Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/13563 E. 2024/1244 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/13563
Karar No
2024/1244
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/977 D.İş, 2022/973 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : KIT/2022-830 DAVA TARİHİ : 01.08.2017 HÜKÜM/KARAR : Davalının itirazının kabulüne SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2017/63441 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Daire kararın bozulmasına karar vermiş, İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yapoılan yargılama neticesinde davalının itirazının kabulü ile kararın kaldırılmasına ve başvurunun reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 17.10.2015 tarihinde geçerli bir Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan aracın kusuru ile meydana gelen kaza neticesinde müvekkilinin yaralanarak %61 oranında malul kaldığını, Güvence Hesabına yapılan başvuru sonrasında 07.02.2017 tarihinde 104.447,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, ancak bu ödemenin eksik ve yetersiz olduğunu, müvekkilinin kaza tarihinde asgari ücretli olarak çalıştığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 42.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsili talep edilmiş, ıslah dilekçesiyle taleplerini 112.688,79 TL' ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 104.447,00 TL tazminatın başvuran tarafa ödendiğini ve müvekkilinin ibra edildiğini, başvuru sahibinin trafik kazasından kaynaklı daimi maluliyetinin tespiti gerektiğini, tazminat hesabının uzman bilirkişi marifeti ile hesaplanmasını, hesaplanacak tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, Güvence Hesabının sorumluluğunun kaza tarihinde geçerli olan azami poliçe limiti olan 290.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, avans faizi talebinin reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında aldırılan kusur ve hesap bilirkişi raporlarını karara esas alarak davacının talebinin kabulü ile 112.688,79 TL maddi tazminatın 07.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Hesabından tahsiline karar vermiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz etmiştir. B. İtiraz Sebepleri Davalı itiraz dilekçesinde; trafik kazasından kaynaklı daimi maluliyetin tespiti gerektiğini, kaza ile maluliyet arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığının belirlenmesini, karara dayanak yapılan sürekli maluliyet raporunun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik esaslarına göre düzenlenmiş bir rapor olmadığını öne sürerek başvuru sahibinin taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin bozma öncesi verdiği 29/03/2018 - 2018/İHK-1865 sayılı kararı ile davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun yeterli olduğu kabul edilerek, bu rapor dikkate alınarak düzenlenen hesap bilirkişi raporunun denetime elverişli ve kabul edilebilir nitelikte olduğu gerekçeleriyle davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İtiraz hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili süresi içinde temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin "07.10.2021 tarihli ve 2021/144 E., 2021/6402 K. sayılı ilamıyla davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddiyle, somut olayda 17.10.2015 olan kaza tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup, kaza tarihinde yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre rapor düzenlendiğini, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde Adli Tıp Kurumu'ndan (ATK) usulüne uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla, yeni bir rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinden ve davacı lehine belirlenen avukatlık ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 13 üncü maddesi ve AAÜT'nin 17 nci maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğinden" İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar vermiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bozma kararı sonrasında başvuran tarafından sunulan 06.07.2022 tarihli T.C. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı Adli Kurul Raporu ile başvuru sahibinin özürlülük oranının % 27 ve sürekli olduğu tespit edildiği, Yargıtay bozma kararından önce Uyuşmazlık Hakem Heyetinin ara kararı gereği alınan bilirkişi aktüer raporu ile % 61 maluliyet oranı ve %100 kusur üzerinden, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak 222.750,17 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanmış olup, bu tutardan yapılan ödeme düşülerek karar oluşturulduğu, bozma ilamı incelendiğinde davalı vekilinin maluliyet raporuna yönelik temyiz nedenleri dışındaki temyiz itirazlarının reddedildiği, başvuran tarafından ise İtiraz Hakem Heyetince verilen kararın temyiz edilmemesi nedeniyle kararın başvuran yönüyle kesinleştiği, Yargıtay bozma kararına konu kararda hükme esas alınan bilirkişi raporu ile %61 maluliyet oranı üzerinden tespit edilen 222.750,17 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, %27 maluliyete oranlandığında; başvuranın talep edebileceği tazminat miktarının 98.594,33 TL olabileceği dolayısıyla kazanılmış haklar dikkate alındığında, TRH-2010 Yaşam Tablosu ve teknik faiz %1,8 kullanılarak %27 maluliyet oranına göre ödenmesi gereken tazminat miktarı 98.594,33 TL olmasına rağmen davalı tarafından 104.447,00 TL tazminat ödendiği dikkate alındığında, başvuru sahibinin bakiye tazminat alacağının bulunmadığı gerekçesiyle; "davalı tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin 29/03/2018 - 2018/İHK-1865 tarih ve sayılı İtiraz Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvuru sahibinin taleplerinin reddine" karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hüküm tarihine en yakın verilerin nazara alınarak, rapor tanzim tarihine kadar gerçekleşen zararın somut olarak hesaplanması gerektiğini, rapor tarihinden sonra, ancak hüküm tarihinden önce yürürlüğe giren asgari ücret artışlarının gözetilmemesinin hatalı olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %0 teknik faiz dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınmayan aracın, 17.10.2015 tarihinde davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 90 ve 91 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İtiraz Hakem Heyeti kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz eden davacı vekilinin sıfatına (bozmaya konu kararı yalnızca davalının temyiz etmiş olmasına) göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/13563, K. 2024/1244, T. 07.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-13563-e-2024-1244-k-0c7780082fd9