Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/2479 E. 2023/13948 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2479
Karar No
2023/13948
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVALILAR : 1-Tisan İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.vekili Avukat 2-Başbakanlık ... vekili Avukat ... vd. BİRLEŞEN DOSYA : Küçükçekmece 2.AHM’nin 2009/128 E- 2009/452 K sayılı dosyası DAVALILAR : 1-Emlak Konut Gayrımenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş vekili Avukat ... 2-Emlak Planlama İnşaat Proje Yönetimi ve Tic. A.Ş vekili Avukat ... 3-Fideltus İnş. ve Taah. San. ve Tic. A.Ş vekili Avukat Aysel Tan Uzuner 4-Öztaş İnşaat ve Taah. İşl. Ltd. Şti. vekili Avukat ... vekili Avukat ... HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi Taraflar arasındaki haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde; davalılardan Tisan İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından diğer davalı TOKİ adına yapılan yol ve köprülü kavşak inşaat çalışmaları sırasında davacıya ait kablolara zarar verildiğini ve davacı kurum tarafından hasarın giderildiğini belirterek onarım masrafları ve işletme zararı olmak üzere toplam 467.170,25 TL'nin hasar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı Başbakanlık ... vekili cevap dilekçesinde; İstanbul-Ispartakule Köprülü Kavşak, Viyadük Gişe Otomasyon ve Bağlantı Yolları işinin müvekkili idarenin iştiraki olan Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş tarafından Emlak Pazarlama-Fideltus- Ortak Girişimine ihale edildiğini, davada müvekkili idareye husumet yöneltilemeyeceğini, davaya konu hasar ve hasar sonucu oluşan zararın müvekkili idare ile hiçbir bağlantısının olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı Tisan İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu zararın meydana gelmesinde davalıya herhangi bir kusur atfedilemeyeceğini, bu nedenle davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Birleşen davada davalı Fideltus İnş. ve Taah. San. ve Tic. A.Ş vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu zararın meydana gelmesinde davalıya herhangi bir kusur atfedilemeyeceğini, bu nedenle davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Birleşen davada davalı Emlak Planlama İnşaat Proje Yönetimi ve Tic. A.Ş vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu zararın meydana gelmesinde davalıya herhangi bir kusur atfedilemeyeceğini, bu nedenle davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Birleşen davada davalı ş İnşaat ve Taah. İşl. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu zararın meydana gelmesinde davalıya herhangi bir kusur atfedilemeyeceğini, bu nedenle davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 21.12.2015 tarihli, 2008/676 esas ve 2015/534 karar sayılı ilamı ile; davalılar tarafından hasara uğratıldığı ileri sürülen kablo hattının davacı kurum tarafından hazırlanan deplase projesinde verilmiş olan koordinatlar dışında mevcut hattın 4 metre uzağında olduğu, deplase projeleri incelendiğinde deplase yerleştirmesinin koordinatları belirlenerek yapılmadığı, sadece söz konusu mahaldeki bağlantı yolları ve köprülü kavşak inşaat panellerinin üstüne şematik olarak işlendiği, bu haliyle dava konusu zararın davalıların çalışmalarından kaynaklandığı hususunun ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkeme kararına süresi içinde davacı vekili ve davalılardan asıl davada davalı Başbakanlık ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairemizin 26.02.2020 tarihli, 2017/632 esas ve 2020/900 karar sayılı ilamı ile, ''...Dosya içeriğinden; dava konusu yerde mahkamece üç defa keşif icra edildiği, dosya arasına alınan ve ilk keşif sonrası elektrik mühendisi tarafından düzenlenen 17.01.2013 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu alanda çalışma yapan davalı Tisan İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti'nin tedbirsiz ve dikkatsiz davranması sebebiyle zararın meydana geldiği ve davalıların oluşan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları yönünde görüş bildirildiği, mahkemece mahallinde ikinci kez keşif yapılarak elektrik mühendisi, harita mühendisi ve inşaat mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 30.09.2013 tarihli raporda; koordinatların proje ile uyumlu olduğu ve hasar tutarının 189,87 TL'den ibaret olduğunun bildirildiği, aynı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 31.03.2014 tarihli ek raporda bu defa, fiber hattının deplase hat kazısı sırasında olmaması gereken yerde ortaya çıktığı, projenin fiili durumu yansıtmadığının bildirildiği, bunun üzerine mahkemece olay yerine ilişkin proje ve koordinat değerleri getirtilerek yapılan üçüncü keşif sonrası inşaat mühendisi, harita mühendisi ve elektrik mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 11.09.2014 tarihli bilirkişi raporu ile ek raporda; kazı çalışmasının haritaya uygun olduğu ancak davacı tarafından yapılan deplase yerleştirmesinin koordinatlar belirtilerek yapılmadığı, sadece mahaldeki bağlantı yolları ve köprülü kavşak inşaat panellerinin üstüne şematik olarak işlendiği, harita mühendisi tarafından hazırlanan rapordaki tespitler kabul edildiğinde zarar tutarının davacıya ödenmesi gerektiği yönünde görüş bildirildiği anlaşılmaktadır. Dava, davalılar tarafından yapılan yol yapım çalışmaları sırasında davacıya ait yer altı kablolarına verilen zarar sebebiyle tazminat istemine ilişkin olup uyuşmazlık hasarın meydana geldiği yerin davacı kurum tarafından hazırlanan deplase projesi güzergahı üzerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece alınan ve yukarıda bahsedilen bilirkişi raporlarında, bu husus açıklığa kavuşturulamadığı gibi raporlar arasında oluşan çelişkinin giderilemediği ve dava konusu olay nedeniyle tarafların kusur durumlarına ilişkin herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Şu durumda, mahkemece yapılması gereken iş, dava konusu uyuşmazlığın çözümünde konusunda uzman inşaat mühendisi, altyapı ve inşaat mühendisi, yol yapım mühendisi ve otoyol kontrol mühendislerinden oluşacak bilirkişi heyetinden alınacak rapor tarafların kusur durumunun belirlenmesi ve varsa zarar kapsamının doğru şekilde tespit edilerek buna göre sonuca gidilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve araştırma sonucu yetersiz ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporları hükme esas alınarak yazılı biçimde karar verilmiş doğru görülmemiştir.'' gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiş; Daire'nin 28.09.2020 tarihli ve 2020/2288 Esas, 2020/3018 Karar sayılı ilamı ile asıl davada davalı Başbakanlık ... vekili ile birleşen dosya davalıları vekilinin karar düzeltme isteklerinin reddine karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporunda; Türk Telekom A.Ş İstanbul Yakası Avrupa İl Müdürlüğü tarafından hazırlanan projenin sahaya uygun olmaması ve çalışmaların Türk Telekom A.Ş tarafından görevlendirilen gözlemci nezaretinde yapılmış olmasından dolayı dava konusu zararın meydana gelmesinde davacı ... Telekom A.Ş'nin kusurlu olduğu, davalılara gerek projenin hatalı olması ve gerekse gözlemci nezaretinde çalışıyor olmalarından dolayı kusur atfedilemeyeceği şeklinde tespit ve değerlendirmelerde bulunulduğu, bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu ve dava konusu zarara davalıların sebebiyet verdiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu olayın deplase çalışmaları değil, yol ve köprülü kavşak inşaatından kaynaklanan çalışmalara ilişkin olduğunu, bu husus mahkeme tarafından dikkate alınmadan hatalı şekilde karar verildiğini, hasarın bağlantı yollarının şekillendirilmesi sırasında toprak çukur kazısı/dolgu çalışmaları sırasında meydana geldiğini, ayrıca söz konusu hasarın deplaseden kaynaklandığı değerlendirilecek olsa bile 18.07.2007 tarihli Toplantı Tutanağı'nın 5 inci maddesinde "Özellikle Kablo Hasarları oluştuğunda Hasara Sebep Olandan Talep Edilecektir." ibaresinin mevcut olduğunu, davalılar tarafından dava konusu yerde ''iksalı kazı'' yapılması istenmesine rağmen kepçe ile girilerek kazı yapıldığını ve çalışma yapılırken tedbirsiz ve dikkatsiz davranılması nedeniyle hasarın meydana geldiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalılar tarafından yapılan yol yapım çalışmaları sırasında davacıya ait yer altı kablolarına verilen zarar sebebiyle maddi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 inci maddesi (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49 uncu maddesi), 3. Değerlendirme Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine, 21.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. Davacı 269,85 TL 0.H. 209,10 TL P.H. 60,75 TL Kalan

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/2479, K. 2023/13948, T. 21.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-2479-e-2023-13948-k-ce460e288de5