadığını, kaza tarihinde geçerli olan Genel Şartlara göre %1,8 teknik faizin aksi kanaatte olunursa 04.12.2021 tarihinde yayınlanan Genel Şartlar kapsamında %1,65 teknik faizin uygulanması gerektiğini, ıslah dilekçesinin tebliğ edilmediğini, vekalet ücretinin tam vekalet ücretinin 1/5'i olması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır.
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İtiraz Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının 6.3. bendinde yer alan "49.778,74 TL" ibaresi çıkartılarak yerine "9.955,74 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine
11.10.2023 tarihinde Başkan Vekili ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Dosya kapsamında; davacı tarafın ıslahla birlikte 70.451,00 TL tazminat talep ettiği ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın kabulüne, davacı lehine nisbi tam vekalet ücretine karar verildiği, işbu karara taraf vekillerinin itirazlarının İtiraz Hakem Heyeti tarafından reddedildiği, davacı vekilinin temyizi üzerine kararın bozulduğu, bozmadan sonraki yargılama kapsamında 334.133,86 TL tazminata ve davacı yararına nisbi tam vekalet ücretine karar verildiği, sayın çoğunluk tarafından davalı vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulüyle kararın vekalet ücreti yönünden davalı lehine düzeltilerek onanmasına karar verildiği görülmektedir. Bozmadan önceki yargılama sonunda da davacı için tam vekalet ücretine karar verilmesine rağmen bu kararın davalı tarafça temyize konu edilmemesi nedeniyle, davacı yararına nisbi tam vekalet ücretine karar verilmesi bakımından usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetildiğinde, bozmadan sonraki yargılama sonunda davacı lehine verilen nisbi tam vekalet ücretinin 1/5 oranına düşürülmesine ilişkin varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davacı lehine nisbi tam vekalet ücretine hükmedilmesi bakımından oluşan usuli kazanılmış hakkın korunması gerektiğinden, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle İtiraz Hakem Heyeti kararının onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanması yönündeki kararına katılmıyorum.