Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/13337 E. 2024/5358 K. – Trafik Kazasınd

Konu: Trafik Kazasında Yaralanma Nedeniyle Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/13337
Karar No
2024/5358
Karar Tarihi
Konu
Trafik Kazasında Yaralanma Nedeniyle Tazminat

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2133 - 2023/1140 HÜKÜM/KARAR : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Bingöl 4. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2022/71 Esas 2022/534 Karar Taraflar arasındaki trafik kazasında yaralanma nedeniyle tazminat davasından dolayı adli yardım talebi kabul edilerek yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davalı ...Ş. vekili Avukat ... ve davacı vekili Avukat ...geldi. Davacı ve davalılar vekillerinin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 28.05.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 27.10.2021 tarihinde davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu araçta yolcu konumunda olan davacının yaralandığını ve sürekli olarak sakat kaldığını, müvekkilinin Bingöl'de ikamet etmesine rağmen Diyarbakır ile Ankara illerinde tedavi gördüğünü, tedavi süreci de devam etmekle birlikte gittiği yerlerde birçok masraf (barınma, yeme-içme, ulaşım vs.) yapmak zorunda kaldığını, sandalye ve özel gereksinimli yatak yaptırmak zorunda kaldığını, müvekkilinin manevi ve maddi olarak çok zor zamanlar geçirdiğini, büyük mağduriyetler yaşadığını, öncelikle müvekkilinin bulunduğu durum nedeniyle adli yardım talebinin kabulü gerektiğini belirterek ve belirsiz alacak davası olarak, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL tedavi giderinin, 500,00 TL geçici iş göremezlik, 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.500,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte mahkeme aksi kanaatteyse yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bedel artırım dilekçesiyle; tedavi gideri ve bakıcı gideri talebini 409.500,00 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini de 409.500,00 TL artırarak toplam 820.000,00 TL tazminatın tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava açma şartlarının yerine getirilmediğini, arabuluculuk başvurusunun yapılmadığını, dava açılmadan önce müvekkili şirkete başvuru yapılmadığını, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, davaya konu talebin zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, maluliyet oranının hesaplanması için dosyanın Adli Tıp Kurumuna (ATK) gönderilmesini, davanın reddinine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 28.04.2022 tarihli raporda davacının kaza sonrası tedavisine ilişkin kayıtlar da incelenerek geçici iş göremezlik süresinin 270 gün olduğu; tedavi süresince 180 gün bakıcı ihtiyacının olacağı; Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kapsamında fatura edilemeyen tedavi masraflarının 7.500,00 TL olarak kabul edilmesinin uygun olacağı; davacının trafik kazası sebebiyle hayatını devam ettirebilmesi için sürekli bir başkasının bakımına ihtiyacı olduğu, Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik'in Engel Oranları Alan Kılavuzu kullanılarak davacının sürekli iş göremezlik (maluliyet) oranının %96 olacağı yolunda görüş bildirildiği, davalı şirketin sigorta poliçesi kapsamında ve sigorta poliçe limitleri dahilinde davacının cismani zararlarını tazminle yükümlü olduğu; davacının zararının geçici iş göremezlik 36.405,11 TL, bilinen dönem zararı 26.929,71 TL, bilinmeyen dönem zararı 2.719.975,25 TL, bakıcı gideri (bilinen dönem) 50.442.75 TL, bakıcı gideri (bilinmeyen dönem) 1.842.770,25 TL olmak üzere toplam 4.676.523,07 TL olduğu; ancak davalının tazmin yükünün poliçe limitleri ile sınırlı olduğu; sigorta poliçesi incelendiğinde kaza tarihi itibariyle poliçesinin cari ve yürürlükte olduğu, kişi başına sağlık gideri limitinin 410.000,00 TL, kişi başına sakatlanma ve ölüm teminat limitinin 410.000,00 TL olduğu görülmekle poliçe limitleri dahilinde davacının değer artırım talebinde bulunduğu, limitin aşılmadığı anlaşılmakla, davacının davasının kabulüne, 409.500,00 TL sağlık ve tedavi gideri, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 410.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 820.000,00 TL maddi tazminatın poliçe limitini aşmamak kaydıyla 11.12.2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, poliçe limitinin aşılmaması hususunun infaz aşamasında gözetilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının müvekkili şirkete eksik evrak ile başvuru yaptığından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 97 nci maddesi gereğince davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafça başvuru şartı ve arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini ve müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, araç sürücüsü ve işletene rücu hakkının kullanılması bakımından davanın ihbarını talep ettiklerini, davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağını, hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, müvekkilinin sigortalı aracın sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, davacının tedavi gördüğü döneme ait tedavi giderlerine dair fatura ve makbuzun sunulmadığını, tedavi gideri ve geçici iş göremezlik zararından sorumluluğun SGK'ya ait olduğunu, davanın SGK'ya ihbar edilmesini, SGK'dan ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından gelir sağlanıp sağlanmadığının sorulmasını, davacının maluliyet durumunun ATK İhtisas Kurulu tarafından incelenmesi gerektiğini, kusur raporunun ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınmasını, davacının gelirinin resmi belgeler ile ispatı gerektiği, araçta yolcu taşıma kapasitesi aşıldığını, yolcuların emniyet kemeri takmadığını, davacı açısından hatır taşıması, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri hesabına itiraz ettiklerini, sorumluluklarının bulunmadığını, bakıcı gideri hesaplamasında brüt asgari ücret yerine net asgari ücretin hesaplamaya alınmasını, bilirkişi tarafından hesaplamada %1,8 teknik faizin kullanılması gerektiğini, hesaplamanın devre başı ödemeli belirli süreli rant yöntemi ve aktüeryal yöntem kullanılarak yapılması gerektiğini, bilirkişi hesabının doğru olmadığını, işleyecek dönemde yıllık net gelir üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, araçta sürücü ile birlikte 6 kişinin olduğunu, poliçede koltuk adedinin 6'nın altında olması halinde %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ATK raporunda belirtilen oranları kabul etmediklerini, emniyet kemeri taktıklarına dair beyana dayalı olarak müterafik kusur indirimi yapılmamasının doğru olmadığını, davacı kendisini bir vekil marifeti ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) gereğince reddedilen miktar oranında nispi vekalet ücretinin takdir edilmesi gerektiğini, hükümde kısmen kabul kısmen red denildiği halde lehlerine reddedilen miktar uyarınca nispi vekalet ücreti takdiri gerektiğini, incelemenin duruşmalı yapılarak kararın kaldırılmasını ileri sürmüştür. Davalı vekili 13.02.2023 tarihli istinaf ek beyan dilekçesinde; kalıcı sakatlık tazminatı talebini kabul ettiklerini, geçici iş göremezlik, sağlık ve tedavi gideri, bakıcı gideri ve ferileri, yasal faiz yönünden ise dosyanın istinafen bozulmasını talep ettiklerini ileri sürmüştür. Davalı vekili 23.02.2023 tarihli istinaf ek beyan dilekçesinde; kalıcı sakatlık tazminatı talebini kabul ettiklerini, geçici iş göremezlik, sağlık ve tedavi gideri, bakıcı gideri ve ferileri, yasal faiz yönünden ise dosyanın istinafen bozulmasını talep ettiklerini, bu alacak kalemlerine ilişkin nisbi vekalet ücretinin ayrı ayrı kalemler olarak hesap edilerek gerekçeli kararda yazılması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmamasına ve davalının dava konusu edilen alacak kalemlerinden sorumlu tutulmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına göre davalı vekilinin istinaf itirazlarının ve kamu düzenine ilişkin hususlara dair kısımlarının yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden düzeltilmesi, diğer itirazlarına dair istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, tespit edilen hata yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ;"1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/(1)-b.2 maddesi gereğince KABULÜ İLE; Bingöl 4. Asliye Hukuk (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesinin 15.12.2022 tarih, 2022/71 Esas ve 2022/534 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, yukarıda belirlenen hata ve kısmi kabul beyanı yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden esas hakkında yeniden hüküm KURULMAK SURETİYLE; Sürekli iş göremezlik tazminatının KABUL NEDENİYLE KABULÜNE, sağlık ve tedavi gideri ile geçici işgöremezlik tazminatının ise KABULÜNE;409.500 TL sağlık ve tedavi gideri, 500 TL geçici işgöremezlik tazminatı ve 410.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 820.000,00 TL maddi tazminatın (poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) temerrüt tarihi olan 30.12.2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kalıcı sakatlık teminatına ilişkin poliçe teminat limiti tutarında gerekli miktarın ödemesinin yapıldığını, kalıcı bakıcı gideri yönünden ise dosyayı temyiz ettiklerini, kalıcı bakıcı gideri sürekli sakatlık teminatı kapsamında ödenmiş olduğundan ayrı bir kloz olan sağlık ve tedavi gideri klozundan ödenmesi ve bu kloz kapsamında sorumluluk doğduğunun kabulünün hukuka aykırı olduğunu, davalı kendini bir vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca reddedilen miktar oranında nispi vekalet ücretinin davalı vekiline verilmesi gerektiğini belirterek usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici ve sürekli bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355 inci maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına, kaza tarihi için geçerli poliçenin kişi başına sağlık gideri limitinin 410.000,00 TL, kişi başına sakatlanma ve ölüm teminat limitinin 410.000,00 TL olmasına, davacı tarafından poliçe limitleri dahilinde değer artırım talebinde bulunulmuş olması nedeniyle reddedilen kısım olmadığından karşı vekalet ücreti takdirine yer olmadığının anlaşılmış olmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 17.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/13337, K. 2024/5358, T. 28.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-13337-e-2024-5358-k-4ef0b9675c4d