Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/3108 E. 2023/5997 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3108
Karar No
2023/5997
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/722 Değişik İş- 2022/821 Karar SAYISI : KIT-2022/1189 HÜKÜM/KARAR : Davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü/ Başvurunun kısmen kabulü SAYISI : K-2019/19805 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiş, temyiz incelemesi sonucunda Dairece ... kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile ... kararının kaldırılmasına ve başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olan araç sürücüsünün yapmış olduğu tek taraflı trafik kazasında araçta yolcu olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 1.000,00 TL geçici iş göremezlik ve 1.000,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle taleplerini 88.062,74 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dosyaya sunulan maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olmadığını, hesaplanan tazminattan hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, sigortalı aracın özel araç olması nedeniyle şirketin yasal faizden sorumlu olması gerektiğini ve başvuran lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davacı vekili tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri esas alınarak hazırlandığı ve davacının % 15 oranında maluliyete uğradığının tespit edildiği, davalı sigortalı araç sürücüsünün kazada % 100 oranında kusurlu olduğu ve aktüer bilirkişi raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile davacı zararının belirlendiği'' gerekçesiyle başvurunun kabulü 88.062,74 TL maddi tazminatının 02.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvuran vekilinin tahkime başvurması için özel yetkisinin bulunmadığını, Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığını, başvuranın geliri bulunmadığından geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceğini, AGİ ilave edilmeksizin hesaplama yapılması gerektiğini ve davacı vekili lehine hükmedilen vekâlet ücretinin asliye hukuk mahkemeleri için hesaplanacak vekâlet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini ileri sürerek ... kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetince; ".. başvuran vekilinin tahkime başvurması için özel yetkisinin bulunmadığı ileri sürülmekte ise de; vekâletnamesinde bu konuda genel yetkisinin bulunduğu, dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri esas alınarak hazırlandığı, başvuranın belirlenen geçici iş göremezlik süresinde tam malul olduğu, asgari ücret esas alınarak bu süredeki zararının hesaplandığı ve hesap edilen zararın, başvuranın elde edemediği geliri değil, kaybettiği gücün parasal ifadesi olduğu, bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki itirazının yerinde olmadığı, zararın hesaplanmasında esas alınan asgari ücretin çalışmanın karşılığı olarak değil ekonomik değer ifade eden yaşamsal faaliyetin sürdürülmesinin karşılığı olan ekonomik değer olduğu, bu nedenle aktüer bilirkişi raporunda asgari geçim indirimi dâhil hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve ... Kararında başvuran vekili lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu'' gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 20.01.2022 tarih, 2021/8472 esas ve 2022/920 karar sayılı ilamı ile; ''...2-) Davacı ev hanımı olup, Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda; kazadaki yaralanması nedeniyle iyileşme süresi 300 gün olarak saptanmış; hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda ise, 300 günlük süre için 8.579,26 TL geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanmış ve Hakem Heyeti'nce bu bedel de hüküm altına alınmıştır. Davacı kaza tarihinde ev hanımı olup, kazanç getiren herhangi bir işte çalışmadığından (bu konuda davacı tarafın bir iddiası ile sunduğu somut neden ve delil bulunmadığından) ve bu yönden mahrum kalınan bir kazançtan bahsedilemeyeceğine göre davacı için geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmemesi gerekirken eksik incelemeyle, yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 3-) Davacı ...'ın dosya kapsamından ev hanımı olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, hükme esas alınan aktüer raporda davacının ev hanımı olduğu ve asgari ücret düzeyinde gelir elde edeceği kabul edilerek hesaplama yapılması yerindedir. Ancak anılan raporda aktif dönemde ücretin netleştirilmesi sırasında asgari geçim indiriminin dikkate alınması hatalı olmuştur. Davacı ...'ın zararının hesaplanması sırasında esas alınan asgari ücret, bir çalışmanın karşılığı değil ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığıdır. Hal böyle olunca da ücretle fiilen çalışanlara uygulanmak için getirilen asgari geçim indiriminin, ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı ev hanımı olan davacının maluliyet zararının hesaplanması sırasında dikkate alınamayacağı açıktır. O halde ...’nce, daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden, yukarıda ifade olunan hesaplamaya göre AGİ dâhil edilmemiş net asgari ücret üzerinden aktif dönem için (pasif dönem AGİ'siz hesaplandığından) hesaplama yapılması konusunda ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, hatalı hesaplamaları içeren bilirkişi raporuna göre, yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 4-) ... Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurusu kabul edilen ve kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına 9.795,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. Davalı vekili tarafından davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti de itiraza konu edilmiş, ... İtiraz Hakem Heyetince davalının vekalet ücretine ilişkin itirazının reddine karar verilmiştir. Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 17. fıkrası ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 13. fıkrası uyarınca "tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir. " şeklinde düzenleme getirilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 17/2. maddesinde ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir” düzenlemesi yapılmıştır. Açıklanan nedenlerle; Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı yararına hükmedilecek vekalet ücreti için yukarıda adı geçen Yönetmelik'in 16. maddesinin 13. fıkrasının uygulanması gerektiği gözetilerek AAÜT'nin 13. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesi ve İtiraz Hakem Heyetince davalı ... vekilinin bu yöne ilişkin itiraz başvurusunun reddi doğru görülmemiştir.'' gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan inceleme sonucunda alınan bilirkişi raporunda PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak kök rapor tarihi itibarıyla davacı için sürekli iş göremezlik tazminatının 72.361,68 TL, geçici bakıcı giderine ilişkin tazminatın 5.335,15 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile ... kararının kaldırılmasına ve başvurunun kısmen kabulü ile 72.361.68 TL sürekli iş göremezlik ve 8.579,26 TL geçici iş göremezlik ve 5.335,15 TL bakıcı gideri toplamı 86.276,09 TL maddi tazminatına 02.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 1.786,65 TL tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı şirket tarafından alınan tıbbi mütalaa raporu ile başvuran tarafından sunulan maluliyet raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ile kaza nedeniyle tamamen malul olunan dönemde, çalışılamaması nedeniyle elde edilen gelirin kaybedilmesi yahut azalmasından kaynaklı zararın tazmininin amaçlandığını, başvuru sahibinin ev hanımı olup geçici iş göremezliğe ilişkin taleplerin kabulünün açıklanan nedenlerle hukuka aykırı olduğunu, başvuran tarafın yolcu olduğu araçta istiap haddini aşarak seyahat etmesi nedeniyle müterafik kusurunun bulunduğunu ve bu nedenle indirim uygulanması gerektiğini, davalının geçici bakıcı giderinden sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istenmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, özellikle bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen bozma ilamının 2 nolu bendinde, davacının kaza tarihinde ev hanımı olup, kazanç getiren herhangi bir işte çalışmadığından (bu konuda davacı tarafın bir iddiası ile sunduğu somut neden ve delil bulunmadığından) ve bu yönden mahrum kalınan bir kazançtan bahsedilemeyeceğinden davacı için geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmemesi gerekirken eksik incelemeyle, yazılı şekilde karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle bozma kararı verildiği ve mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde 8.579,26 TL geçici iş göremezlik tazminatına hükmedildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda; İtiraz Hakem Heyetince, her ne kadar bozma ilamına uyulmuş ise de bozma ilamının gereği kısmen yerine getirilmemiştir. Davacının 8.579,26 TL geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamış, bu nedenle usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerekmiştir. VII. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,04.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/3108, K. 2023/5997, T. 04.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-3108-e-2023-5997-k-cc95ec4821d7