İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/250 E. 2025/42 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/250
- Karar No
- 2025/42
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2017/250 Esas KARAR NO: 2025/42 DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ: 20/02/2017 KARAR TARİHİ: 16/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili --- diğer müvekkilleri ----- müşterek çocuğu olduğunu, müvekkilinin gebelik takibi en az 6 farklı tarihte -----tarafından yapıldığını, davalı ------Poliçe No'lu ----- poliçesini tanzim ederek tarifede belirlenen teminat limiti dahilinde maddi, manevi zarardan doğan sorumluluğu üstlenmiş bulunmakta olduğunu, ------sorgulamada anılan poliçenin davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edildiği anlaşılmakta olduğunu, davalı ------- sorumluluğu, TTK'nun 1485/1 hükmünün TTK 1458 hükmüne atfı nedeniyle geriye dönük 10 yıllık süreyi de kapsamakta olduğunu, keza, zamanaşımı süresi ise TTK 1482 nedeniyle de 10 yıl olduğunu, müvekkili ------ hamileliği boyunca davalının sigortalısı doktor tarafından takip edildiğini, anılan doktorun genel olarak tıbbi kötü uygulaması sonucu, Down sendromu hamilelikte teşhis edilememiş ve küçük ---- down sendromlu olarak doğduğunu, müvekkili küçük ----için: a. 15.000 TL işgöremezlik (bakıcı ücreti dahil maddi) tazminatı, b. 20.000 TL manevi tazminat, Müvekkili anne ---- için 10.000 TL manevi tazminat, müvekkili baba ---- için 10.000 TL manevi tazminat, olmak üzere toplam 55.000-TL tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretiyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın dava dışı ----- ihbarını talep ettiklerini, zamanaşımı süresinin 2 yıl olduğunu, davacı küçük --- doğum tarihi --- olup 2 yıllık süre içerisinde talepte bulunulmadığından/dava açılmadığından bahsi geçen taleplerin zamanaşımına uğradığını, dava dışı sigortalı---müvekkil sigorta şirketi nezdinde ------ tarihleri arasında sigortalı olduğunu, Poliçeden dolayı tıbbi kötü uygulamaya ilişkin durumlarda olay başına azami sorumluluk limiti 800.000-TL olup; sigortalının poliçe ve genel şartlarda belirlenen koşullar ile kusur oranında ve zarar nispetinde olduğunu, yeterli ve gerekli belgelerin eklenmesi sureti ile şirketimize müracaat tarihinden öncesinde şirketimizin temerrüdü söz konusu olmadığını, Sigortacı yönünden sigorta-bedelini ödeme-yükümlülüğü belgeterin ibrazından itibaren 8 işgünü içinde, böyle bir başvuru olmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hale geldiğinden bu tarihlerden öncesi için faiz sorumluluğu da bulunmadığını, herhangi bir kabul beyanı anlamına gelmemek kaydıyla şirketimiz dava açılmasına sebep olmadığından, --------- itibariyle, müvekkilim şirketin temerrüdü ve sorumluluğu dava dilekçesinin tebliği ile başladığını beyanla davanın zamanaşımı nedeniyle reddini, dava konusu olay ile sigortalı doktor müdahaleleri arasında illiyet bağı bulunmadığından ve sigortalıya ihbar tarihinde geçerli olan poliçe tespit edilerek davanın husumet nedeniyle reddini, dava konusu olayda tıbbi kötü uygulama hatası olmadığından davanın esastan reddini, davanın---- ihbarını, davacı tarafın tüm delilerinin tarafımıza tebliğ edilmesini ve bu delillere karşı beyan ve savunma yapma hakkımızı saklı tuttuğunu, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin ----- dayalı maddi ve manevi tazminat talebidir.Davacılardan ---- annesi olup gebelik takipleri dava dışı doktor ---- tarafından yapılmış olduğunu, dava dışı doktor -------- uyarınca davalı sigorta şirketi tarafından poliçe kapsamına alındığını, davacı annenin down sendromunu tespit eden testler, doğruluk oranları, alternatif tespit seçenekleri ve bunların reddedilmesi halinde ortaya çıkacak riskler konusunda gerekli aydınlatmaların dava dışı doktor tarafından yapılmadığını, dava dışı doktorun aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, anılan sebeplerle davacı küçük --- down sendromlu olarak dünyaya gelmesi nedeni ile davacıların uğradığı maddi ve manevi tazminatlarının sigorta poliçesi kapsamında davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda yazılı yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, sigorta poliçesi, hasar dosyası celp edilmiş, davacıların sosyal ekonomik durum araştırması yapılmış, dava doktor --- ihbar edilmiş,----davacıların gelir durumu ve ödeme bilgisi ile medula kayıtları celp edilmiş, davacıların tedavi gördüğü hastanelerden tedavi kayıtları celp edilmiş, ---- tarihli adli tıp raporu alınmış, --- tarihli bilirkişi raporu, --- tarihli bilirkişi heyeti ön raporu, --- tarihli bilirkişi heyeti raporu alınarak dava sonuçlandırılmıştır. ---- tarihli---- raporunda özetle, "...Mevcut belgelere göre; Dava dosyasının tetkikinde; ---- doğumlu, ---------Down Sendromlu olmasında kadın doğum uzmanı hekimin eylemine ait atfı kabul kusur bulunup bulunmadığına yönelik------ alınmış bir kusur raporu bulunmadığı; dolayısıyla kadın doğum uzmanı hekimin Mahkemenizce kusurlu bulunması durumda; küçüğün kendisinde mevcut Down Sendromu hastalığı nedeniyle; 1. 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak: Gr1 I(10a……….65)A %100, E cetveline göre %100 (yüzdeyüz) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, 2. Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olduğu oy birliği ile mütalaa olunur...." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Bilirkişi tarafından düzenlenen 31.01.2023 tarihli raporunda özetle, "...Hukuki durumundeğerlendirilmesi ve delillerin taktiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere 28.11.2011 tarihinde Down Sendromlu olarak doğduğu bildirilen davacı --- tarafından davalı---aleyhine olarak açılan iş bu davada: Davacı ----- tarihinde Down Sendromlu doğması nedeniyle sürekli işgöremezlik ve bakıcı gideri sebebiyle hesap ve tespit edilen maddi zararları davalı sigorta kuruluşunun % 12,5 sayıldığının kabulü durumunda da 400.000,00 TL. teminat limitinin üstünde kaldığı, bu nedenle davacı ---- sürekli işgöremezlik ve bakıcı gideri sebebiyle, davalı ---sorumlu olduğu ----- kapsamında, teminat limiti ile sınırlı olarak talep edebileceği maddi zarar miktarının 400.000,00 TL. olduğu..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Bilirkişi heyetinin 01.02.2024 tarihli ön raporunda özetle, "...Dosya içindeki mevcut belgeler incelendiğinde; ----- evrakında,----- gebeliği süresince gebelik takiplerinin ----tarihlerinde---- izlem sonucu ile takip edildiği, ---------canlı doğum gerçekleştirdiği anlaşılmakta olup yukarıda belirtilen tarihlerde yapılan fizik muayene bulgularını, laboratuvar tetkik sonuçlarını, gebelikte yapılan tarama testlerinin sonuçlarını, görüntüleme tetkik sonuçlarını gösteren tıbbi evrakın dosya içerisinde bulunmadığı görülmüştür. Söz konusu tıbbi belgelerin (anamnez formu, muayene formu, epikriz, laboratuvar sonucu, görüntüleme sonucu vs)----- ve/veya söz konusu hastanenin kapanmış olması durumunda ilgili kurumlara müzekkere yazılarak temin edilip tarafımıza gönderilmesinden sonra tekrar değerlendirilerek bilirkişi raporu düzenlenebileceğini Sayın Mahkemenize arz ederiz...." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Bilirkişi heyetinin 02.01.2025 tarihli ön raporunda özetle, "...Tarafımızca hazırlanan 01.02.2024 tarihli ön raporun sonuç kısmında ----- veya söz konusu hastanenin kapanmış olması durumunda ilgili kurumlar-dan temini istenen belgelerin, -----söz konusu belgelerin bulunamadığı belirtilmiş olup, bu belgelerin yokluğunda hekimin bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği hususunun adli-tıbbi olarak tarafımızca değerlendirilemeyeceği kanaatine varılmıştır..." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Davacı küçük ----- bakımından; Anayasa'nın Temel hak ve hürriyetlerin niteliği başlıklı 12 nci maddesi, "Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir...", Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı başlıklı 17 nci maddesi, "Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir..." düzenlemelerini içermektedir. Öte yandan 31.12.2008 tarihli, 5825 sayılı Kanun ile onaylanması uygun bulunan Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme'nin Giriş bölümünde (h) bendinde, İşbu Sözleşmeye Taraf Olan Devletlerin, "...Bir kişinin engelli olduğu için ayrımcılığa maruz kalmasının her bireyin doğuştan sahip olduğu insanlık onuru ve değerinin de ihlal edilmesi anlamına geldiğini de kabul ederek,..." aşağıdaki hükümler üzerinde anlaşmaya vardıkları belirtilmiş olup Yaşama Hakkı başlıklı 10 uncu maddesinde, Taraf Devletlerin her insanın yaşama hakkına sahip olduğunu yeniden onaylayarak engellilerin bu haktan etkin ve diğer bireylerle eşit koşullar altında yararlanmalarını sağlayacak gerekli tüm tedbirleri alacağı, Kişisel Bütünlüğün Korunması başlıklı 17 nci maddesinde, engelli her kişinin, beden ve ruh bütünlüğüne diğer bireylerle eşit bir şekilde saygı duyulması hakkına sahip olduğu düzenlenmiştir. Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; somut uyuşmazlıkta down sendromlu doğan davacı çocuk bakımından açılan davada, “doktor, aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirseydi, belki benim yaşam hakkım elimden alınacaktı, oysa şimdi alınmadı" şeklinde yorumlanabilecek bir sebebe dayalı maddi ve manevi tazminat isteminde hukuki yararın bulunmadığı, anılan talebin özünde davacı çocuğun kişilik haklarını ihlal etmekte olduğu, maddi ya da manevi neticede parasal bir değere tekabül eden bir menfaat, kişilik haklarını ihlal eder şekilde talep ve dava konusu edilemeyeceği, sosyal devlet ilkesi çerçevesinde engelli bireylere tanınan tüm haklardan davacı çocuk --- yararlanacağı değerlendirilmiş, davacı ---- maddi ve manevi tazminat taleplerinin HMK 114/1-h, ve HMK 115/2 maddesi gereğince hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. ----- Davacı anne ve baba olan ---- manevi tazminat talebi yönünden;Gerek mülga BK’nun 47 ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı TBK’nun 56. maddesinde hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür. Hakimin hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. -----Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. --------Somut olayda davacı -----down sendromlu olarak dünyaya geldiği ve % 100 malul olduğunun belirlendiği, yaşı ve maluliyet durumuna göre hayat boyu bakıcıya ihtiyaç duyacağı, dolayısıyla davacılar anne ve babanın da çocukla birlikte ömür boyu bu sendromun getirdiği zorlukları birlikte yaşayacakları, sürecin ağır ve meşakkatli bir süreç olduğu bu durumun çocuk yanısıra anne ve baba içinde ciddi bir travma yarattığı,-------- sayılı kararında açıklandığı üzere Türk hukukunda aydınlatma yükümlülüğünün yazılı olarak yapılması gerektiğine ilişkin bir düzenleme yer almadığı gözetildiğinde hastanın aydınlatılması sözlü ya da yazılı şekilde gerçekleştirilebileceği, aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirildiği hususu hekim ve zorunlu sorumluluk sigortacısı tarafından her türlü delille ispatlanması gerektiği, dosya kapsamında alınan 02/01/2025 tarihli bilirkişi heyet raporu nazara alındığında aydınlatma yükümlülüğünün yapıldığının ispat edilemediği, bu sebeple sigortalı hekimin kusurlu olduğu, davalının sigortalısının kusurundan kaynaklı bu zarardan da poliçe limitleri dahilinde sorumluluğunun bulunduğu ve davacıların yasal faiz talep edebileceği, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları , paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı , olay tarihi, olay sebebiyle davacıda oluşan maluliyet oranı dikkate alınarak davacıların manevi tazminat taleplerinin tümden kabulüne karar verilmiştir.Maddi tazminat talebi yönünden her ne kadar davanın usulden reddine karar verilmiş ise de; davacı küçük ------ %100 malul olduğu, dosya kapsamında alınan 02/01/2025 tarihli bilirkişi heyet raporu nazara alındığında aydınlatma yükümlülüğünün yapıldığının ispat edilemediği, bu sebeple sigortalı hekimin kusurlu olduğu, davalının sigortalısının kusurundan kaynaklı bu zarardan da poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğu nazara alındığında reddedilen maddi tazminat talebi yönünden hakkaniyet gereği davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜNE; 1-Davacı ------ maddi ve manevi tazminat taleplerinin HMK 114/1-h, ve HMK 115/2 maddesi gereğince hukuki yarar yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, 2-Davacılar ---- manevi tazminat taleplerinin kabulü ile --- için 10.000,00-TL, davacı --- için 10.000,00-TL olmak üzere toplam 20.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihi olan 02/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacılar ----- verilmesine, 3-Alınması gerekli karar harcı 1.366,20-TL'den davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 187,86-TL harç ile ıslah harcı olarak yatırılan 1.180,00- TL harç olmak üzere toplam 1.367,86 TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 1,66 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, 4-Davacılar tarafından yatırılan toplam(peşin ve ıslah) 1.366,20TL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 5-Davacılar tarafından yapılan 31,40-TL başvuru harcı, 4,60-TL vekalet harcı, 944,70-TL tebligat ve müzekkere gideri, 1.035,00-TL---- fatura bedeli, 2.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.015,70-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 200,78-TL'sinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, kalan tutarın davacılar üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı -----tarafından yapılan 3.000,00-TL bilirkişi ücreti yargılama giderinin haklılık oranına 2.850,00-TL'sinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine, kalan tutarın davalı üzerinde bırakılmasına, 7-İhbar olunan --- tarafından yapılan 3.000,00-TL bilirkişi ücreti yargılama giderinin 02/01/2025 tarihli bilirkişi raporu nazara alınarak kendi üzerinde bırakılmasına, 8-Maddi tazminat talebi yönünden davalı sigorta şirketi lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 9-Manevi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden; Davacılar ----- kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 10. maddesindeki esaslara göre belirlenen 20.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılar ---- verilmesine, 10-Manevi tazminat talebinin reddedilen kısmı yönünden; davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 10/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 20.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacı küçük ----alınarak davalıya verilmesine, 11-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/01/2025