Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/1604 E. 2023/8589 K. – Tahkim

Konu: Tahkim

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1604
Karar No
2023/8589
Karar Tarihi
Konu
Tahkim

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tahkim davası hakkındaki Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin 10.07.2021 tarih, 2021/İHK-21454 sayılı kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili; 30.06.2017 tarihinde meydana gelen çift taraflı kazada davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı (ZMSS) olduğu aracın müvekkilinin sevk ve idaresindeki araca çarparak müvekkilinin yaralanmasına sebep olduğunu, davalının sigortacısı olduğu araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, olayla ilgili İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1085 E. sayılı dosyasında tazminat davası açıldığını, müvekkilinin gördüğü lüzum üzerine hem avukatını azlettiğini hem de dava dosyasından maddi tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla feragat ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla geçici ve kalıcı maluliyet zararı olarak 50,00 TL'nin davalı ... şirketinden tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre başvuranın daha önce aynı konu ve aynı tarafla ilgili dava ikame ettiği davasından daha sonra dilekçesiyle feragat etmiş olduğundan ve kesinleşen kararın maddi anlamda kesin hüküm ifade etmesi karşısında taleplerin tamamen reddine karar verilmiş, karara davacı vekili tarafından itiraz edilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davacının itirazlarının reddine, 01.10.2018 tarihli ve 2018/K. 65517 sayılı Uyuşmazlık Hakemi Kararının kaldırılmasına, davacının başvurusunun dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, dair verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda, İtiraz Hakem Heyetince, hakeme başvuru sırasında davacıda oluşan maluliyet oranının tespitine yönelik olarak herhangi bir rapor sunulmadığı, dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın usul yönünden reddine karar verilmiştir. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. Eldeki dava Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) yürürlüğünden sonra açılmıştır. HMK'nin 114 üncü maddesinde dava şartları gösterilmiştir. Aynı yasanın 115/2 nci maddesine göre de; eksik olan bir dava şartının, belirli bir süre verilerek giderilmesi mümkün ise hakim tarafından eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Bu süre içinde dava şartı eksikliği tamamlanmaz ise dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmelidir. HMK'nin 114 üncü maddesinde gösterilen ve dava şartı olarak belirlenen bir çok hususun tarafça giderilebilecek bir noksanlık olarak görüldüğü madde gerekçesinden de anlaşılmaktadır. Öte yandan aynı maddenin 2 nci fıkrasında "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu" belirtilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince kaza tarihi (30.06.2017) itibari ile yürürlükteki Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca, usulüne uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla ATK 3. İhtisas Kurulu'ndan ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından rapor alınıp sonucuna göre, karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Öte yandan; davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 109/3 üncü maddesinde, dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılmasının, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmediği düzenlenmiştir. Somut olayda davacı tarafın hakeme başvurudan önce aynı kazaya ilişkin olarak İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davadan feragat ettiği, feragat dilekçesinde maddi ve manevi tazminat taleplerim saklı kalmak kaydıyla feragat ediyorum şeklinde şerh düşüldüğü anlaşılmaktadır.Bu durumda davacının mahkeme dosyasındaki feragati kısmi feragat olup sadece dava konusu ettiği 500,00 TL yönünden kesin hüküm teşkil edeceğinden kararın yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 05.07.2023 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/1604, K. 2023/8589, T. 05.07.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-1604-e-2023-8589-k-05b40a3f43d7