Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/234 E. 2026/1320 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/234
Karar No
2026/1320
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1077 E. -2022/1492 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bigadiç Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 04.03.2020

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte gelen davacı vekili Av. ... ile davalı ... (Asil) ve vekili Av. ... geldiler. Davalı Asil vekili ile davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 10.02.2026 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının 2009-2014 yılları arasında ... Belediye Başkanı olarak görev yaptığını, ... ile .... San. ve Tic. A.Ş. arasında imzalanan 15.07.2010 tarihli ek sözleşme ile termal su ücreti tahakkuklarının silinmesi, uygulanan cezaların silinmesi, 2009 Eylül ayı sonrasındaki dönemlere ait tahakkukların eksik yapılarak belediyenin zarara uğratılması ile ilgili olarak yapılan inceleme neticesinde; ..... San. ve Tic. AŞ tarafından kullanılan ve tahakkuk kayıtları bulunan Eylül 2007-2009 dönemlerine ait KDV dahil 597,080,00 TL termal su alacağından vazgeçildiği, Ekim 2009 ile Aralık 2014 dönemlerinde aylık olarak kullanılan su miktarına ilişkin bilgi olmamakla birlikte Eylül 2007-Eylül 2009 dönemlerinde 460.000,00 m³ kullanıldığı dikkate alındığında firmanın aylık 19.000 m³ su kullandığı, bu rakam baz alındığında 64 aylık dönemde firmanın 1.216,00 m³ termal su kullanabileceğini ve 15.02.2008 tarihli tarife üzerinden kullanılan termal su bedelinin 1.578.368,00 TL olduğu yukarıda belirtilen belediye alacaklarına karşılık firmadan 106.376,00 TL termal su bedeli, 2010 yılı tahmini değeri 187.846,67 TL olan 2 99... parselde kayıtlı arazinin geri alındığı ve firmanın izale hattı döşenmesi için harcadığı 234.796,89 TL'nin firmaya ödenmediğinin anlaşıldığı, 15.02.2008 tarihli tarife üzerinden belediyenin zararının (1.578.368,00 TL+597.080,00 TL)-(106.376,00 TL+187.846,67 TL+234.796,89 TL) = 1.646.430,00 TL olduğu, bu hesaplamaya göre 1.646.430,00 TL belediye alacağından vazgeçilerek kurumun zarara uğratıldığını, raporlarda sabit olan kamu zararının tahsili için Bigadiç İcra Dairesinin 2015/703 esas sayılı takibinin yasal süresi içerisinde itiraz edilmediğinden kesinleştiğini, Bigadiç İcra Dairesinin 2015/7 Esas sayılı icra takibine karşı memurun muamelesini şikayet yolu ile kamu zararı raporuna istinaden doğrudan icra takibi başlatılamayacağı, önce genel mahkemede dava açılması gerektiği gerekçesi ile Bigadiç İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/41 esas sayılı dosyası şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verildiğini ve kararın Yargıtay incelemesinden geçerek 05.12.2017 tarihinde kesinleştiğini, davalı hakkında kamu zararına sebebiyet vermek suçundan Bigadiç Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/3 72... /494 karar ilam ile davalının görevi kötüye kullanmak suçundan mahkumiyetine karar verildiğini ve kararın 02.02.2017 tarihinde kesinleştiğini belirterek fazlaya ilişkin saklı kalmak kaydıyla meydana gelen kamu zararı alacak miktarının tespiti ile şimdilik 1.110.000,00 TL tespit olunan kamu zararı alacağının zararın oluştuğu tarihten itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 51. maddesi gereğince uygulanacak faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 05.11.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile 1.100.000,00 TL olarak açtıkları davayı ıslah ederek 1.646.430,00 TL'ye yükseltilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı dolduktan sonra açıldığını, davalının başkanlığı öncesi 2004/2009 yılları arasında, taşınmaz karşılığı apart sözleşmesi imzalandığını, 12.11.2004 tarihli sözleşme ve öncesinde yapılan ihalenin usulsüz ve yok hükmünde olduğunu, bu sözleşmenin hiçbir yerinde tarih bulunmadığını, bir belediye başkanının her türlü mevzuatı bilmesinin mümkün olmadığını, belediye başkanları çalışanlarının bilgisi ve görüşleri doğrultusunda Meclis ve Encümen kararıyla hareket ettiğini, teknik donanımdan yoksun olan İç İşleri Bakanlığı mahalli idareler kontrolörü raporuna delil olarak aldığı ...'in ifadesinin de böyle bir davaya esas teşkil etmeyeceğini, ... Tesisinin serzenişleri ile belediyenin edimini ifa edemeyen kamu kurumu pozisyonuna düşmemesi için uyarlama sözleşmesi imzalandığını, TBK madde 136 gereğince sözleşmeyi uyarlayan belediyenin 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15/K bendi gereğince takip anlaşmazlığının çözümlendiğini ancak tamamen de bedelsiz olarak bir vazgeçme olmadığını, bedeli gerçek anlamda tespit edilemeyen 2 99... parselde kayıtlı taşınmazın belediyeye bırakıldığını, 1.6 00... 'lik yerin 10 yıllık işletmesinin de belediyeye iade edildiğini, isale hattının yapımının yükleniciye geçtiğini, mahkemenin 2016/282 esas sayılı doyasında 05.01.2015 tarihinden geçerli olmak üzere termal suyun metreküp birim fiyatının 1,10 TL+KDV olarak belirlendiğini, öncelikle mahkemenin 2016/282 esas sayılı dosyası ile ... AŞ'nin Balıkesir İdare Mahkemesinde açtığı 2015/334 esas sayılı dosyasındaki tarife belirlenmesine ilişkin davanın bekletici yapılmasını talep ettiklerini, davanın ... Termal AŞ, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., 'e ihbar edilmesini, davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile, 1.646.430,00 TL kamu zararı alacağının, kamu zararının oluştuğu tarih olan 15.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin (faiz talebinin) reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; açılan davanın zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığını, kamu zararı nedeniyle rücuen tazminat davalarının TBK 73. maddesi gereği iki yıl ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağını, davacı taraf 31.12.2014 tarihinde hazırlanan kamu zararı tespit raporu ile sorumlu kişiyi ve zarar miktarını öğrenmiş olup 26.01.2015 tarihli kamu zararı tahsili adlı yazı ile müvekkilinden zararı talep etttiğini, müvekkiline kamu zararı tespiti raporundaki tutarın tahsili amacıyla müzekkere gönderilmesi, ceza davasına katılan sıfatıyla dahil olması ve beyan dilekçesi sunmasının, davacı tarafın öğrendiğinin ispatı niteliğinde olduğu, bu davanın ise 16.01.2018 tarihinde açıldığını, 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, ... Termal'e verilen jeotermal suyun atık su olup olmadığının keşfen belirlenmesi taleplerinin, tanık dinletme taleplerinin, ilk sözleşmenin geçersiz olduğu ve buna ilişkin teknik bilirkişi raporu alınması taleplerinin, ... ilçesinde faaliyet gösteren .... Maden İşletmelerine ve sosyal tesislerine uygulanan sıcak su tarifesinin araştırılması, bu kurumun neden sözleşmeyi feshettiğinin kurumdan sorulması taleplerinin, ... Termal'in işletme için gerekli sıcak su derecesini elde edebilme amacıyla yaptığı yatırımların bedellerinin keşfen incelenmesi taleplerinin, Belediyeye bırakılan arsa bedelinin ve 10 yıllık kullanım hakkının geri alınmasının belediyeye kazandırdığı değerin keşfen belirlenmesi taleplerinin, emsal tarifelerin araştırılması taleplerinin gerekçesiz bir şekilde reddedildiğini, hukuki dinlenme hakkı ve savunma hakkının kısıtlanması ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, davacı belediyenin ... Termal'e termal su niteliğinde değil ancak atık su niteliğinde su ulaştırabildiğini, bu durum uzun süre davacı ... ve dava dışı ... Termal arasında sorun oluşturmuş olup en son dava dışı ... Termal'in konuya ilişkin yazılı şikayeti sonucu davacı belediyede çalışan inşaat mühendisi ...'ın şikayet konusu olayı inceleyen ve neticeten belediyenin termal su ifa yükümlülüğünü yerine getiremediğini tespit eden raporu ve bu durumda yapılması gerekli olan ek sözleşme taslağını hazırlayarak dönemin belediye başkanı olan müvekkiline sunduğunu, müvekkilinin anılan rapor ve ekindeki taslak sözleşmeyi, dava dışı ... Termal'in şikayeti ile birlikte belediye meclisi toplantısına konu ettiğini, belediyenin o dönemki avukatı...'dan bahsi geçen meclis toplantısı esnasında sözlü onay alındığını, Bigadiç Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kusur yüklenilmiş müvekkilinin salt bu dayanak ile tazminata hükmedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olup hukuk hakiminin, kusurun değerlendirilmesi, oranın belirlenmesi, zararın kesin ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi gibi sorumlulukları bulunmakta olup temyize konu dava dosyasında bu hususların hiç dikkate alınmadığını, ceza ve hukuk mahkemesinde alınan iki bilirkişi raporunda hem miktar hem içerik olarak ciddi fark olmasına karşın raporlar arasındaki çelişki giderilmeden tek emekli Sayıştay denetçisinin hazırlamış olduğu raporun hükme esas alındığını, teknik bilgiye hakim jeofizik mühendisi, çevre mühendisi, makine mühendisi gibi kişilerce bilirkişi raporu aldırılmadığını, Belediyelerin kâr amacından ziyade sosyal menfaatleri ön planda tuttuklarının göz ardı edildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kamu zararının tahsili talebine ilişkindir. 1-Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, davanın Belediye Başkanı olan davalının davacı ... ile dava dışı ... Sanayi ve Ticaret AŞ arasında imzalanan 15.07.2010 tarihli ek sözleşme ile "termal su ücreti tahakkuklarının silinmesi, uygulanan cezaların silinmesi, 2009 Eylül ayı sonrasındaki dönemlere ait tahakkukların eksik yapılarak belediyenin zarara uğratıldığı" iddiası nedeniyle oluştuğu iddia edilen kurum zararın tahsiline dair açıldığı, mahkemece tek kişiden oluşan emekli Sayıştay denetçisinden alınan 04.11.2019 tarihli bilirkişi raporu ile davalı ... Başkanının öncelikle meclis tarafından borç tasfiyesi niteliğinde olarak sözleşme tasarısına konulan hükmü tekrar görüşmek üzere belediye meclisine iade etmeyerek ya da bu hükmün iptali için idari yargıya gitmeyerek görevinin gereklerine aykırı davrandığı gibi 5393 sayılı Yasa'nın 38/g ve 38/h maddeleri hükümlerine aykırı olarak belediye meclisi kararında yer almayan hükümleri içeren sözleşmeyi imzalayarak görevinin gereklerine aykırı hareket ettiği ve yüklenici tarafından yapılan ödeme ve devir bedelleri mahsubu yapıldığında ek sözleşmeler nedeni ile belediyenin uğradığı kamu zararının 1.646.430 TL olacağı yönünde görüş bildirildiği, mahkemece bu rapor karara esas alınarak davanın kısmen kabulüne, 1.646.430,00 TL kamu zararı alacağının kamu zararının oluştuğu tarih olan 15.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin (faiz talebinin) reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Dosyanın incelenmesinde dava konusu olaya ilişkin olarak davalı ... başkanı hakkında "görevi kötüye kullanma" suçundan Bigadiç Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/372 Esas ve 2016/494 Karar sayılı dosyası ile yargılama yapıldığı ve bu dosya kapsamında emekli Sayıştay denetçilerinden oluşan heyetten aldırılan 22.03.2016 tarihli bilirkişi raporu ile 5393 sayılı Kanun'un 18. maddesinde alacaklardan vazgeçilmesine ilişkin usul ve esaslar belirtilmiş olup Belediye Başkanına yalnızca dava konusu olmuş uyuşmazlıkların sulh, tasfiye, feragat ve kabul gibi yollarla çözümüne imkan verilmekte olduğu, dava konusu olmayan uyuşmazlıklarda Belediye Başkanının alacaklardan vazgeçme yetkisinin olmadığı, inşaat işlerinin geciktirilmesi nedeniyle oluşan 1.024.675,00 TL alacağa ilişkin ödeme emirlerini iptal edildiği, yani bu alacaktan vazgeçildiği hususunun belirlendiği, mahkemece "bilirkişi raporunda zarar miktarı olarak hesaplanan miktarın mahkemeyi bağlamadığı ve mahkemelerince zarar miktarının hesaplanması istenilmediğinden bu yöndeki hesabın dikkate alınmadığı," hususuna değinilerek sanığın üzerine atılı görevin gereklerine aykırı hareket etme suretiyle görevi kötüye kullandığı suçunu işlediğinin sabit olduğu anlaşılmakla suçun işleniş şekli meydana gelen zararın ve sanıktaki suç işleme kastının ağırlığı dikkate alınarak bu suçtan takdiren ve teşdiden cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 2017/143-2017/148 Karar sayılı ilamı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmek suretiyle 02.02.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Her ne kadar ceza yargılamasında bilirkişi raporunda zarar miktarı olarak hesaplanan miktarın mahkemelerini bağlamadığı ve zarar miktarının hesaplanmasının da istenilmediği, bu yöndeki hesabın dikkate alınmadığı yönünde gerekçe yazılmışsa da söz konusu raporun emekli Sayıştay denetçilerinden oluşan heyet tarafından düzenlendiği anlaşılmış, karara esas alınan ve tek kişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporuna davalı tarafından itiraz edildiği de gözetilerek, zararın kapsamı konusunda tüm bilgi ve belgeler getirtilip, davacı kurumda yapılan inceleme sonucu düzenlenen müfettiş raporları ve ceza dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporu da irdelenerek Sayıştay uzman denetçilerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor aldırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir. 2. Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

VI. KARAR 1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 2-Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/234, K. 2026/1320, T. 10.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-234-e-2026-1320-k-deca5071f243