Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/2129 E. 2025/819 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2129
- Karar No
- 2025/819
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.hukuk Dairesi SAYISI : 2021/695 Esas, 2023/1850 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/805 E., 2021/30 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının devraldığı ... ile imzalanan protokoller kapsamında davacı tarafından Ankara ilinde satışı yapılan doğalgazın bedellerinin davalı banka tarafından tahsil edildiğini, tahsil edilen paraların birbirinden farklı abonelik biçimlerine göre açılan farklı hesaplarda tutulduğunu, dava konusu ... numaralı tahsilat hesabının ağırlıklı olarak kamu kurumları, kamu kurumları adına saymanlıkları, hastaneler, site yönetimleri, fabrikalar gibi büyük miktarda doğalgaz tüketen abonelerin fatura bedellerini ödemek için tahsilat öncesinde EFT/havale yolu ile para yatırılan veya ön ödemeli doğalgaz alımı için EFT/havale yolu ile gaz alımı yapılmadan önce para yatırılan bir hesap olduğunu, davalı Bankanın akdedilen protokollerin tümüne aykırı hareket etmek suretiyle ... olarak adlandırılan hesapta müvekkiline ait paraları haksız olarak tuttuğunu, bu paraların ilgiliye henüz gaz satışı yapılmadığı veya fatura ödemesinin gerçekleşmediği gibi gerekçelerle müvekkiline kullandırılmadığını, bununla birlikte hesapta haksız olarak tutulan para karşılığında herhangi bir faiz de ödenmediğini, bu şekilde müvekkili şirketin kendisine ait olan paraları kullanamaması nedeniyle maddi zarara uğradığını, ... numaralı hesabın 22.08.2011 tarihinde yoğun uğraşlar sonucu kapatılabildiğini, ... Bank tarafından müvekkili şirkete verilen Over Night faiz oranı olan % 11,09 üzerinden yapılan hesaplama ile bankadan faiz talebinde bulunulduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 431.615,97 TL'nin hesabın kapatıldığı 22.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tazminine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirket adına ..., ..., ..., ..., ... numaralı hesapların açıldığını, teknik olarak bu hesapların davacı firma kullanımına açık olduğunu, davacının tahsilat hesapların kullanımıyla ilgili bir problemi olmadığını, bu hesapların davacının belirlemiş olduğu çalışanları tarafından internet bankacılığı yoluyla görüntülenebildiğini, yazılı veya sözlü talebi halinde davacıya hesap ekstrelerinin gönderildiğini, her hafta salı ve cuma günleri ihtilaf konusu hesabın bakiyesi ve içeriği ile ilgili olarak davacı ile teyit işleminin yapıldığını, davacının yönetim yapısında meydana gelen değişiklik üzerine yeni yönetim tarafından ... uzantılı hesabın varlığının inkar edildiğini ve kapatılmasının talep edildiğini, 2002 yılında açılan MT7 numaralı hesaba karşı 2011 yılına kadar davacının hiçbir itirazının bulunmadığını, davacı yanın talebinin kabul edilerek 22.08.2011 tarihinde bu hesabın kapatıldığını, davacının faiz kaybından bahsetmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile protokoller kapsamında davacı şirket tarafından satışı yapılan doğalgazın bedellerinin davalı banka tarafından tahsili işlemini müteakip birbirinden farklı abonelik biçimlerine göre farklı hesaplar açıldığı, bu hesaplar dışında 22.01.2007 tarihinde açılan ... isimli başka bir hesabın daha bulunduğu, bu hesabın ağırlıklı olarak kamu kurumları, site yönetimleri, fabrikalar gibi büyük miktarda doğalgaz tüketen abonelerin fatura bedellerini ödemek için tahsilat öncesinde EFT/havale yolu ile para yatırdıkları veya ön ödemeli doğalgaz alımı için EFT/havale yolu ile gaz alımı yapılmadan önce para yatırdıkları bir hesap olduğu, davalı bankanın taraflar arasında imzalanan protokol hükümlerine aykırı hareket ederek ... olarak adlandırılan hesapta davacıya ait olan parayı faiz işletmeksizin tuttuğu ve hesapta beklettiği, faiz işletilen diğer hesaplara aktarmadığı, davacının talebi üzerine ... adlı hesabın 22.08.2011 tarihinde kapatılarak bu hesapta tutulan paraların yine davalı banka nezdinde bulunan diğer kullanım hesabına aktarıldığı, o tarihte davalı Banka tarafından Over Night (O/N) tabir edilen gecelik repo faiz oranı olan % 11,09 üzerinden nemalandırıldığı, buna göre davacının ... adlı hesapta davalı banka tarafından tutulan paralar nedeni ile faiz gelirinden mahrum kaldığı, ancak davacı çalışanlarına davalı banka tarafından 30.09.2009- 30.08.2010 tarihlerinde internet bankacılığı tanımlanmak suretiyle tüm hesaplara erişim imkanı sağlayan şifre tahsis edilmiş olduğu, buna göre davacının anılan uygulamadan haberdar olduğunun kabulü gerektiği, bir an için haberdar olmadığı kabul edilse dahi basiretli bir tacir olarak basit bir araştırma veya denetleme ile durumdan haberdar olabilecekken bu yükümlülüğünü yerine getirmediği için zararın artmasına neden olduğu, bu nedenle sorumluluğun %50 oranında paylaştırılması gerektiği, bankacı bilirkişi tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre hesabın açıldığı 22.01.2007 tarihi ile hesabın kapatıldığı 22.08.2011 tarihleri arasında Merkez Bankası gecelik repo faiz oranları ortalamasının alındığı, bu oranın %11,09 olup davalı bankanın ... isimli hesabın kapatılmasından sonra paranın aktarıldığı MT1 adlı hesaba işletilen faiz oranı ile de aynı olduğu, buna göre davacının faiz alacağının hesabında %11,09 faiz oranının esas alınması gerektiği, valör tarihleri esas alınarak yapılan hesaplama neticesinde ise davacının KDV hariç 292.842.85 TL faiz zararı bulunduğu, davalının 146.421,42 TL faiz zararını ödemekle yükümlü olduğu kanaatine varıldığı, davaya konu talebin faiz alacağına ilişkin olduğundan ayrıca hüküm altına alınan kısım yönünden faiz işletilmesine gerek bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 146.421,42 TL nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile doğal gaz satışı sebebiyle davalı banka nezdinde söz konusu protokollere istinaden oluşturulan ..., ..., ... nolu hesapların dışında 22.01.2007 tarihinde davalı bankaca açıldığı belirlenen dava konusu MT 7 nolu uzantılı hesapta taraflar arasında imzalanan protokol hükümlerine aykırı olarak davacıya ait olan paranın faiz işletilmeksizin hesapta tutulduğu, pararın faiz işletilen diğer hesaplara aktarılmadığı, davacının talebi üzerine MT7 adlı hesabın 22.08.2011 tarihinde kapatılarak bu hesapta tutulan paraların yine davalı banka nezdinde bulunan diğer kullanım hesabına aktarıldığı ve o tarihte davalı Banka tarafından Over Night (O/N) tabir edilen gecelik repo faiz oranı olan % 11,09 üzerinden nemalandırıldığı, buna göre davacının MT7 adlı hesapta davalı banka tarafından paralar nedeni ile mahrum kaldığı faiz gelirinden dolayı maddi zararının doğduğu, davacının talebi bankadaki mevduat hesabına tahakkuk etmesi gerekirken tahakkuk ettirilmeyen faiz talebi olduğundan banka uygulamalarına ve teamüllerine uygun olarak faiz hesabı yapılması gerektiği, bu bağlamda her bir işleme ait valör tarihleri üzerinden MT 7 nolu hesaba alacak kaydedilen tutarlar için alacak kaydedildikleri tarihten itibaren 22.08.2011 tarihine kadar hesaplanan faiz tutarlarından, MT 7 nolu hesaba borç kaydedilen tutarlar için borç kaydının oluştuğu tarihten itibaren 22.08.2011 tarihine kadar hesaplanan faiz tutarları tenzil edilerek zararın hesaplanması gerektiği, davacının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 52. maddesi gereği müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesince %50 oranında kusur atfedilmesinin yerinde olduğu, faiz alacağı için KDV de talep edilmişse de hükme esas alınan en son tarihli bilirkişi raporunda da bildirildiği üzere, bankaların mevduata tahakkuk ettirdikleri faiz tutarları üzerinden KDV ödemeleri yönünde bir uygulamanın bulunmadığı, faiz alacağı için KDV talep edilemeyeceği, zararın, el konulan paranın mahrum kalınan faiz getirisi olmasının alacağa faiz yürütülmesine engel olamayacağı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne 244.997,57 TL maddi tazminatın 22.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranını geçmemek üzere reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflarca imzalanan protokollerdeki hükümlere aykırı olarak davalı banka nezdindeki hesapta müvekkiline ait paraların haksız olarak tutulduğu iddiasıyla uğranılan maddi zararın tazmini istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-b hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre, Bölge Adliye Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacının temyiz ettiği reddedilen meblağ 186.618,04 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığından davacı vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine, 12.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.