Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/3097 E. 2024/2913 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3097
- Karar No
- 2024/2913
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1637 E., 2022/2335 K. HÜKÜM/KARAR : İstinaf İsteminin Kabulü ile Hükmün Kaldırılarak Yeniden Esas Hakkında Hüküm Kurulmak Suretiyle Davanın Kabulü
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 19.03.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davalı ... vekili Avukat geldi. Davacı vekili Avukat geldi. Davacı ve davalı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 19.03.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı bankaya kredi borçlusu olan dava dışı Kalıp İskele Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti ve kefaleten borçlu şirket ortakları davalılar ... ve ...'in kredi borcunu ödememesi üzerine davalılar aleyhine Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2016/21864 sayılı icra takip dosyası ile 10.11.2016 tarihinde takibe geçildiğini, takibin kesinleştiğini ve haczi kabil mal bulunamadığını, davalı ...'in ve ...'in maliki olduğu bir adet taşınmaz ile 2 adet aracın devredilmiş olduğunu, devirlerin mal kaçırmaya yönelik muvazaalı olarak yapıldığını belirterek taşınmaz devrine ilişkin tasarrufun iptali ile araçlar 4. kişilere devredilmiş olduğundan devralan davalılardan nakden tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; yetki, görev, derdestlik, husumet, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazlarında bulunulduğunu, davacı iddiasının aksine şirkette üretim faaliyetleri devam ederken aracın satıldığını, tahsil edilen bedel ile işçi maaşları, işyeri vergileri, banka kredileri ve çek bedellerinin ödendiğini, satış işleminin gerçek satış olduğunu, rayiç bedel üzerinden yapıldığını, davalı ... ile aralarında herhangi bir kan bağı olmadığını, aracın veya taşınmazın devralınması sırasında davalı ...'in borca batık biri olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... cevap dilekçesinde; davaya konu aracın satışının yapıldığı dönemde şirkette üretimin devam ettiğini, bazı tahsilatların yapılamaması nedeniyle aracın satıldığını, tahsil edilen bedel ile işçi maaşları, işyeri vergileri, banka kredileri ve çek bedellerinin ödendiğini, taşınmaza ait kira gelirlerinin kendisine ödendiğinin doğru olmadığını, kiracıyı tanımadığını, kira geliri bulunmadığını, kendisinin hala maaşlı çalıştığını, kendisi hakkında alınmış aciz belgesi olmadığını, davaya konu taşınmazın ve aracın satış bedellerinin banka hesabına yatırılmış olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... cevap dilekçesinde; satış işleminin gerçek olduğunu, bedelin tahsil edilmiş olduğunu, rayiç bedel üzerinden yapıldığını, davalı ... ile aralarında herhangi bir kan bağı olmadığını, satan kişinin çalışarak maaş aldığının öğrenildiğini, davalının kredi sözleşmesinin olduğunu bilmediğini, aracın rayiç değerinin satıcının banka hesabına ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... cevap dilekçesinde; davaya konu taşınmazın kiralarının ...'e ödendiğinin gerçek olmadığını, davaya konu taşınmazda kendisinin kiracısı olan 'un yaşlı anne ve babasının oturduğunu, tutanakta imzalarının olmadığını, yaşları gereği kiralardan bi haber olmaları nedeniyle evet diyebileceklerini, kira bedellerinin tarafından kendisine ait banka hesabına ödendiğini, taşınmaz devrinin borcun doğumundan çok önce yapılmış olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tasarrufa konu olan ... ve ...'a devri yapılan araçlar yönünden gerçek değerler üzerinden satış yapılması, ödeme evrakları ile bu hususun desteklendiği, bu satışlardan sonra davalı borçlularca bu satıştan elde edilen gelirlerle firmalarına ait borçların ödendiği gerekçesiyle araçlar yönünden davanın reddine, ancak davalı ...'na devredilen taşınmaz yönünden ise devirdeki değer farklılığı, taşınmazda davalı borçlunun kiracıdan alınan haciz sırasında beyanına göre, kira ücretinin davalı borçlu ödendiğinin belirtildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile; Ankara ili Yenimahalle ilçesi lu bağımsız bölümde davalı ...'na yapılan 11.06.2016 tarihli davacı bankaya Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün sayılı icra dosyasındaki alacağını karşılayacak şekilde taşınmaz üzerinde cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkeme gerekçesi ile bilirkişi raporu ve dosya kapsamının çelişkili olduğunu, davalılar ... ve ... yönünden tasarruflardan elde edilen bedelin firmanın borçları için kullanıldığına dair gerekçenin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dosya kapsamına uygun düşmediğini, dava konusu araçların değerleri bilirkişi raporu ile belirlenmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davalıların sunduğu banka dekontlarının tasarruflarla uyuşmadığını, Mahkemenin bilirkişi raporuna yapılan itirazları dikkate almadan karar verdiğini, 05.02.2016 ve 11.02.2016 tarihli tasarruf işlemlerine karşı 10.11.2016 tarihinde icra takibi başlatıldığını, tasarruf işlemlerinin batıl kabul edilmesi gerektiğini, davalıların devraldıkları araçları kısa sürede elden çıkarmalarının tasarrufun kanıtı olduğunu, tasarrufun gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıllık süre içinde borçlular hakkında icra takibine geçilmesi şartının yerine getirildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... istinaf dilekçesinde; dava konusu taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını ve dava dışı’a kiraya verdiğini, taşınmazın satışının borcun doğumundan çok önce yapıldığını, davalı ... ile kan bağı bulunmadığını, akraba olmalarının da satışa ilişkin tasarrufun iptali için yeterli olmadığını, taşınmazı iyi niyetle iktisap ettiğini, davalı ...’in ortağı olduğu şirketin tasarruf tarihinde faal olduğunu ve işler halde bulunduğunu, taşınmazı rayiç değerin altında satın aldığı iddiasının asılsız bulunduğunu, taşınmaz bedelini Halkbank AŞ’den EFT yapmak suretiyle davalı ...’e ödediğini, davacının aciz belgesi ve kesinleşmiş bir icra takibi bulunmadan dava açmasının hukuka aykırı olduğunu, davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, Mahkemece alınan bilirkişi raporuna itiraz hakkı tanınmadan karar verildiğini, kararın gerekçesiz olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçluların borcun doğumundan sonra maliki olduğu taşınmaz ile araçları akrabaları olan diğer davalılara satış suretiyle temliki işleminde davalılar ..., ... ve ...’nun İİK’nun 280/1 inci maddesi anlamında borçluların mali durumunu bilen ve bilmesi gereken kişilerden oldukları, resmi akitte ve noter satış sözleşmesinde gösterilen satış bedellerinin banka kanalı ile ödenmiş olmasının sonuca etkili olmayacağı dikkate alınarak dava konusu edilen taşınmaz ve araç satışlarına ilişkin tasarrufların iptali isteği bakımından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere araç satışları bakımından davanın reddine karar verilmiş olmasının doğru olmadığı, ayrıca tasarrufa konu taşınmaz ile araçların değeri daha düşük olmakla bu değerler esas alınarak harç ve vekâlet ücretinin hüküm altına alınması yerine fazla harç ve vekâlet ücretine karar verilmiş olmasının da isabetsiz olduğu gerekçesiyle davacı ile davalı ...’nun istinaf başvurusunun kabulüne, Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 25.03.2021 tarih, 2019/132 Esas, 2021/378 Karar sayılı kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın kabulüne, dava konusu Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, bulunan 46213 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki bağımsız bölümün davalı ... tarafından davalı ...’na, satışına ilişkin 11.02.2016 tarih 5932 yevmiyeli tasarrufun iptali ile Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2016/21864 sayılı takip dosyasındaki alacak ve fer'ileriyle sınırlı olmak üzere davacıya cebri icra yetkisi tanınmasına, dava konusu plaka sayılı 2014 model kamyonetin borçlu davalı ...’den 05.02.2016 tarih 03720 yevmiyeli satış sözleşmesi ile davalı ...’a devrine ilişkin tasarrufun iptaline, taşınmazın üçüncü kişi konumundaki davalı ... tarafından 18.02.2016 tarihinde dava dışı kişiye temlik edilmiş olması nedeniyle bedele ilişkin istek gözetilerek satış tarihi gerçek değer olan 88.730,00 TL nakdi tazminatın davacının Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2016/21864 Esas sayılı icra dosyasındaki alacak ve fer’ileri ile sınırlı olmak üzere davalı ...’dan tahsilde tekerrür olmamak ve icra takibindeki değerle sınırlı olmak kaydıyla tahsiline, dava konusu plaka sayılı marka 1977 model aracın borçlu davalı ...’den 11.02.2016 tarihinde davalı ...’a satışına ilişkin tasarrufun iptaline, taşınmazın üçüncü kişi konumundaki davalı ... tarafından 17.03.2016 tarih 07370 yevmiyeli işlemle dava dışı ’a temlik edilmiş olması nedeniyle bedele ilişkin istek gözetilerek satış tarihi gerçek değer olan 14.000,00 TL nakdi tazminatın davacının Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2016/21864 Esas sayılı icra dosyasındaki alacak ve fer’ileri ile sınırlı olmak üzere davalı ...’dan tahsilde tekerrür olmamak ve icra takibindeki değerle sınırlı olmak kaydıyla tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu taşınmazı devralan davalı 3.kişi ...'nun eşi ile, davalı borçlu ...'in eşi kardeş, taşınmazı devraldığı ... ise ...'in oğlu olup, buna göre davalı 3.kişi ...'nun davalı borçlu ...'in mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilebilecek kişilerden olduğunun anlaşılmasına ve aksinin de ispatlanamamasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'na yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcın bundan mahsubuna,
17.100,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'ndan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.