Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/1363 E. 2025/46 K. – Destekten Yoksun
Konu: Destekten Yoksun Kalma Tazminatı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1363
- Karar No
- 2025/46
- Karar Tarihi
- Konu
- Destekten Yoksun Kalma Tazminatı
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1085 D.İş -2022/1085 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-66374 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/243154 Taraflar arasındaki destekten yoksun kalma tazminatı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İtiraz Hakem Heyetince davacıların davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin 12 nci fıkrası gereği Sigorta Tahkim Komisyonlarının 40.000,00 TL yi geçmeyen kararları kesindir. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar yönünden temyiz sınırı her dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenecektir. Davacılardan... için 5.100,00 TL, ...için 5.100,00 TL, .............. için 17.548,51 TL, ... için 6.942,13 TL, tazminat isteminde bulunulmuş; Uyuşmazlık Hakem Heyetince taleplerin ......... ve ... yönünden ayrı ayrı kabulüne ve ... yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş; davalı vekilinin itiraz etmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar davacı ............ için 17.548,51 TL, ... için 6.942,13 TL, ........... için 2.294,62 TL,.... için 4.118,81 TL olup kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla iş bu davacılar yönünden davalının temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekilinin davacı ... için verilen hükme ilişkin temyizinin incelenmesinde kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanan aracın, bisiklet sürücüsü konumundaki davacıların desteğine 15.06.2021 tarihinde çarpması sonucunda ölümlü trafik kazasının meydana geldiğini, davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını, davalıya dava öncesinde yapılan başvuru sonucunda davalı tarafça davacılara kısmi ödeme yapıldığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için 5.100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 25.500,00 TL tazminatın davalıya yapılan başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası olan tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş ve bedel artırım dilekçesiyle talebini davacı ... yönünden 144.099,11 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından dava öncesinde davacılara, kusur durumunun dikkate alınması suretiyle 09.12.2021 tarihinde 254.997,00 TL ödeme yapıldığını ve davacıların bakiye zararlarının kalmadığını ve bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacılarca dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacıların desteğinin kaza esnasında kask ve koruyucu tertibat takmamış olması nedeniyle %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde olduğundan kusur raporu alınması gerektiğini, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz oranının esas alınması gerektiğini, müvekkili aleyhine faize karar verilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faize karar verilmesi gerektiğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek başvurunun reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların davalarının kısmen kabulü ile ... için 144.099,11 TL, ... için 6.942,13 TL, ............ için 17.548,51 TL, .......... için 2.294,62 TL,.............için 4.118,81 TL olmak üzere toplam 175.003,18 TL destekten yoksun kalma tazminatının 02.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine ve davacılar vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan ... için 9.200,00 TL, ... için 6.942,13 TL, ........... için 9.200,00 TL, .........için 2.294,62 TL, ............. için 4.118,81 TL olmak üzere toplam 31.755,56 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, davalı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan ..................için 2.805,38 TL,..............için 981.19 TL olmak üzere toplam 3.786,57 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığından davalının itirazlarının reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan kusur raporunda müvekkiline izafe edilen kusur durumunu kabul etmediklerini, 2918 sayılı KTK'nın 111.maddesi gereği yapılan ödemenin ödeme tarihi itibariyle davacıların zararını karşılayıp karşılamadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacıların desteğinin kaza esnasında kask ve koruyucu tertibat takmamış olması nedeniyle %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz oranı esas alınmak suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe: Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, bisiklet sürücüsü olan davacıların desteğine çarpması ile davacıların desteğinin vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamanın doğru olmasına, uzman bilirkişi raporunun denetime elverişli ve yeterli bulunmasına, alınan kusur raporunun kazanın oluş şekline uygun olmasına göre davalı vekilinin davacı ... yönünden aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Davalı ... şirketince davacıya dava tarihinden önce yeterli ödeme yapıldığı ve davacının bakiye zararının bulunmadığı ileri sürülmüştür. Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan 02.09.2022 tarihli hesap raporunda; sigorta şirketi tarafından Genel Şartlarda belirtilen yönteme ve %50 kusur oranına göre 09.12.2021 tarihinde toplam (tüm davacılar için) 254.996,83 TL ödeme yapıldığı, farklı yöntem ve kusur oranının kullanılması nedeniyle ödemenin yetersiz olduğu ifade edilmiştir. Şu durumda; öncelikle sigorta şirketi tarafından ödemenin yapıldığı tarihteki verilere (ödeme tarihindeki asgari ücret vs. gibi ) göre hesaplama yapılması ve buna göre ödemenin gerçek zararı karşılayıp karşılamadığının değerlendirilmesi husunda denetime el verişli ek rapor alınarak sonuca gidilmesi gerekirken; eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. 3- TBK’nın 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. 2918 sayılı KTK'nın 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi ve eki Cetvel uyarınca; bisiklet, elektrikli bisiklet, motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur. Somut olayda; davacıların desteğinin trafik kazası sonucunda öldüğü ve ölüm sebebinin ise ağır kafa travması, ciddi beyin kanaması olduğu dosya kapsamındaki Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığına ait 16.06.2021 tarihli olay yeri inceleme ve ölü muayene tutanağından anlaşılmıştır. Açıklanan bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacıların desteğinin koruyucu başlık (kask) takmadığı sabit olup, buna göre; davacıların desteğinin koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince ve Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1. Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin davacılar..., ...önünden miktardan REDDİNE, 2. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı ... yönünden diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 3. Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı ... yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine, 06.01.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY 1-Dava, trafik kazası sonucu oluşan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78 inci maddesi ile Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 150 nci maddesi gereği belli araçlarda sürücü ve yolcuların koruyucu tertibat kullanmaları zorunludur. Anılan yönetmelikte 16.08.2022 tarihinde yapılan değişiklik ile bisiklet sürücüleri için kask takma zorunluluğu getirilmiştir. Yönetmelikte yapılan bu değişiklikten sonra meydana gelen kazalarda, bisiklet sürücüsünün kask takmaması ve ölüm ya da maluliyetin bu nedenden doğması halinde hesap edilecek tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerekecektir. Davaya konu somut olayda, davacılar desteği bisiklet sürücüsü ile davalıya zorunlu trafik sigortalı araç sürücüsünün karıştığı trafik kazasının 15.06.2021 tarihinde meydana geldiği görülmektedir. Bu itibarla, yasal olarak kask takma zorunluluğunun bulunmadığı dönemde meydana gelen kaza sonucu ölümde kask takmayan desteğin müterafik kusurlu sayılması mümkün olmadığından, (3) numaralı bentteki bozmaya katılmak mümkün olmamıştır. 2-Davacıların davalı sigortacıya başvurusu üzerine, dava açılmadan önce davacılara % 50 sigortalı kusuru üzerinden ödeme yapıldığı, eldeki davada kusur oranlarının belirlenmesi için alınan bilirkişi raporunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün % 75 oranında kusurlu olduğu kabulüyle tazminata karar verildiği, sayın çoğunluk tarafından davalı vekilinin kusura ilişkin temyiz itirazının reddine karar verildiği görülmektedir. Davalının harici ödemesinde esas aldığı kusur oranı ile eldeki davanın yargılamasında kabul edilen kusur oranı arasında % 25'lik bir fark bulunduğu, kusur oranları arasındaki bu fark nedeniyle davalının davadan önce yaptığı ödemenin yetersiz olacağı açıktır. Bu nedenle, davalı yan kusur oranının (temyiz itirazının reddiyle) kesinleştiği ve kesinleşen kusur oranına göre davalının ödeme tarihindeki verilerle hesap yapılması halinde de tazminatın daha yüksek çıkacağı gözetildiğinde, (2) numaralı bentteki bozmanın sonuca etkili olmadığı değerlendirilmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle, temyize konu edilen kararın usul ve yasaya uygun olması nedeniyle, İtiraz Hakem Heyeti kararının onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.