Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/3392 E. 2023/7480 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3392
Karar No
2023/7480
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/228 D.İş - 2022/172 SAYISI : KIT/2022-53 HÜKÜM/KARAR : Kabul/İtirazın Kısmen Kabulü, ... Kararının Vekalet Ücretine İlişkin Bendinin Düzeltilmesi SAYISI : K-2018/31014

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulüne, ... kararının kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece ... kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; itirazın kısmen kabulüne, ... kararının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesi karar verilmiştir.

... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigortası (...) ile sigortalı olan araç ile müvekkili tarafından sevk ve idare edilen aracın 24.09.2016 tarihinde çarpışması sonucu müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 40.100,00 TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri ve 900,00 TL adli tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 41.000,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesiyle dava değerini 241.377,98 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı davaya cevap vermemiştir.

III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; başvurunun kabulüne 241.377,98 TL tazminatın 26.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 26.07.2018 tarihli ve 2018/İHK-6120 Karar sayılı kararıyla; Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan maluliyet raporunda davacının %19 oranında sürekli maluliyeti olduğu tespit edilmiş ise de dayanak yönetmeliğin olay tarihi itibariyle yürürlükte olmadığı, olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre davacının %8 oranında sürekli maluliyeti olduğunun tespit edildiği, bu rapor esas alınarak davacının zararının belirlenmesi için bilirkişi atanmasına karar verilmiş ise de verilen kesin süre içerisinde davalı tarafından bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, bu nedenle sürekli iş göremezlik tazminatına yönelik itirazın reddine karar verilmesi gerektiği, davalının geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi giderinden sorumlu olmadığı, davalının bu yönlere ilişkin itirazının kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, ... kararının kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulü ile 222.135,53 TL tazminatın 26.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairenin 27.09.2021 tarihli 2021/4389 Esas ve 2021/5516 Karar sayılı kararı ile; "...Somut olayda, ... tarafından geçici iş göremezlik tazminatından ve bakıcı giderinden Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğu kabul edilmiş ise de, yukarı da açıklandığı üzere geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri talepleri yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam ettiğinden davacının talep ettiği geçici iş göremezlik dönemi ve bakıcı gideri yönünden davalının itirazın reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; Somut olayda, dava konusu trafik kazası sonucu davacının yaralanması nedeniyle oluşan maluliyetinin tespitine yönelik davacı tarafından Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Anabilim Dalı Başkanlığından alınan raporda, davacının %19,2 oranında sürekli malul olduğu, iyileşme süresinin 9 ay ve bakıcıya ihtiyaç duyduğu sürenin ise 4 ay olarak belirlendiği, ... Uyuşmazlık Hakem Heyetince bu maluliyet raporu esas alınarak yapılan hesaba itibar edilerek başvurunun kabulüne karar verildiği, davalının maluliyet raporuna itiraz etmesi üzerine olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak yeniden maluliyet raporu alındığı, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen bu raporda ise davacının %8 oranında sürekli malul olduğu, iyileşme süresinin 9 ay ve bakıcıya ihtiyaç duyduğu sürenin ise 4 ay olarak belirlendiği, bunun üzerine ... İtiraz Hakem Heyetince yeni maluliyet raporu uyarınca hesaplamaya ilişkin rapor alınması için gerekli bilirkişi ücretini yatırması için davalı vekiline kesin süre verildiği, davalı vekilince belirlenen ücretin yatırılmaması üzerine de ... Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan rapora itibar edilerek 222.135,53 TL sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda; ... İtiraz Hakem Heyetince alınan maluliyet raporunda davacının %8 oranında sürekli iş göremez olduğu belirlendiğine göre İtiraz Hakem Heyetince daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden, davalı lehine oluşmuş usuli kazanılmış haklar da gözetilerek ek rapor alınmak suretiyle davacının sürekli iş göremezlik zararının belirlenmesi ve buna göre sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. ... İtiraz hakem Heyetince davacı yararına 19.278,13 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir. 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu 30/17 md. ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 13. fıkrasına "(13) (Ek:RG-19.01.2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." hükmü eklenmiştir. İtiraz Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13. maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle ... kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamı gereğince daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor talep edildiği, ancak bilirkişinin ... nezdinde bilirkişiliği bırakması nedeniyle rapor düzenleyemeyeceğini beyan ettiği, bu nedenle heyetçe alınan ara karar ile yeni bir bilirkişi atanmasına karar verilmiş ise de davalı vekili tarafından kesin süre içerisinde bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, bu nedenle sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin itirazın reddine karar verilmesi gerektiği, Yargıtay bozma ilamı gereğince geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden davalının sorumlu olduğu, bu yöne ilişkin itirazın da reddinin gerektiği, ancak davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinde, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin onüçüncü fıkrasının uygulanması gerekirken davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetli olmadığı, davalının bu yöne ilişkin itirazının kabulünün gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, ... kararının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ... tarafından bozma kararına aykırı karar verildiğini, bozma ilamı gereğince usuli kazanılmış hakların gözetilmesi gerektiğini, Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının muhtemel yaşam süresi boyunca elde edeceği gelirin 1.156.955,88 TL olarak belirlendiğini, buna göre %8 maluliyete karşılık gelecek tazminatın İtiraz Hakem Heyetince hesaplanabileceğini, bu nedenle ek rapor alınamadığı için itirazların reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi ücreti yatırılması için müvekkiline süre verilmesinin hatalı olduğunu, ücretin davacıdan talep edilmesi gerektiğini, Tebligat Kanunu gereğince vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunlu iken bilirkişi ücretinin yatırılmasına ilişkin ara kararın davalı asıla tebliğ edildiğini, geçici iş göremezlik tazminatının ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu, SGK tarafından davacıya bağlanmış aylık veya gelir bulunması halinde peşin sermaye değerinin tazminattan indirilmesi gerektiğini ileri sürerek ... kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafından ... poliçesi ile teminat altına alınan araçla davacının sevk ve idaresindeki aracın karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme 1. Bir davada mahkemenin veya tarafların yapmış oldukları bir usul işlemi nedeniyle taraflardan biri lehine, dolayısıyla diğeri aleyhine doğan ve gözetilmesi zorunlu olan hakka, usuli kazanılmış hak denilir. Bu nedenle, mahkeme kararının, Yargıtay ilgili hukuk dairesi tarafından bozulmasından ve yerel mahkemece bozmaya uyulmasından sonra, mahkemece, hükmün Yargıtay bozma kararı dışında kalarak kesinleşmiş olan kısımları hakkında yeni bir karar verilemez.

Her ne kadar İtiraz Hakem Heyetince bozma ilamına uyulduğu belirtilmiş ise de, bozma ilamına aykırı davranılmıştır. Şöyle ki; İtiraz Hakem Heyetince verilen ilk kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin yukarıda anılan bozma ilamı ile davacının belirlenen %8 oranındaki maluliyetine göre daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle ek rapor alınması ve buna göre sonuca gidilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozma ilamına uygun şekilde daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor talep edilmiş ancak bilirkişi hakem olarak göreve başladığından ek rapor düzenlenemeyeceğini bildirmiştir. Bunun üzerine Heyetçe yeni bir bilirkişi atanmasına karar verilmiş ve davalı tarafından bilirkişi ücretinin yatırılmasına dair ara karar verilmiştir. Ancak davalı tarafından bilirkişi ücretinin yatırılmaması üzerine davalı vekilinin sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin itirazının reddine karar verilmiştir. Dolayısıyla bozma ilamına uygun şekilde davacının zararını belirleyen bilirkişi raporu alınmadığından bozmanın gereği yerine getirilmemiştir.

Ayrıca davalı vekili, dava vekil ile takip edilmesine rağmen bilirkişi ücreti yatırılmasına ilişkin ara kararın davalı asıla tebliğ edildiğini iddia etmiştir. Ancak dosya arasında bilirkişi ücreti yatırılmasına dair ara kararın tebliğine ilişkin belge bulunmadığından Dairenin 17.10.2022 tarihli 2022/10625 Esas ve 2022/12388 Karar sayılı ilamı ile ara kararın tebliğine ilişkin belgelerin dosya arasına alınması yönünde geri çevirme kararı verilmiştir. Geri çevirme üzerine ... tarafından verilen cevapta ara kararların hakemler tarafından elektronik posta yolu ile taraflara bildirildiği, bu nedenle de tebliğ belgesi bulunmadığı bildirilmiştir.

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11 inci maddesi gereğince vekil vasıtası ile takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Davalı vekili bilirkişi ücreti yatırılmasına ilişkin ara kararın davalı asıla tebliğ edildiğini iddia etmekte olup yukarıda açıklandığı üzere dosya kapsamından ara kararın vekile usulüne uygun tebliğ edildiğine ilişkin bilgi ve belge bulunmamaktadır. Bu hali ile davalı vekiline usulüne uygun şekilde kesin süre verilmediği görülmektedir.

Şu durumda; İtiraz Hakem Heyetince yeni bilirkişi atanmasına ilişkin ara kararın davalı vekiline usulüne uygun şekilde tebliğinin sağlanarak Dairenin yukarıda anılan bozma ilamının gereğinin yerine getirilmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.

VIl. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın ...'ne iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,

05.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/3392, K. 2023/7480, T. 05.06.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-3392-e-2023-7480-k-a7b6c79e0288