Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/1284 E. 2023/4018 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1284
Karar No
2023/4018
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1078 Değişik İş – 2022/1074 Karar SAYISI : KIT/2022-2564 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kısmen kabulüne-Davalıların itirazının reddine, davacının itirazının kabulüne SAYISI : K-2020/68852 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulü ile başvurunun başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece ... kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. ... kararı davacı vekili ve davalılar Quick Sigorta A.Ş. vekili ile Bereket Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.07.2019 tarihinde müvekkilinin içinde yolcu olarak bulunduğu araca başka bir aracın çarpması şeklinde oluşan çift taraflı trafik kazası neticesi yaralandığını ve malul kaldığını, her iki aracın sigorta şirketine zararın karşılanması için başvurulduğunu ancak zararın karşılamadığını iddia ederek oluşan zararlarının tazmini için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 99.307,52 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP 1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; eksik belge ile başvuru yapıldığını, sigortalı aracın kusuru bulunmadığını, müterafik kusur incelemesi yapılması gerektiğini, hatır taşımasının da değerlendirilmesi gerektiğini savunmuştur. 2.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; yürürlükteki yönetmelik hükümlerine uygun rapor sunulmadığından talebin usulden reddi gerektiğini, davanın belirsiz alacak olarak açılamayacağını, davacının sağlık kuruluşuna yönlendirildiğini ancak davacının muayene olmadığını, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, kusur yönünden inceleme yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, gelire ilişkin belge sunulmadığını, uzman bilirkişilerce hesap yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5 oranında olması gerektiğini, temerrüt tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, savunarak talebin reddini istemiştir. III. ... KARARI ... yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hatır indirimi de yapılmak suretiyle davanın kısmen kabulüne 79.446,02 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 12.03.2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müşterek müteselsil tahsiline karar vermiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili ve davalı ...Ş. vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri 1.Davacı vekili itiraz dilekçesinde; müvekkili ve birlikte olduğu kişilerin, pikniğin masraflarını birlikte üstlendikleri bu nedenle hatır taşımasından söz edilemeyeceğini, bunun aksinin kabul edilmesi halinde ise indirimin toplam tazminattan değil davalı şirketin sorumlu olduğu miktar üzerinden hesaplanması gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir. 2.Davalı ...Ş. vekili itiraz dilekçesinde; yönetmeliğe uygun sağlık kurulu raporu ve son üç aylık ücret belgesinin sunulmadığını, şirketlerin kusur durumlarının ayrı ayrı incelenmesi değerlendirilmesi gerektiğini, müterafik kusur incelemesi yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini ileri sürerek karara itiraz etmiştir. 3.Davalı ...Ş. vekili itiraz dilekçesinde; yönetmeliğe uygun sağlık kurulu raporu sunulmadığını, şirketlerin kusur durumlarının ayrı ayrı incelenmesi değerlendirilmesi gerektiğini, müterafik kusur incelemesi yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunun kendilerince alınan uzman görüşü ile çeliştiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından başvurana yapılmış ödeme varsa, bunların tazminattan düşülmesi gerektiğini, faizin dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini ileri sürerek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 06.01.2021 tarih 2021/İHK-647-648 sayılı kararı ile hatır taşıması indirimi yapılmasının hatalı olduğunu belirterek davacı vekilinin itirazlarının kısmen kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne; 99.307,52 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kabulüne, 12.03.2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müşterek müteselsil tahsiline karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. ... kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 18.04.2022 tarihli 2021/13591 E., 2022/7244 K. Sayılı ilamı ile "Davacı tarafından Sigorta Tahkim Komisyonuna tek bir başvuru yapılmış ve her iki sigorta şirketi aleyhine başvurulan olarak gösterilmiştir. Ancak Sigorta Tahkim Komisyonunca iki ayrı başvuru yapılmış gibi aleyhine başvuru yapılan her iki sigorta şirketi için de iki ayrı esas oluşturulmuş, tek bir dosya üzerinden iki esas birlikte görülmüş ve Sigorta Tahkim Uyuşmazlık Hakem Heyetince her iki esastan bahsedilerek karar oluşturulmuş, bu karara karşı taraf vekillerinin Sigorta Tahkim İtiraz Hakem Heyetine itiraz başvurusu yapması üzerine İtiraz Hakem Heyetince aynı içerikli ve aynı tarihli 2021/İHK-647 ve 2021/İHK-648 sayılı iki ayrı karar verilmiş, her iki kararda da davalı ... şirketlerinin müşterek müteselsil sorumluluğuna hükmedilmiştir. Bu durumda başvuru tek olduğu halde infazda tereddüt yaratacak şekilde iki ayrı sigorta şirketi yönünden iki ayrı karar verilmesi doğru olmamış, bu iki ayrı kararın kaldırılarak tek bir karar verilmesi yönünden kararların bozulması gerekmiştir. " gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak tek başvuru için tek karar verilmiş, ilk karar ile aynı gerekçeler ile davacı vekilinin itirazlarının kısmen kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne; 99.307,52 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kabulüne, 12.03.2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müşterek müteselsil tahsiline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili ve Bereket Sigorta A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma sonrası asgari ücret arttığından ... tarafından re'sen tekrar hesap yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde; geçerli bir maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığını, başvurunun usulden reddi gerektiğini, kusur tespiti yapılmadan maluliyet oranı usulüne uygun tespit edilmeden, 18 aylık iyileşme süreci beklenmeksizin müvekkilinin sorumluluğuna karar verilmesinin hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının emniyet kemeri takıp takmadığının araştırılması gerektiğini, faiz başlangıç tarihi ve oranının hatalı belirlendiğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde; müşterek-müteselsil sorumluluğa karar verilmesinin ve sorumlu oldukları meblağların ayrı ayrı gösterilmemesinin doğru olmadığını, yürürlükteki yönetmeliğe uygun rapor alınmadığından ve sunulmadığından dava şartı yokluğundan talebin reddi gerektiğini, 18 aylık iyileşme süreci beklenmeden rapor alındığını, maluliyet raporunun şekil yönünden de Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'e aykırı düzenlendiğini, maluliyetin yüksek belirlendiğini, müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, hem emniyet kemeri hem de araç 5 kişi taşıyabilirken 6 kişi yolculuk yapılması nedeniyle müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, ücretin hatalı belirlendiğini, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 olması gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etmektedir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketleri tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan araçların karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 ve 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ıncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 inci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3.Değerlendirme 1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin tüm, davalılar vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2.2918 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda; davalılardan davacının taşındığı aracın trafik sigortacısı Quick Sigorta A.Ş. vekilince başvuruya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Davacının emniyetteki ifadelerine göre davalı ...Ş.'ye sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve sürücü ile arkadaş oldukları sabit olup davacının taşıma için arkadaşına ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı ... şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51 inci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalı ...Ş.'nin sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 3.6098 sayılı Kanun’ un 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’un 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi uyarınca emniyet kemeri takılması zorunluluğu bulunan araçlardan biri de otomobildir. Davacının emniyet kemeri takmaması ve istiap haddinden fazla yolcu taşınması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalıların savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir. Somut olayda; araçta yolcu konumunda bulunan davacının trafik kazası sonucu yaralandığı ve emniyet kemeri takmadığı hususu, davacının kaza esnasında araçtan fırlayarak aracın dışına düşmüş olması nedeniyle sabittir. Yine; araç tescil belgesine göre davalıya sigortalı aracın azami yolcu kapasitesi sürücü dâhil 5 kişi olmasına rağmen araçta 6 kişi bulunduğu hususu, trafik kaza tespit tutanağı ile anlaşılmaktadır. Buna göre; davacının emniyet kemeri takmaması ve yolcu taşıma kapasitesi aşılan araçta seyahat etmesi nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalıların sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 4. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16 ncı maddesinin (13) numaralı fıkrası ve Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca, tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir. Yine AAÜT’nin anılan fıkrası uyarınca, konusu para ile ölçülemeyen işlerde, asliye mahkemeleri için öngörülen maktu vekâlet ücretine ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin ise beşte birine hükmedileceği, Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekâlet ücretinin, kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği öngörülmüştür. Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı ...Ş. vekili ile davalı ...Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı ...Ş. vekili ve davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalılara iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine 20.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/1284, K. 2023/4018, T. 20.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-1284-e-2023-4018-k-6e0b4a68e365