Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/3052 E. 2023/8352 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3052
Karar No
2023/8352
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2012/403 E., 2014/671 K. BİRLEŞEN NAZİLLİ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NİN 2005/135 ESAS 2005/250 KARAR SAYILI DOSYASINDA; HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davalarda taraflar vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın kırmızı ışıkta geçerek davacıya ait araca çarpması nedeniyle aracın ağır hasar gördüğünü, davalıya ait aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası tarafından 4.000,00 TL ödeme yapıldığını belirterek 9.974,17 TL tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, birleşen dava yönünden ise açılan davayı kabul etmediklerini ve reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Birleşen davada davacılar vekili; kaza nedeniyle oluşan araç hasarı ile değer kaybı ile değer kaybı, tedavi gideri ile iş göremezlik zararı ve manevi zarar nedeniyle 13.175,00 TL maddi ve 1.000,000 TL manevi tazminatın faiziyle tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kusur oranını ve tazminat miktarını kabul etmediklerini davanın reddini savunmuş, birleşen davada ise davacı vekili davacı ...’e ait araçta meydana gelen 11.175,00 TL hasar bedeli ve davacı ...’ın yaralanması nedeniyle 2.000,00 TL. maddi 1.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.02.2010 tarihli ve 2004/617 Esas, 2010/61 Karar sayılı kararıyla; toplanan deliller ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; asıl dava yönünden kazanın meydana gelmesinde davalıların kusuru bulunmadığından asıl davanın reddine, birleştirilen dosya yönünden 7.531,20 TL hasar bedelinin davalıdan tahsili ile davacı ...’e verilmesine, 200,00 TL kazanç kaybı, 200,00 TL tedavi gideri, 600,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin 24.02.2010 tarihli ve 2004/617 Esas, 2010/61 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 15.05.2010 tarih ve 2012/193 Esas, 2012/6164 Karar sayılı ilamında; "Mahkemece ilgili kurumdan olay yerine ait sinyalizasyon durumunu gösteren belgeler getirilerek, Karayolları fen heyeti veya İTÜ karayolları kürsüsünden seçilecek bilirkişi heyetinden, kaza tespit tutanağı, tarafların hazırlık soruşturması sırasında alınan ifadeleri, kavşağın durumu, araçların hızları, çarpışma noktaları ve araçların hasarlı bölümleri de gözetilerek, tanık beyanı da denetlenerek tarafların kusur oranlarının belirlenmesi için ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; bozma ilamı doğrultusunda İTÜ bilirkişilerinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor aldırılmasına karar verilmiş, alınan raporda her iki araç sürücüsünün de %50 kusurlu olduğu yönünde rapor tanzim edilmiş, bu rapor hükme esas alınarak asıl davada davalıların sorumlu olduğu miktarın 4.987,00 TL olduğu, birleşen davada davalının sorumluluğunun 3.965,00 TL olduğu, asıl ve birleşen davalarda maddi tazminatların birbirinden mahsup edilmesi sonucu aradaki fark olan 1.022,00 TL yönünden asıl davanın kabulüne, birleşen dava yönünden ise yaralanan davacı ... yönünden 600,00 TL manevi tazminatın kabulü ile tazminatlara olay tarihi olan 22.07.2004 tarihinden yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... vekili ile asıl davada davalı-birleşen davada davacılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı-karşı davacı ... Demirbağ kavşakta beklemesi gerekirken ana yola aniden girmesi sonucu maddi hasarlı ve yaralamalı kazaya sebebiyet verdiğini, kazaya sebebiyet veren ve kusuru bulunan aracın karşı araç olduğunu, müvekkilinin uyması gereken tüm kurallara uyduğunu, kusur oranını kabul etmediklerini, davalı-karşı davacılar tarafından gerçek dışı beyanlarla hasar tespiti yaptırıldığını, mahkemece hüküm kurulurken asıl dava ve karşı davadaki talepler yönünden tarafların talebi olmadığı halde takas-mahsup uygulandığını, bu nedenle asıl davada tam kabul kararı vermek yerine kısmi kabul kararı verilerek aleyhe karşı vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir Asıl davada davalı-birleşen davada davacılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; olayın gerçekleştiği alanda herhangi bir kamera olmadığını, sadece görgü tanıklarının bulunduğunu, tanık beyanlarına göre kusur oranının belirlenmesi gerektiğini, davacı tarafın beyanında kusurun kendisinde olduğuna dair beyanının bulunduğunu, dinlenen tanık beyanları ve olayın oluş şekli dikkate alındığında müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusuru olmadığını, bu nedenle müvekkiline %50 kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ...'e ait diğer davalı ...'ın sürücüsü olduğu araç ile davacı ...'nın sürücüsü ve işleteni olduğu aracın karıştığı 22.07.2004 tarihli trafik kazası sonucu asıl davada davacı ...'ya ait araçta meydana gelen hasar bedeli ile birleşen davada davacı sürücü ...'ın uğradığı zarar nedeniyle maddi manevi tazminat ile diğer davacı ...'e ait aracın değer kaybı ve hasar bedeli talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 427 vd maddeleri, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 44 ve 118 inci maddeleri. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 118 inci maddesi (6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 139 uncu maddesi) gereğince; iki kişi karşılıklı olarak bir miktar para veya yekdiğerine mümasil başka malları özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise, her biri alacağını borcuyla takas edebilir. Alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir. Yine aynı Kanun'un 122 nci maddesi (6098 Sayılı Kanunu'nun 143 üncü maddesi) hükmüne göre takas, ancak borçlunun takas iradesini alacaklıya bildirmesi ile gerçekleşir. Bu durumda her iki borç takas edilebilecekleri anda daha az olan borç tutarınca sona erer. Yenilik doğuran bir hak olan takasın, davadan önce ve dava sırasında alacak sahiplerinden her biri tarafından ileri sürüleceği gibi bu yola gitmeksizin kişi alacaklarını ayrıca dava konusu edebilirler. Diğer bir anlatımla takas talebinin mutlaka karşı dava şeklinde ileri sürülmesi zorunlu olmayıp savunma olarak da ileri sürülmesi olanaklıdır. Takasın def'i olarak ileri sürüldüğü davada, takas ve mahsup sonucu kalan ve hüküm altına alınan miktar üzerinden yargılama harcı alınacak, takas ve mahsup def'i sebebi ile reddedilen miktar üzerinden ileri süren yararına vekâlet ücreti ve yargılama giderine karar verilecektir. Şu durumda mahkemece; tarafların takas def'inde bulunmadığı gözetilmeksizin, re'sen aynı hukuki nedene bağlı alacaklar yönünden asıl ve birleşen davada takas yoluna gidilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi isabetli görülmemiştir. 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle kararın BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının taraflara iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/3052, K. 2023/8352, T. 22.06.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-3052-e-2023-8352-k-3b6559547e58