Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/1421 E. 2023/12993 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1421
Karar No
2023/12993
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/512 E., 2021/515 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın usulden reddi Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak esas hakkında yeni hüküm kurulmasına, davanın usulden reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı 11.07.2017 tarihli trafik kazası sonucunda yolcu konumundaki davacının yaralandığını, sigorta şirketine yapılan başvuru sonucu düşük oranlı maluliyet üzerinden bir miktar ödeme yapıldığını ancak davacının sol kol ve elindeki şikayetlerinin giderek artması sonucu düzenlenen 26.11.2020 tarihli maluliyet raporunda davacının maluliyet oranının belirlendiğini, rapordan anlaşıldığı üzere davacının beden gücü kaybında ciddi artış olduğu ve başvurunun maluliyet artışına ilişkin olduğunu, %33 maluliyet karşılığında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 38.625,00 TL sürekli iş göremezlik, 1.000,00 TL faturalandıırılmayan tedavi gideri, 1.200,00 TL adli tıp ücreti ve 175,40 TL noter masrafı olmak üzere toplam 41.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslahla talebini 144.366,97 TL'ye arttırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik evrakla başvuru yapıldığından davanın usulden reddini, davacıya 14.09.2018 tarihinde 4.445,00 TL ödeme yapıldığını, davacının kötüniyetli olarak 2 sene sonra ödemeyi iade ettiğini, eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, 2 yıllık süre geçmiş olduğundan davacının ibranamenin geçersiz olduğunu ileri süremeyeceğini, davacı tarafa %4 maluliyet oranı üzerinden 36.499,00 TL ödeme yapıldığını, tek taraflı olarak davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılmasını, Anayasa Mahkemesi kararının dikkate alınması gerektiğini, davacının gelirinin resmi belge ile ispatlanamaması halinde asgari ücretin esas alınması gerektiğini, ceza soruşturmasında uzlaşmanın olup olmadığının tespitini, tarifeye göre belirlenecek vekalet ücretinin beşte biri oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazadaki %75 kusuru ve davacının sunduğu rapordaki % 12 maluliyet oranı üzerinden, aktüer raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 141.991,57 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatı, 1.000,00 TL ulaşım barınma vb. gideri ile 1.200,00 TL adli tıp ücreti olmak üzere 144.191,57 TL'nin 24.12.2020'den işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın usulden reddini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, Selçuk Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı'ndan alınan rapora göre kalıcı maluliyetin bulunmadığının tespit edildiğini, hükme esas alınan raporun yönetmelikte belirlenen şartları taşımadığını ve raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, tazminat hesabının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartları dikkate alınarak yapılmasını, Anayasa Mahkemesi iptal kararının dikkate alınmasını, adli tıp rapor ücreti ve tedavi ve ulaşım giderinin teminat dışı olması nedeniyle reddi gerektiğini, alacağın %15'lik kısmının temlik edildiğini, temlikname kapsamında temlik edilen kısım yönünden tazminattan mahsup yapılmasını, tarifeye göre belirlenecek vekalet ücretinin beşte biri oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında bulunan iki maluliyet raporu arasında açık çelişki olduğunu, çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiği, İtiraz Hakem Heyeti'nin Adli Tıp Kurumu'na (ATK) resmi müzekkere yazma yetkisi bulunmadığı, iki aylık tahkim süresi içinde Adli Tıp Kurumu'ndan çelişkiyi giderecek rapor almanın mümkün olmadığı, bu haliyle davacının sigorta şirketine başvuru sırasına hüküm kurmaya ve denetime elverişli sağlık kurulu sunmaması nedeniyle dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle, davalı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak esas hakkında yeni hüküm kurulmasına, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; usulden ret kararının hatalı olduğunu, talebin maluliyet oranındaki artışa dayandığını, davanın yeni bir olguya dayandığının kabul edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) adli tıp raporunun artan maluliyeti tespit etmediği değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, ATK raporunun kendisinin artan maluliyetini ispatlayan yegane belge olduğunu, hakemlerin tıbbi mütaalayı ya da sunulan tıbbi evrakların yeterliliğini değerlendirme yetkisi ve yeterliliğinin bulunmadığını belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı kaza sonucu davacının yaralanması nedeniyle artan maluliyet iddiasına dayalı sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Davacı vekili sigorta şirketine yapılan başvuru sonucu düşük oranlı maluliyet üzerinden bir miktar ödeme yapıldığını ancak davacının sol kol ve elindeki şikayetlerinin giderek artması sonucu düzenlenen 26.11.2020 tarihli maluliyet raporunda davacının maluliyet oranının belirlendiğini, rapordan anlaşıldığı üzere davacının beden gücü kaybında ciddi artış olduğunu belirterek tazminat isteminde bulunmuştur. Somut olayda; davacı talebinde maluliyetinde artış olduğunu belirtmiş olup, İtiraz Hakem Heyetince dosya kapsamında bulunan iki maluliyet raporu arasında açık çelişki olduğunu, çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiği, İtiraz Hakem Heyeti'nin Adli Tıp Kurumu'na resmi müzekkere yazma yetkisi bulunmadığı, iki aylık tahkim süresi içinde Adli Tıp Kurumu'ndan çelişkiyi giderecek rapor almanın mümkün olmadığı, bu haliyle davacının sigorta şirketine başvuru sırasında hüküm kurmaya ve denetime elverişli sağlık kurulu raporu sunmaması nedeniyle davanın şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar 5684 sayılı Kanun'un 30/12 nci maddesi gereği, İtiraz Hakem Heyeti dosyanın kendisine intikalinden itibaren 2 ay içinde kararını vermek zorunda ise de, bu sürenin tarafların muvafakati ile uzatılmasına yasal bir engel bulunmamaktadır. Diğer yandan; eldeki davanın da konusunu oluşturan uyuşmazlıklarda, çoğu somut olayda en yakın üniversite hastanesinin adli tıp bölümünden alınacak raporların da ATK tarafından düzenlenen raporlara eşdeğer olduğu, Dairemizin uygulamaları ile yerleşik ... gelmiştir. Eldeki dosya kapsamında bulunan maluliyet raporlarında gelişen durum olup olmadığı yönünden bir değerlendirme yapılmamış olması nedeniyle raporlar karar vermeye yeterli ve elverişli değildir. Açıklanan vakıalar karşısında İtiraz Hakem Heyeti'nce; davacıya ait tüm tıbbi belgeler getirtilerek tedavinin hangi tarihte tamamen sona erdiği, tedavinin devam edip etmediği, gelişen durum olup olmadığı ve gelişen durum var ise kaza ile gelişen durum sonucu ortaya çıkan maluliyet oranı arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı hususlarında gerekçeli ve denetime elverişli maluliyet raporu alınması, gelişen durumların bulunması halinde yargılama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/1421, K. 2023/12993, T. 04.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-1421-e-2023-12993-k-7c92b19d4d5b