Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/12884 E. 2024/65 K. – Maddi Tazminat
Konu: Maddi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/12884
- Karar No
- 2024/65
- Karar Tarihi
- Konu
- Maddi Tazminat
MAHKEMESİ :... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1282 E., 2022/1509 K. DAVALILAR : 1- ... vekili Avukat ... 2- ... 3- Groupama Sigorta A.Ş. vekili Avukat ... 4- Tasfiye Halinde Hür Sigorta A.Ş. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 27.09.2019 HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü / Başvurunun kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ :... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/191 E., 2021/186 K. Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Tasfiye Halinde Hür Sigorta A.Ş. vekili ve davalı Groupama Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 13.09.2010 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu aracın, davalı ...’ın sürücüsü, davalı Tasfiye Halinde Hür Sigorta A.Ş.'nin sigortacısı (ZMSS) olduğu araç ve davalı ...’ın sürücüsü, davalı Groupama Sigorta A.Ş.'nin sigortacısı (ZMSS) olduğu araç ile karıştığı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını, davalı ... şirketlerine sigortalı araçların sürücülerinin kusurlu olduğunun tespit edildiğini, eldeki davadan önce davalılar aleyhine tazminat davası açıldığını, mahkemece davacı lehine 138.787,00 TL maddi tazminata hükmedildiğini, kararın temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verildiğini, bozma ilamından sonra mahkemece alınan 07.01.2019 havale tarihli aktüer bilirkişi raporunda 319.793,70 TL maddi tazminatın hesaplandığını, mahkemece bozma ilamında sonra davacı lehine 138.787,00 TL maddi tazminata hükmedildiğini, söz konusu kararın kesinleştiğini, eldeki davada ise önceki davada mahkemece alınan 07.01.2019 havale tarihli aktüer bilirkişi raporunda hesaplanan 319.793,70 TL’den bakiye kalan miktarı talep ettiklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 181.006,00 TL maddi tazminatın, davalılardan ... ile ... yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, davalı ... şirketleri yönünden ise poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere 27.06.2011 (ilk davanın açıldığı tarih) tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... davaya cevap vermemiştir. 2. Davalı Groupama Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; daha önce tarafları ve konusu aynı olan davanın açıldığını,... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/385 Esas sayılı dosyasında hükmedilen alacağın... 9. İcra Müdürlüğü'nün 2014/6637 Esas sayılı dosyası kapsamında davacıya ödendiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sona erdiğini, davanın kesin hüküm nedeni ile reddini talep ettiklerini, davanın zamanaşımına uğradığını belirtmiştir. 3. Davalı Tasfiye Halinde Hür Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın 27.06.2011 tarihinde... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/385 Esas sayılı dosyasında açmış olduğu olduğu davanın karara bağlandığını, davacı tarafça kararın temyiz edilmediğini, bu nedenle mahkemece hükmedilen miktarın davacı yönünden kesinleştiğini, kararın davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine kararın bozulduğunu, bozma ilamından sonra alınan rapora göre davacının zararının 319.793,70 TL olduğunun tespit edildiğini, ancak bu raporun hatalı olduğunu, hesap bilirkişi raporuna itiraz edildiğini, aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olmasının dava şartı olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. 4. Davalı ... davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/120 Esas ve 2019/194 Esas sayılı dosyasında fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak üzere taleple bağlılık ilkesi gereği kurulan hükümde bilirkişi tarafından hesaplanan zarar ile kurulan hüküm arasında kalan miktarda tazminat talebinde bulunduğu,... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/385 E., 2014/72 K. sayılı kararında maluliyet oranına ilişkin aldırılan bilirkişi raporunun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşleri Yönetmeliğine uygun şekilde düzenlenmediği belirtilerek Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 2014/18373 E., 2016/9120 K. sayılı ilamı ile bozulmuş olup... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/120 Esas sayılı dosyasında maluliyet oranına ilişkin bilirkişi raporu aldırılarak o tarihteki güncel asgari ücret tarifesine göre hesaplama yapılarak maddi zararının 319.793,70 TL olduğunun tespit edildiği ve mahkemece fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere taleple bağlılık ilkesi kapsamında davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davada tartışılması gereken hususun... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/385 Esas sayılı dosyasında aldırılan bilirkişi raporuna davacı tarafça itiraz edilmemesi üzerine ve mahkemece verilen kararın davacı tarafça temyiz edilmemesi üzerine davalılar lehine usulü kazanılmış hak doğurup doğurmayacağı hususu olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2016/21-1528 Esas, 2019/1169 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere asgari ücret konusunda davalılarca usulü kazanılmış hak doğmayacağının kabulünün gerekeceği, davalılarca... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/120 Esas ve 2019/194 sayılı kararının temyiz edilmeden kesinleştiği de göz önüne alındığında ilgili dosyada alınan bilirkişi raporu ve kararı doğrultusunda aktüer bilirkişiden alınan rapor esas alınarak, davacının 13.09.2010 tarihli kaza sonrası oluşan maluliyeti nedeniyle maddi zararının 319.793,70 TL olduğu, 138.787,00 TL'nin... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/120 Esas sayılı kesinleşen kararı ile tahsiline karar verildiği ve fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulduğu görülmekle; hüküm dışında kalan ve davacının karşılanmamış maddi zararının 181.006,70 TL olduğu, davacının 181.006,00 TL tutarındaki isteğinin bu miktarın içinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 181.006,00 TL alacağın davalılar ...ve ... yönünden kaza tarihi olan 13.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı Groupoma Sigorta A.Ş. ve davalı Hür Sigorta A.Ş. açısından poliçe limitleri dahilinde ve asıl davada ödenen bedel göz önüne alınarak tahsilde tekerrür etmemek üzere ilk dava tarihi olan 27.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Tasfiye Halinde Hür Sigorta A.Ş. vekili ve davalı Groupama Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı Tasfiye Halinde Hür Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin 1 inci fıkrası gereğince aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olmasının dava şartı olduğunu,... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/385 Esas sayılı dosyası ile eldeki dosyanın konularının aynı olduğunu, ilk dosyada davacının temyiz itirazının bulunmadığını, kararın davacı yönünden kesinleştiğini, ilk kararın yalnızca davalılar lehine bozulduğunu, bu nedenle davanın reddi gerektiğini belirtmiştir. 2. Davalı Groupama Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinin 1 inci fıkrası gereğince aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olmasının dava şartı olduğunu,... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/385 Esas sayılı dosyası ile eldeki dosyanın konularının aynı olduğunu, ilk dosyada davacının temyiz itirazının bulunmadığını, kararın davacı yönünden kesinleştiğini, ilk kararın yalnızca davalılar lehine bozulduğunu, bu nedenle davanın reddi gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/385 E.-2014/72 K. sayılı dosyasının incelenmesinde, davacısının ..., davalılarının Hür Sigorta A.Ş., Anadolu Sigorta A.Ş., Groupama Sigorta A.Ş., ..., ... ve ... olduğu 05.03.2014 tarihli ilam neticesinde davanın kısmen kabulü cihetine gidilip; 138.787,00 TL maddi tazminatın davalılar Gropupama Sigorta A.Ş., Hür Sigorta A.Ş., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen; 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıla...ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği, davalılar Hür Sigorta A.Ş. ve Groupama Sigorta A.Ş. vekillerince ayrı ayrı temyiz yoluna başvurulduğu, davacı tarafça temyiz yoluna başvurulmadığı, 08.09.2014 tarihli dilekçe ile hükmün onanmasının talep edildiği, temyiz incelemesi yapan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2014/18373 E.- 2016/9120 K. sayılı ilamıyla bozma kararı verildiği, bozma ilamı üzerine dosyanın... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/120 E. sırasına kaydedilip yargılama yapıldığı, 2019/194 K. sayılı 09.04.2019 tarihli ilamla davanın kısmen kabulü cihetine gidilip 138.787,00 TL maddi tazminatın davalılar Gropupama Sigorta A.Ş., Hür Sigorta A.Ş., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen; 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıla...ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği, hükmün 25.06.2019 tarihinde kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği, taraflardan yalnız birinin temyizi halinde hüküm, temyiz edenin aleyhine bozulamayacağı gibi Yargıtayın temyiz eden tarafın lehine verdiği bozma kararına uyan yerel mahkemenin de temyiz eden tarafın bozulan karara oranla daha aleyhine bir hüküm veremeyeceği, bu yasağa "aleyhe hüküm verme yasağı" denildiği, aksi halde usul hükümleri ile hedef tutulan istikrarın zedeleneceği ve mahkeme kararlarına karşı güvenin sarsılacağı. (Yargıtay 3. HD 2020/11304 E.- 2021/9809 K. sayılı ilam, Yargıtay 4. HD 2021/23456 E.-2020/6817 K. sayılı ilam). Somut olayda,... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/385 E.-2014/72 K. sayılı dosyasında verilen hükme karşı, yalnızca davalılardan Hür Sigorta A.Ş. ve Groupama Sigorta A.Ş. vekillerince temyiz yoluna başvurulduğu, temyiz başvurusu üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. HD 2014/18373 E.- 2016/9120 K. sayılı ilamıyla bozma kararı verildiği, bozma ilamı üzerine dosyanın... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/120 E. sırasına kaydedilip yargılama yapıldığı, alınan bilirkişi raporunda ilk kararda belirlenen zarardan daha yüksek miktarda bir zarar bulunduğu tespit edildiği, ancak taleple bağlılık kuralı gereği bozma ilamı öncesi hükmedilen miktar üzerinden hüküm kurulduğu, hükmün kesinleştiği, 2011/385 E.-2014/72 K. sayılı ilama karşı kanun yoluna başvurmayan davacı lehine, zararın daha yüksek olduğundan bahisle tazminata hükmedilmesinin aleyhe hüküm verme yasağına aykırı olacağı göz önüne alındığında, kesin hüküm nedeniyle davanın reddi grektiği gerekçesiyle davalı tasfiye halinde Hür Sigorta A.Ş. vekili ve davalı Groupama Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin hükmü kaldırılarak yeninden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile davalı tasfiye halinde Hür Sigorta A.Ş. ve davalı Groupama Sigorta A.Ş. yönünden davanın reddine, 181.006,00 TL tazminatın davalılar ...ve ...'dan kaza tarihi olan 13.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... şirketleri yönünden usuli kazanılmış hak nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, tazminat davalarında hesaplamaların hüküm tarihine en yakın verilerle yapılması gerektiğini, asgari ücretin kamu düzeninden olup mahkemece kendiliğinden nazara alınması gerektiğini, asgari ücretin usuli kazanılmış hakkın istisnası niteliğinde olduğunu, geçen sürede asgari ücretin arttığını, eldeki davadan önce açılan asıl davada ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın Yargıtay tarafından, hükme esas alınan adli tıp raporunun dava tarihinde yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre alındığı gerekçesiyle bozulduğunu, hatalı yönetmeliğe göre belirlenmiş maluliyet oranı üzerinden hesaplama yapılan aktüer bilirkişi raporunun yok hükmünde olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıların sürücüsü, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı (ZMSS) oldukları araçların karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralanarak malul kalmasından kaynaklanan sürekli ve geçici işgöremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 2918 sayılı Karayolları Motorlu Araçlar Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Genel Şartları. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.