İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/562 E. 2025/36 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/562
- Karar No
- 2025/36
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2021/562 Esas KARAR NO :2025/36 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:06/09/2021 KARAR TARİHİ:16/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müteveffa ...'ün 27.10.2020 günü ...'in kullanmış olduğu, ... plaka sayılı aracın mucurlu ve yumuşak zemininde etkisi ile direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybettiğini, kaza tespit tutanağına göre ... plakalı araç sürücüsü ...'in, 2918 sayılı Kara Yolları Trafik Kanunu m.52/1-b uyarınca, Kara Yolları Genel Müdürlüğü'nün, yolun yapım ve bakımından sorumlu olduğu kara yollarında can ve mal güvenliği yönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak kuralını ihlal ettiğinden kusurlu bulunduğunu, kazaya karışan kusurlu ...'in sürücüsü olduğu ... plakalı aracın ... Sigorta A.Ş. tarafından KTK Zorunlu Mali Mesuliyet sigortalısı olduğunu, gerekli tüm belgelerin davalı sigorta şirketine gönderilmesine rağmen sigorta şirketinin taleplerine yanıt vermediğini ve dosyayı sürüncemede bıraktığını, akabinde sigorta şirketi ile arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşılamadığını, desteğin vefatının, destekten yoksun kalanlar üzerinde doğrudan zarar doğurduğunu, desteğin, ailesine maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımının olduğunu, yaşadıkları mağduriyetin müteveffanın ailesini hem maddi hem manevi olarak sarstığını, müteveffanın ailesinin manevi ıstıraplara ek müteveffanın maddi desteğinden de mahrum kaldığını, bu sebeple herhangi bir başka geliri olmayan ailenin manevi acılarının yanında maddi olarak da çökmüş durumda olduğundan davanın adli yardım istemli olarak açıldığını beyanla davanın kabulü ile fazlaya ve faize ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalması kaydıyla; eşi ... için 100,00-TL, kızı ... için 100,00-TL, kızı ... için 100,00-TL, oğlu ... için 100,00-TL, oğlu ... için 100,00-TL olmak üzere toplamda 500,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının yasal temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, eşi ... için 90.000,00-TL, kızı ... için 30.000,00-TL, kızı ... için 30.000,00-TL, oğlu ... için 25.000,00-TL, oğlu ... için 25.000,00-TL olmak üzere toplam 200.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı araç sürücüsü ... ve ...'nden müştereken ve müteselsilen tazmin ve tahsilini, yargılama giderleri, arabuluculuk vekalet ücreti ve dava ücreti vekaletin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. ISLAH: Dava dilekçesinde talep edilen 100,00 TL maddi tazminat taleplerine ilişkin düzenlenen bilirkişi raporunda maddi tazminat alacaklarının, davacı ... için 565.742,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının yasal temerrüt tarihlerinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte davalı tarafından alınarak davacı tarafa ödenmesine, müteveffanın eşi ... için 90.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte...'nden tazmin ve tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmektedir. CEVAP: Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle ; davacı ..., ..., ... ve ...'ın tazminat hakkının bulunmadığı, müteveffa'nın talepte bulunan çocukları için destekten yoksun kalma tazminatı alabilme yaşını geçtikleri için destekten yoksun kalma tazminat hesabının yapılamadığını, Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre kural olarak erkek çocuklarının 18, kız çocuklarının 22 yaşın ikmaliyle destekten çıkacağının varsayıldığını, bu nedenle işbu davacılar yönünden davanın reddinin gerektiğini, davacının iddia ettiği maddi zararın miktarının belli olduğunu, dava dilekçesinde şartlarının bulunmadığı halde davanın belirsiz alacak davacı olarak açıldığı durumda hukuki yarar yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, işbu davada davaya konu kaza ile ilgili olarak poliçe limitleri kapsamının belli olduğunu, bu nedenle davacının belirsiz alacak olarak işbu davayı açmasında hukuki bir yararın mevcut olmadığını, kusur oranının adli tıp kurumu tarafından belirlenmesi gerektiğini, kazanın oluş şekline göre eldeki verilerle kazaya konu olay yerinde zeminin gevşek olduğunun, sorumlu kurumun virajlı ve eğimli ve zaten normal koşullarda bile kara yolunda yolun yapısını bozacak malzeme için uyarıcı önlemlerin alınmadığını, kazanın oluşumunda konu kara yolunun yapımı, bakımı ve işletilmesi ile görevli kurumun 15. Madde ihlali nedeni ile kusurlu olduğunun aşikar olduğunu, talep edilen tazminatı kabul etmediklerini, iddia edilen maddi zarar konusunda bilirkişi incelemesinin yapılması gerektiğini, davacıların destek zararının ispatının gerektiğini, davanın esastan reddinin gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini arz ve talep etmektedir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle ; davanın yargı yolu bakımından reddinin gerektiğini, davalı tarafça tefrik verilmesi gerektiğini, ....Nolu Karahasan-... il yolunda 27.10.2020 tarihinde kazanın meydana geldiği Kızılyusuf köyü mevkisinde (9+100 Km’sinde) kaza öncesinde yerleşim yeri içerisinde gece ve gündüz sıcaklık farkından dolayı yolda meydana gelen bozulma sonrası bozuk kesime serme (kaplama) yapıldığını, serme sonrası oluşacak serbest malzeme için çalışma mahallinin yerleşim yeri içeresinde olmasından dolayı hız sınırı levhaları mevcut bulundurulduğunu, Sürücü ... yerleşim yeri içerisinde aracının hızını düşürmeden yola devam ettiğini, aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağ tarafında bulunan tehlikeli viraj uyarı levhasına çarparak yol dışına çıkmış ve yol dışında bulunan kayalıklara çarparak takla atması sonucu kazanın meydana gelmesine sebep olduğunu, kazadan hemen sonra yapılan incelemelerde kaza noktasının berisinde "meskun mahal" (üzerinde 50 km hız sınırı bulunan), 1 adet "tehlikeli devamlı viraj", 3 adet "gevşek malzemeli zemin", 1 adet "öndeki aracı geçmek yasaktır" levhasının mevcut olduğu tespit edilmiş ve CD' ye kaydedildiğini, söz konusu kazanın oluşumunda davalı kurumun ve kurum çalışanlarının herhangi bir ihmalinin bulunmadığını, davanın yargı yolu yönünden veya aksi halde esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmektedir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun olarak tebligatlar yapılmış olup, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan gelen 2020/... soruşturma sayılı dosyasının UYAP suretinin dosya arasına alındığı, ... Polis Merkezi Amirliği'nden gelen ...'ın Sosyal ekonomik durumunu içeren raporun dosya arasına alındığı, kaza tespit tutanağının dosya arasına alındığı anlaşılmıştır. Dosya Trafik İhtisas Kurumuna gönderilmiş, ...-101.01.02-2023/... sayılı ve 29/03/2023 tarihli raporunda; Mevcut bulgulara göre;Sürücü ..., idaresindeki araç ile meskun mahal içi yolda seyir halinde iken, yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, aracının hızını mahal şartlarına uygun hale getirip şeridi içerisinde kalacak şekilde seyrini sürdürmesi, kontrollü bir şekilde virajlı alandan geçişini gerçekleştirmesi gerekirken, bu hususlara riayet etmeyerek, mahal şartlarının üzerindeki hız ile kontrolsüzce virajlı alana girmesi sonucu meydana gelen olayda, asli derecede kusurludur. İlgili kişi/kurum veya kuruluş, meydana gelen olayda gevşek malzemeli zeminin olaya etkisi göz önüne alındığında, ilgili yönden gelen araç sürücülerini uyarır trafik işaret levhalarındaki eksiklik nedeniyle tali kusurludur. Sonuç: Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; A)Sürücü ...'in, %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu, B)İlgili kişi/kurum veya kuruluşun %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Dosya Aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş, 22/11/2023 tarihli raporda; Sonuç 27.10.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalıların müteselsilen %100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre olayda vefat eden ...'ün geride kalan hak sahiplerinden, a)Davacı Eş ...'ün destekten yoksun kalma sebebiyle maddi zararının (%20 hatır taşıması indirimli tutarı)778.710,09 olduğu, 622.968,07 TL Davacı eş ...'in destek zararının kaza tarihinde geçerli olan teminat limitlerini aşması nedeniyle; Davalı sigorta şirketinin = 410.000,00 TL limit ile sınırlı olarak sorumlu olacağı, b)En küçüğü 27 yaşında olan çocukların destek tazminatı(maddi tazminat) talep koşullarının gerçekleşmediği, c)Manevi tazminatların zorunlu trafik sigorta poliçesi kapsamında olmaması nedeniyle Sayın Mahkemece takdir edilecek manevi tazminat tutarlarından sigorta şirketi dışındaki davalıların (davalı araç sürücüsü hakkındaki davadan feragat edilmiş olup, davalı karayolları ise 9625 oranında kusurlu bulunmuştur)sorumlu olacağı, d)Başvuru tarihine göre taleple bağlı kalınarak sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi 02.03.2021 olarak belirlenmiş olup, Diğer davalı bakımından temerrüdün 27.10.2020 vefat tarihinde gerçekleşmiş olacağı, e)Dava dilekçesinde yasal faiz talep edildiği. sonuç ve kanaatine varılmıştır. Dosya yeniden değerlendirilmek üzere Aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş, 30.03.2024 tarihli ek raporda; Sonuç Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; 27.10.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalıların müteselsilen 100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre olayda vefat eden ...'ün geride kalan hak sahiplerinden, a)Davacı Eş ...'ün destekten yoksun kalma sebebiyle maddi zararının(%20 hatır taşıması indirimli tutarı1.108.818,31 TL. olduğu,=887.054,65 TL) Davacı eş ...'in destek zararının kaza tarihinde geçerli olan teminat limitlerini aşması nedeniyle; -Davalı sigorta şirketinin = 410.000,00 TL limit ile sınırlı olarak sorumlu olacağı, b)En küçüğü 27 yaşında olan çocukların destek tazminatı(maddi tazminat) talep koşullarının gerçekleşmediği, c)Manevi tazminatların zorunlu trafik sigorta poliçesi kapsamında olmaması nedeniyle Sayın Mahkemece takdir edilecek manevi tazminat tutarlarından sigorta şirketi dışındaki davalıların(davalı araç sürücüsü hakkındaki davadan feragat edilmiş olup, davalı karayolları ise %25 oranında kusurlu bulunmuştur)sorumlu olacağı, d)Başvuru tarihine göre taleple bağlı kalınarak sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi 02.03.2021 olarak belirlenmiş olup, Diğer davalı bakımından temerrüdün 27.10.2020 vefat tarihinde gerçekleşmiş olacağı, e)Dava dilekçesinde yasal faiz talep edildiği. sonuç ve kanaatine varılmıştır. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 27/10/2020 tarihinde davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile ... yönünden ... istikametine 49-12 sayılı il yolunu takiben seyir halinde iken, olay mahalline geldiği esnada, direksiyon hakimiyetini kaybederek gidiş istikametine göre yolun sağından yol dışı kalması sonucu trafik kazası meydana geldiği, araçta yolcu olarak bulunan ...'ün hayatını kaybettiğ, davacı ...'ün müteveffanın eşi, diğer davacılar ..., ..., ... ve ...'ün müteveffanın çocukları olduğu, kaza nedeni ile davalı sürücü ... hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından taksirle ölüme neden olma suçu bakımından kamu davası açıldığı, kazaya konu ... plaka sayılı aracın, davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı olduğu, davalı sürücü ...'in soruşturma aşamasındaki ifadesi ve tüm dosya kapsamına göre olayda hatır taşıması bulunduğu buna göre tazminatlardan ayrı ayrı % 20 şer oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği, bilirkişi tarafından hatır taşıması indiriminin yapıldığı ve bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın hükme esas alınabileceği, kaza tespit tutanağı Adli Tıp raporu ve bilirkişi raporuna göre davalı sürücü ...'in kazanın meydana gelmesinde idaresindeki araç ile meskun mahal içi yolda seyir halinde iken, yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, aracının hızını mahal şartlarına uygun hale getirip şeridi içerisinde kalacak şekilde seyrini sürdürmesi, kontrollü bir şekilde virajlı alandan geçişini gerçekleştirmesi gerekirken, bu hususlara riayet etmeyerek, mahal şartlarının üzerindeki hız ile kontrolsüzce virajlı alana girmesi sonucu meydana gelen olayda asli düzeyde % 75 oranında kusurlu olduğu, İlgili kişi/kurum veya kuruluş, meydana gelen olayda gevşek malzemeli zeminin olaya etkisi göz önüne alındığında, ilgili yönden gelen araç sürücülerini uyarır trafik işaret levhalarındaki eksiklik nedeniyle tali düzeyde %25 oranında kusurlu olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. Davacılar vekili dava dilekçesinde davacılar için ayrı ayrı 100,00'er TL olmak üzere toplam 500,00-TL maddi tazminatı tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen talep ettiği, yine davacı ... için 90.000-TL, davacı ... için 30.000-TL, davacı ... için 30.000-TL, davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 25.000-TL olmak üzere toplam 200.000-TL manevi tazminatı davalılar ... ve ...'nden müştereken ve müteselsilen talep ettiği anlaşılmıştır. Davacılar vekili 01/10/2021 tarihli dilekçesinde davalı ... bakımından açtıkları manevi tazminat davasından feragat ettiğini beyan ettiği, yine 17/05/2022 tarihli ön inceleme duruşmasında davacının davalı ...'e yönelik maddi ve manevi tazminat davası bakımından feragat ettiğini beyan ettiği, bu hususta davacı vekilinin 22.01.2021 tarihli vekaletnamesinde özel yetkisinin bulunduğu, dosyanın davacı ... bakımından Mahkememizin... Esasına kaydedildiği 18/05/2022 Tarih... Esas-2022/... Karar sayılı ilamı kara verildiği anlaşılmıştır. Davacılar vekili 02.09.2024 tarihli ıslah dilekçesiyle; davacı ... için 565.742,00-TL olarak taleplerini ıslah ettiğini beyan etmiş ve ıslah harcını yatırmıştır. Her ne kadar kaza sonucu vefat eden ...'ün çocukları ..., ..., ... ve ...'ün babalarının vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma talebinde bulunmuş iseler de; kaza tarihinde davacıların 18 yaşından büyük oldukları, yine davacıların kaza tarihinde yüksek öğreniminine devam ettiklerine dair herhangi bir delil veya belge sunulmadığından davacılar ..., ..., ... ve ...'ün destekten yoksun kalma tazminatı talep etme haklarının bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Haksız fille ilgili olarak; 6098 sayılı TBK md. 49'da; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı kanunun devam eden 50'nci maddesinde; "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Davalının haksız fiil nedeniyle sorumlu tutulabilmesi için olumlu veya olumsuz bir eylem ya da görev tanımı, zarar ve eylemle zarar arasında illiyet bağının bulunması ve bunun davacı tarafından ispat edilmesi gereklidir. (HMK md. 190) 6098 sayılı TBK md. 53'de; "Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır: 1. Cenaze giderleri, 2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, 3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar" olarak sayılmıştır. Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir. Açıklanan nedenlerle, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, Adli Tıp raporu, bilirkişi raporu ve ek raporları ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulüne, Davacılar ..., ..., ... ve ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin az yukarıda açıklanan sebeplerle ayrı ayrı reddine, diğer davacı ... bakımından bilirkişi tarafından hesaplanan maddi tazminatın ıslah dilekçesi de gözönüne alınarak davalılardan tahsiline, davalı sigorta şirketine 12.002.2021 tarihinde başvuruda bulunulduğu ve 15 gün içerisinde ödeme talep edildiği anlaşılmakla 02.03.2021 tarihinde temerrüte düştüğünden bu tarihten itibaren diğer davalı bakımından kaza tarihi olan 27.10.2020 tarihinde temerrüte düştüğü ve aracın hususi araç olması nedeniyle yasal faize karar vermek gerekmiştir. Manevi tazminat, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56.maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükme göre, Manevi zarar; mutlak hak olan ve dolayısıyla herkese karşı korunmuş bulunan kişilik haklarının kapsamına giren değerlerden birisinin ihlali ile doğar. Şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namı ile bir miktar para ödenmesini talep edebilir. Şahsi menfaatleri ihlal edilen kimseye ihlalin ve kusurun özel ağırlığının haklı kılması halinde hakimin manevi tazminat olarak verilmesine hükmedeceği para miktarının belirlenmesinde hakkaniyet gözetilmelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nisfetle hüküm vereceği Medeni Kanun'un 4. maddesinde belirtilmiştir. Ödettirilecek para miktarı ise aslında ne tazminat, ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine olarak zarara uğrayanda bir huzur duygusunu doğurmaktır. Aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370) 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesinde ; "Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir" hükmü düzenlenmiş madde metninden de anlaşıldığı üzere, haksız eylem sonucu bedensel zarar görenin yakınları yararına manevi tazminata karar verilebilmesi için, zarar görenin yaralanmasının ağır bedensel zarar niteliğinde olması gerekmektedir. Ağır bedensel zarar, kanunda tanımlanmamış olup, yaralanmanın özelliğine ve yarattığı sonuçlara göre mahkemece takdir edilecektir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu somut olayın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı, Ceza Mahkemesinin kararı kusur durumu ve yukarıda açıklanan ilkeler, davalının eylemindeki hukuka aykırılığın tespitinin sağlayacağı manevi tatmin ile birlikte değerlendirildiğinde Davacı ... yönünden manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 20.000,00-TL'nin, davacılar ... ve ... yönünden manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; ayrı ayrı 7.000,00-TL'nin, davacılar ... ve ... yönünden ise manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; ayrı ayrı 6.000,00-TL'nin davalı ...'nden kaza tarihi 27/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı ...'nden alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin tazminat talebinin reddine karar verilmiş, Davalı T.C. ...'nün 22/12/2005 gün ve 5436 sayılı Kanun ile değişik 5018 sayılı kanun uyarınca harçtan muaf olması hususu göz önüne alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE, 1-Destekten yoksun kalma tazminatı bakımından; -Davacılar ..., ..., ... ve ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE, -Davacı ...'ün müteveffa ...'ün vefatı sebebiyle 565.742,00 TL destekten yoksun kalma zararının, (Sigortanın Poliçe limiti 410.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere), sigorta şirketi yönünden 02.03.2021 tarihinden, diğer davalı ... yönünden kaza tarihi olan 27/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Sigorta ve ...'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e ödenmesine, fazlaya ilişkin tazminat talebinin REDDİNE, 2-Manevi Tazminat bakımından; - Davacı ... yönünden manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 20.000,00-TL'nin davalı ...'nden kaza tarihi 27/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı ...'nden alınarak davacı ...'e ödenmesine, fazlaya ilişkin tazminat talebinin REDDİNE, - Davacı ... yönünden manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 7.000,00-TL'nin davalı ...'nden kaza tarihi 27/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı ...'nden alınarak davacı ...'e ödenmesine, fazlaya ilişkin tazminat talebinin REDDİNE, -Davacı ... yönünden manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 7.000,00-TL'nin davalı ...'nden kaza tarihi 27/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı ...'nden alınarak davacı ...'a ödenmesine, fazlaya ilişkin tazminat talebinin REDDİNE, -Davacı ... yönünden manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 6.000,00-TL'nin davalı ...'nden kaza tarihi 27/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte, davalı ...'nden alınarak davacı ...'e ödenmesine, fazlaya ilişkin tazminat talebinin REDDİNE, -Davacı ... yönünden manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 6.000,00-TL'nin davalı ...'nden kaza tarihi 27/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı ...'nden alınarak davacı ...'e ödenmesine, fazlaya ilişkin tazminat talebinin REDDİNE, 3-Maddi tazminat talebi yönünden; a-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 38.645,84-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.618,10-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 36.027,74-TL harcın davalı ... Sigorta'dan alınarak hazineye irad kaydına, b-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 88.861,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalılar ... Sigorta ve ...'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, c-Davalılar ... Sigorta ve ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T göre hesaplanan 400,00-TL vekalet ücretinin davacılar ..., ..., ... ve ...'dan alınarak ilgili davalılara verilmesine, d-Davacı tarafından yapılan; 683,10-TL Peşin/nisbi Harcı, 1.935,00-TL Tamamlama Harcı, olmak üzere toplam 2.618,10TL harcın davalı ... muaf olduğundan davalı ... Sigorta alınarak davacıya verilmesine, 4-Manevi tazminat talebi yönünden; a-... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, b-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 20.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'nden alınarak ilgili davacıya verilmesine, c-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 20.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak ilgili davalıya verilmesine, ç-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 7.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'nden alınarak ilgili davacıya verilmesine, d-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 7.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak ilgili davalıya verilmesine, e-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 7.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'nden alınarak ilgili davacıya verilmesine, f-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 7.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak ilgili davalıya verilmesine, g-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 6.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'nden alınarak ilgili davacıya verilmesine, ğ-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 6.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak ilgili davalıya verilmesine, ı-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 6.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'nden alınarak ilgili davacıya verilmesine, i-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 6.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak ilgili davalıya verilmesine, 5-Davacı taraflarca yapılan; 3.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.578,00 TL ATK Fatura ücreti, 1.322,10-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 5.900,10-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 4.711,06-TL lik kısmının davalılar davalılar ... Sigorta ve ...'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacılar üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı taraflarca yapılan yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına, 7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.400,00 TL arabuluculuk ücretinin 1.117,85 TL'sinin davalılar ... Sigorta ve ...'nden müştereken ve müteselsilen, 282,15 TL'sin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine adına gelir kaydına, 8-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/01/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır