Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/2148 E. 2024/4992 K. – Tespit
Konu: Tespit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2148
- Karar No
- 2024/4992
- Karar Tarihi
- Konu
- Tespit
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2098 E., 2022/1594 K. HÜKÜM/KARAR : Dava Şartı Yokluğundan Davanın Usulden Reddi / Davacının Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2022/376 E., 2022/357 K. Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince hukuki yarar yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 53 FJ 766 plaka sayılı aracı ile 08.12.2021 tarihinde bir trafik kazasına karıştığını, karşı aracın kavşakta müvekkiline ait araca çarptığını ve kazanın meydana geldiğini, kaza neticesinde tutulan kaza raporu doğrultusunda müvekkilinin tam kusurlu gösterildiğini ve diğer sürücülerin kusuru olmadığı yönünde görüş bildirildiğini, kaza mahallinde müvekkilinin kavşağına geçmiş ve yoluna girmiş olduğunu, karşı aracın müvekkilinin arabasının arkasından geçebilecek iken panikleyerek müvekkilin aracına arka tarafından vurduğunu, kaza mahallinde yapılacak keşifle ve tanıkların beyanlarıyla bu durumun daha net görüleceğini ve olayın anlaşılacağını, kazada olmayan hasarlar da varmış gibi gösterildiğini, araç resimlerinin bilirkişilerce incelenmesi neticesinde araca biçilen 80.000,00 TL hasarın aslında o kadar olmadığının görüleceğini, açıklanan sebeplerden dolayı açılan haklı davanın kabulüne, kaza raporunun aslına uygun olarak yeniden tespitine, karşı aracın hasar kaydının yeniden düzenlenerek kaydın aslı ile düzeltilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tespit davasının kendine özgü dava olduğu dava sonucunda verilecek kararın icra ve infaz kabiliyeti olmadığı, bu nedenle uygulama alanının sınırlı olduğu, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması gerektiği (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 106/2) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerektiği, ... davası açılmasının mümkün olduğu hallerde tespit davasının açılmasında hukuki yararın olmadığının kabul edildiği, bir davada hukuki yararın bulunmasının dava şartı olduğu ve yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği, dosya kapsamında somut trafik kazasında kusurun (veya kusursuzluğun) tespiti maddi vakıa olduğundan, maddi vakıaların tek başlarına tespit davasının konusu teşkil edemeyeceği gerekçesiyle davanın HMK'nın 114/1-h maddesi gereği hukuki yarar yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yerinde keşif yapılmadan verilen kararı kabul etmedikleri ve bu nedenle kaldırılmasını talep ettiği mahkemece verilen kararın hatalı olduğu gerekçeleriyle istinaf yoluna başvurulmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun “Trafik kazalarına el koyma ve bilirkişilik” başlığını taşıyan 83 üncü maddesine göre kaza tespit tutanağı, kazaya karışan taraflar arasında çıkabilecek hukuki uyuşmazlıkların çözümüne esas olacak ve trafik zabıtasınca düzenlenecek bir belge olduğu, aksi her zaman her türlü delille ispat edilebileceği, tutanaktaki bilginin aksinin tanık anlatımları ve diğer delillerle kanıtlanmasının mümkün olduğu, kaza tespit tutanaklarına karşı kanunda doğrudan bir itiraz yolu ve iptal yolu düzenlenmemiş olması, aksi her zaman ispat edilebilecek belge niteliğinde bulunması ve mahkemelerce çözümlenecek uyuşmazlıkların görülmesi sırasında o mahkemelerce değerlendirilecek olması ve uygulamada tazminat davası açılması veya ceza soruşturmasının başlatılması durumunda kaza tespit tutanağına itiraz edilebileceği gözetildiğinde HMK'nın 114/1.h. ve HMK'nın 115/1 inci maddesine göre davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı, yerel mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile teminat altına alınan aracın davacının aracı ile karıştığı trafik kazası kaza tespit tutanağındaki kusur oranının yeniden tespiti talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 83 üncü maddesi. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olduğundan davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.