İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/277 E. 2025/62 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/277
- Karar No
- 2025/62
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/277 Esas KARAR NO : 2025/62 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 23/03/2023 KARAR TARİHİ : 16/01/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/02/2025 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı ...... ’in maliki bulunduğu, müvekkili şirkette ZMMS ( Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ) bulunan ...... plaka no’lu aracın olay yerini terk eden, kusurlu sürücü sevk ve idaresindeyken 13.09.2021 tarihinde yapmış olduğu kaza neticesinde ..... plakalı araç üzerinde maddi hasar meydana getirmiş olduğunu, kaza sırasında ...... plaka no’ lu araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği anlaşılmış olduğunu, dava konusu trafik kazası esnasında sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmiş olduğunun tespiti ile “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlarının” B.4.-F maddesi ihlal edilmiş olup, ilgili maddenin ihlali ile müvekkil sigorta şirketinin sigortalı davalıya rücu hakkı doğmuş olduğunu, meydana gelen kaza sonrasında ...... plakalı aracın maddi hasara uğramış olup sigortalı araçta kaza sebebiyle oluşan ve ekspertiz incelemesiyle tespit edilen hasar miktarının davalının kusuruna tekabül eden kısmının tamamı olan 32.161,68 TL müvekkili şirket tarafından karşı tarafa ödenmiş olduğunu, ..... plakalı aracın kazanın oluşumunda kusurlu olup; kaza sonucunda oluşan ve karşı tarafa ödenen hasar bedelinin aracın malikinden rücuen tahsili amacıyla davalılar aleyhine Küçükçekmece ...... İcra Md. ...... E. E. sayılı dosyası ile yasal takip başlatılmış ise de, davalının süresi içerisindeki itirazı ile takip durmuş olduğunu ve huzurdaki davayı açtıklarını, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu olduğundan (TTK m. 5A/1) taraflarınca arabulucuya başvurulmuş ancak davalı şirket ile anlaşma sağlanamamış olduğunu, tüm bu nedenlerle; davalı şirketin itirazının iptali ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına ve ayrıca davalı şirket aleyhine %20 den az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı sigorta şirketinin, müvekkiline ait ...... plakalı aracın 13.09.2021 tarihinde ..... plakalı araçta maddi hasar meydana getirip olay yerini terk ettiği iddiası ile hasar gören aracın hasarının giderilmesine dair yapılan masrafların taraflarından tahsilini talep etmekte olduğunu, olayın müvekkiline ait araçla bir alakası olmayıp, davacı şirketçe 3. kişilere yapılan ödeme haksız bir ödeme olup rücu talebi ret edilmesi gerektiğini, aracı hasar gören 3. Kişi ile müvekkilinin aynı mahallede ikamet etmekte olup, müvekkilinin aracına benzer bir aracın daha aynı sokakta var olduğunu, bir ihtimal olarak bu araçla müvekkilinin aracının benzerlik göstermesi nedeniyle bu benzetmeden kaynaklı müvekkilinin plakasının bir varsayım sonucu tutanağa yazıldığını düşünmekte olduklarını, aksi durumda iddialarla mevcut gerçek arasında bir çok çelişki bulunmakta olduğunu, müvekkiline ait araç ......, kasa boyası siyah bir kamyon olduğunu, müvekkilinin sebze ve meyve satışı yapmakta olup, bu aracı bu amaçla kullanmakta olduğunu, her gün sabaha doğru 3-4 gibi araç sebze haline gidip mal almakta, oradan direk semt pazarına gidip sabahın erken saatlerinde satış yapmak üzere hazırlık yapıp akşam 22:00 ve sonrası eve dönüş sağlanmakta olduğunu, bu işin ailece yapılmakta olup, sebze hal'ine gidiş dönüşümlü olarak gerçekleşmekte olduğunu, gene söz konusu tarihte de müvekkilinin semt pazarında olup işinin başında olduğunu, zira kaza tutanağındaki 09:45 sularında bir pazar aracının evin kapısında olmasının mümkün olmadığını, müvekkiline ait aracın olay günü o saatlerde semt pazarında olduğuna dair bir çok tanık dinletebileceklerini, diğer yandan hasar gören 3. Kişiye ait aracın hasarlı yerine bakıldığında sarı renkte bir aracın bu araca çarptığı boya izinden de bariz şekilde görülebilmekte olduğunu, aracın renginin hiçbir zaman sarı olmamış olup, fabrika çıkış renginin de asla sarı olmadığını, bu anlamda hasara sebebiyet veren aracın renginin bile tutarsızlık gösterdiği böylesi bir olayda davacı sigorta şirketinin şüpheye düşmeden ve gerekli incelemeleri yapmadan, salt 3. Kişinin beyanı üzerine ödeme yapması kendi ticari basiretsizliğinden kaynaklanmış olup, müvekkiline atfedilecek herhangi bir sorumluluk bulunmamakta olduğunu, olay yerinden kaçtıkları iddiasını destekler bir görüntü veya başkaca delil olmayıp, sadece hasarlı aracın sahibinin beyanından ibaret bir iddia üzerine ödeme yapan davacı sigorta şirketinin kusurlu olduğunu, tüm bu nedenlerle müvekkilinin içinde yer almadığı ve müvekkiline ait aracın boya rengi ile tutarsız kaza izi, taraflarına ait aracın ticari bir araç olup o sırada ev önünde bulunmaması ve bunu destekleyici tanık anlatımlarınında mümkün olacağı hususları dikkate alınarak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına ve ayrıca davalı müvekkili lehine %20 den az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkememizce Küçükçekmece ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının ...... SİGORTA ŞİRKETİ borçlusunun ...... olduğu, 33.771,53-TL üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır. Mahkememiz dosyasına ...... ve ......'den rapor aldırılmış, bilirkişi heyeti sunmuş olduğu 08/07/2024 tarihli raporunda özetle; "Mevcut tespitlere göre; 1- Bu kazanın oluşumunda; sürücüsü tespit edilemeyen...... plakalı aracın geri manevra yaparken dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak kazaya sebebiyet verdiğinden , -2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda belirtilen Sürücülere ait kusurlardan yasaktır maddesini ihlal etmesi nedeniyle kazanın oluşumunda olduğu, 2-Bu kazanın oluşumunda; Park halinde olan ..... Plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda KUSURSUZ olduğu, 3-13/09/2021 tarihinde meydana gelen kaza sonucu ...... Şasi Numaralı 2020 Model Yıllı, .... Marka, ..... Model araçta meydana gelen hasar bedelinin kaza tarihi itibarıyla 19.651,77 TL (On dokuz Bin Altı Yüz Elli Bir Türk Lirası, Yetmiş Yedi Kuruş) olduğu düşünce ve kanaatlerine varıldığını " belirtmişlerdir. Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, 13/09/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacının 3. Kişiye ödediği hasar bedelini sigortalısı olan davalının olay yerini terk ettiği iddiasıyla davalıdan talep edip edemeyeceği, kazaya karışan aracın davalıya ait olup olmadığı konularında olduğu anlaşılmıştır. Poliçe tanzim ve kaza tarihinde yürürlükte bulunan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMMS) Genel Şartlarının "zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkı" başlıklı B.4/f bendinde "f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde" düzenlemesine yer verilmiştir. Olay yerini terk ile içe rücu sebebi gerçekleşmiş olup olay yerini Genel Şartların B.4. maddesinde sayılan haller ile benzer zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini, dolayısıyla rücu sebebinin oluşmadığını ispat yükü ise sigortalıdadır. (Aynı yönde İstanbul BAM 8. HD 2021/1618 Esas, 2024/1484 Karar sayılı ilamı) Somut olayda; kaza tespit tutanağının içeriği göz önünde bulundurulduğunda sigortalı araç sürücüsünün kaza mahallini terk ettiği sabit olup, kaza tespit tutanağı içeriğine göre kamera kaydı izlenerek tutanağın tutulduğu anlaşıldığından davalının aracın pazar yerinde olduğu hususunda tanık dinletme talebinin dosyaya yararı olmayacağı kanaatine varılarak tanık dinlenmeyerek, davalı tarafça, sürücünün, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu hal nedeniyle kaza mahallinden ayrıldığına dair savunma veya ispat aracı ileri sürülmediği göz önünde bulundurularak davacının olay yerini terk nedeniyle davalıya karşı dava açabileceği anlaşılmıştır. Davalının meydana gelen olayda %100 kusurlu olması nedeniyle davacının talep edebileceği toplam hasar bedelinin 19.651,77-TL olduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile alacak ancak bilirkişi raporu ile tespit edilebilir olması sebebiyle likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Reddedilen bu kısım yönünden davacı tarafın kötüniyeti ispatlanamadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmemiştir. HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; Küçükçekmece ....... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 19.651,77-TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 1.342,41-TL ilam harcından peşin alınan 576,74-TL harcın mahsubu ile bakiye 765,67-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 179,90-TL Başvuru Harcı, 576,74-TL Peşin Harç olmak üzere toplam 756,64-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00-TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 1.815,53-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3120 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 1.304,46-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 7-Davacı tarafından sarf edilen 5.000,00-TL bilirkişi ücreti, 136,25-TL posta masrafı olmak üzere toplam 5.136,25-TL den kabul red oranına göre hesaplanan 2.988,80-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 19.651,77-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 14.119,76-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 10-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı; alacak miktarı Kesinlik sınırının altında kaldığından HMK 362. maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.16/01/2025 Katip ..... ¸e-imzalıdır Hakim ..... ¸e-imzalıdır