Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/15111 E. 2023/7469 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/15111
- Karar No
- 2023/7469
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :... Mahkemesi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin ...’ta bulunan inşaat işyerinde alt işveren işçisi olarak çalıştığını, ödenmeyen ücret alacağı bulunduğunu, fazla çalışma ücreti ile hafta tatili ücretlerinin de ödenmediğini, ... sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı bir neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile birlikte ödenmeyen ücret, ... ... ve genel tatil ücreti, fazla çalışma, hafta tatili ve yıllık izin ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı Şirketin davacının işvereni olmadığını, dava dilekçesinde belirtilen işin ... Grup Şirketine ait ... olduğunu, davanın öncelikle husumetten reddi gerektiğini, uyuşmazlığın işin yapıldığı ülkenin mevzuatına göre çözümlenmesini talep ettiklerini, alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.03.2019 tarihli ve 2017/300 Esas, 2019/147 Karar sayılı kararıyla; toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 19.04.2021 tarihli ve 2019/2772 Esas, 2021/972 Karar sayılı kararıyla; davacının davalı işveren bünyesinde muhasebeci olarak en son aylık net 2.000,00 USD ücretle 29.03.2013-30.03.2014 tarihleri arasında 1 yıl, 2 ... çalıştığı, ... sözleşmesinin davalı işverence haksız ve bildirimsiz feshedildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatı talep hakkının doğduğu, davacının yıllık izin ücreti alacağı, ücret alacağı, fazla çalışma ücreti alacağı, hafta tatili ücreti alacağı ile ... ... ve genel tatil ücreti alacağı bulunduğuna ilişkin iddiasını ispatladığı, davalı Şirket ile ihbar olunanlar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu, davalı Şirketin talep edilen tazminat ve alacaklardan dolayı asıl işveren sıfatıyla sorumlu olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 12.10.2021 tarihli ve 2021/9789 Esas, 2021/14142 Karar sayılı ilâmı ile; dosya kapsamında davacının uyuşmazlık konusu dönemde davalı veya ihbar olunanlar bünyesinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen çalışmasının bulunmadığı, davalı Şirket ile ihbar olunanlar arasındaki ilişkinin veya davacı ile davalı arasındaki ilişkinin ispatına yönelik sözleşme, bordro vb. belgelerin de mevcut olmadığı, Mahkemece yurt dışına çıkış kayıtları ve tanık anlatımlarına göre sonuca gidilmiş ise de dosya kapsamındaki delillerin davalı ile dava dışı ... kişiler arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğunun kabulü için yeterli olmadığı, anılan projenin hangi şirket veya şirketler tarafından üstlenildiği, davalı Şirketin bu proje kapsamında herhangi bir ... üstlenip üstlenmediği, ihbar olunanlar ile davalı arasında bir bağ olup olmadığı hususlarının ilgili büyükelçilikten de sorulmak suretiyle araştırılması, projeye ilişkin bilgi ve belgeler getirtilerek davalı Şirket ile ihbar olunanlar arasındaki ilişki netleştirildikten sonra uyuşmazlığın esasına yönelik bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmı doğrultusunda araştırma yapıldığı, Bağdat Büyükelçiliğinin cevabi yazısında ... ... belgesi ve ... bitirme belgelerinin sunulduğu, bu belgelerin incelenmesinde; ... City Projesine ilişkin yüklenici firmanın davalı ... olduğunun tespit edildiği, ihbar olunan Avni Yula ve ... ...'e ilişkin bir delil tespit edilememiş ise de Yargıtay bozma ilâmında da belirtildiği üzere davacının ...’ta bulunan ... City Projesi kapsamında inşaat işinde çalıştığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, böylece davalı Şirketin asıl işveren olarak talep edilen alacaklardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, davacının çalışmasının ...'ta geçtiğini, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukukun yabancı hukuk olduğunu, davacının ne müvekkili Şirket ne de alt işverenler bünyesinde çalıştığını, bozma ilâmı doğrultusunda Elçiliğe yazılan yazıya verilen cevapta da alt işveren olduğu ileri sürülen ... kişiler ile ilgili herhangi bir bilgiye yer verilmediğini, salt tanık anlatımları ile davacının davalı Şirkette çalıştığı sonucuna varılmasının hatalı olduğunu, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, Mahkemece belirlenen aylık ücret miktarını kabul etmediklerini, ayrıca ücrete ilave edilen yardımların miktarının farazi olduğunu, fazla çalışma, hafta tatili ile ... ... ve genel tatil çalışmaları konusunda mutad işyeri hukuku olan ... hukukunun uygulanması gerektiğini, işverene karşı benzer taleplerle dava açan ve davacı ile menfaat birliği içinde olan tanık anlatımlarına itibar edilmemesi, aksi takdirde hesaplanan alacaklardan en az %30 indirim yapılması gerektiğini, fesih konusunda herhangi bir delil bulunmamasına rağmen kıdem ve ihbar tazminatına hükmedilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının talep edilen alacaklardan sorumlu olup olmadığı, fesih, ücret miktarının tespiti, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti, ödenmeyen ücret, ... ... ve genel tatil ücreti, hafta tatili ile yıllık izin ücreti alacaklarının ispatı, uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuğa tâbi olup olmadığı ve mirasçılar yönünden miras payları oranında hüküm kurulup kurulmadığı hususlarındadır. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri. 2. 4857 sayılı ... Kanunu'nun 2, 17, 32, 41, 44, 46, 47, 53 ve 59 uncu maddeleri, aynı Kanun'un 120 nci maddesi atfıyla hâlen yürürlükte bulunan mülga 1475 sayılı ... Kanunu'nun 14 üncü maddesi, 7036 sayılı ... Mahkemeleri Kanunu'nun (7036 sayılı Kanun) 3 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Yargılama sırasında davacı asılın vefat ettiği dosya kapsamından anlaşılmakta olup Mahkemece bu husus dikkate alınmadan yargılama sürdürülerek hüküm kurulması hatalıdır. Diğer taraftan muris adına davayı takip eden vekil tarafından murise ait mirasçılık belgesi ile mirasçıların tamamına ait vekâletname dosyaya sunulmuştur. Mahkemece hüküm altına alınan alacakların miras payları oranında mirasçılara ödenmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozma sebebidir. 3. Dava 13.....2017 tarihinde açılmış olup dava tarihinde 7036 sayılı Kanun yürürlükte olmadığından arabuluculuk dava şartı değildir. Taraflarca dava şartı arabuluculuk faaliyetinde bulunulmadığı hâlde gerekçeli kararda arabuluculuk giderine hükmedilmesi hatalıdır. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca düzeltilerek onanması gerekir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı tarafın İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının ikinci, dördüncü, beşinci ve altıncı bentlerindeki “davacıya” ibaresinin çıkartılarak yerine “davacı ... mirasçıları ... Peynir, ... Peynir ve ... Peynir'e miras payları oranında” ibaresinin yazılması, Hüküm fıkrasının "Dava açılmadan önce yapılan 680,00TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına," şeklindeki yedinci bendinin hükümden tamamen çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.