Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/2127 E. 2024/5223 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2127
Karar No
2024/5223
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/285 Değişik İş, 2022/287 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2022/7841 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü/İtirazların Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/182614 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara taraf vekillerince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazların reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, 23.04.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda araçta yolcu olan müvekkilinin malul kaldığını belirterek sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri olarak şimdilik 5.000,00 TL talep etmiş, yargılama sırasında talebini 108.772,37 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya 25.06.2021 tarihinde sulh kapsamında ödeme yapıldığından davanın reddi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğramış olduğunu, ceza soruşturması akıbetinin netleştirilmesi gerektiğini, araç sürücüsü hakkında şikayetten feragat edildiğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, dava şartı bulunmadığını, hatır taşıması olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz oranına göre yapılması gerektiğini, kaza yapan aracın türü belirsiz olduğundan bu hususun tespiti gerektiğini, kazanın oluşumundan yolu yapan idarenin sorumlu olduğunu, davacı kask kullanılmadığından müterafik kusur bulunduğunu, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve rapor ücreti taleplerinin reddi gerektiğini, geçici taleplerin teminat dışında olduğunu, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı talepleri yönünden zararın ispat edilememiş olduğunu, 18 yaş altında olanlar yönünden geçici iş göremezlik taleplerinin reddi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...tazminat hesabı yönünden bilirkişi raporu alındığını, hesaplanan tazminattan davacının kask takmamış olması ve sürücü ile arkadaş olmaları nedeni ile %20'şer oranında müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği, davacı tarafından sunulan gelir belgesinin kaza tarihinden sonraki tarihe ait olduğunun anlaşıldığı ve davacının gelire yönelik itirazlarının reddedildiği" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, toplam 43.528,35 TL'nin 09.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince itiraz edilmiştir. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde, tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusur nedeni ile indirim yapılmasının hatalı oluğunu, gelire yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz etmiştir. Davalı vekili itiraz dilekçesinde, hüküm kurulurken önce takdiri indirimlerin sonra ödemenin düşülmesi gerektiğini, talebin zamanaşımına uğradığını, şikayetten vazgeçme ve uzlaşma durumunun araştırılması gerektiğini, davanın usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun uygun olmadığını, kaza yapan aracın türü belirsiz olduğundan bu hususun tespiti gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz oranına göre yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve rapor ücreti taleplerinin reddi gerektiğini, bakıcı ücretinin brüt asgari ücretten hesaplanmasının hatalı olduğunu, kusurun tespiti gerektiğini, ıslaha konu miktara ıslah tarihinden faiz işletilmesi gerektiğini, davacı lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...olayda ceza zamanaşımı süresinin geçmemiş olduğu, tazminattan %20'şer oranda hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılmasının isabetli olduğu, davacı vekilinin gelire ilişkin olarak sunduğu belgenin 2020/07 dönemine ait olup bilirkişi raporundaki hesaplamanın ise kaza tarihindeki verilere göre yapıldığı, bu husustaki ispat yükü davacıda olduğundan bu yöndeki davacı itirazının yerinde bulunmadığı, maluliyet raporunun mevzuata uygun alındığı, emsal içtihat gereğince tazminattan önce davalı ödemesinin sonra sırası ile %20'şer oranında müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılmasının yerinde olduğu, araç türünün tespiti gerektiği yönündeki davalı itirazının reddedildiği, zira davalı tarafından daha önce araç türünün 50 cc üzerinde olduğu kabulü ile ödeme yapıldığı, davacının soruşturma aşamasında şikayetinden vazgeçmiş olmasının tazminat talep etme hakkını ortadan kaldırmayacağı, hesaplama yönteminin doğru olduğu, kaza tespit tutanağında kusur durumunun tespit edilmiş olduğu, davalı itirazında; ödeme yapılarak davacı ile sulh olunduğu belirtilmiş ise de dosyada sulh evrakı bulunmadığı, davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olduğu" gerekçesiyle itirazların reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, gelirlerin ortalaması alındığında müvekkilinin gelirinin asgari ücretin 1.58 katı çıktığını, ancak bilirkişi raporunda asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığını, bilirkişi raporuna yaptıkları itirazlara rağmen ek rapor alınmadığını, müvekkilinin kask takmadığına dair delil bulunmadığı halde müterafik kusur indirimi yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, kask ile müvekkilinin yaralandığı bölge arasında illiyet bağı olmadığını, kazada hatır taşımasının şartlarının oluşmadığını belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde, açılan dava kısmi dava olup buna rağmen ıslah edilen tutar üzerinden karar verilmesinin hatalı olduğunu, miktar artımına onay vermediklerini, Güvence Hesabına özgü itirazların değerlendirilmediğini, araç tescilsiz olup trafik sigortası yaptırma zorunluluğu olmadığını, dava şartı eksikliği olduğunu, sunulan maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığını, tedavi evrakındaki eksiklere ilişkin taleplerinin değerlendirilmediğini, kusura yönelik itiraz değerlendirilmeden karar verildiğini, koruyucu önlemlerin alınmış olduğunu, dava ve ıslah yönünden zamanaşımı süresinin geçtiğini, müvekkili tarafından yapılan ödemenin hesap raporunda hatalı olarak güncellendiğini, hesaplanan tazminattan indirim halleri değerlendirilerek tazminat miktarı belirlendikten sonra, sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme hesap tarihine göre güncellenerek tazminat ile ödeme arasında fahiş fark varsa yargılamaya devam edilmesi gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 ya da 1,65 teknik faiz oranına göre yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve rapor ücreti taleplerinin reddi gerektiğini, tedavi giderlerinin belgelenmediğini, önce sigorta şirketi ödemesinin güncellenmesi, hesaplanan tazminat miktarı ile ödenen sigorta tazminatı arasında fahiş fark yoksa davanın reddi gerektiğini, ödeme güncellenirken yasal faizin esas alınmasının hatalı olduğunu, faiz başlangıç(temerrüt) tarihinin aktüer hesap tarihi olması gerektiğini, dava kısmi dava niteliğinde olup miktar artırımı olması halinde onayları bulunmadığını, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle oluşan bedensel zarardan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 51, 52 ve 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 85, 87, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıda yer alan bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Tazminatın kapsamını belirleme biçimi ve tazminattan yapılacak indirimler ve sıralaması TBK 51 ve 52 nci (818 sayılı BK 43-44 maddeleri) maddelerinde düzenlenmiştir. TBK 51 inci maddesine göre hakim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyecektir. Bu madde uyarınca hakim, öncelikle zarar gören kişinin/kişilerin maluliyet oranına, yaşına, bakiye ömrüne ve gelirine göre zararını tespit edecek ve bundan birlikte kusuruna isabet eden kısmı çıkaracaktır. Daha sonra Karayolları Trafik Kanunu'nun 87 nci maddesi gereğince eğer yaralanan kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa gerek öğreti gerekse Yargıtay içtihatlarında benimsendiği üzere TBK'nın 51 inci maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapacaktır. Son olarak da, zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise TBK'nın 52 nci maddesine göre, tazminatı indirebilecek veya tamamen kaldırabilecektir(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 14.03.2012 2011/4-824 E., 2012/134 K.; Yine HGK 16.03.2016 Tarih 2014/1018 E., 2016/326 K.). Zarar görenin birlikte kusuru, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimleri yapıldıktan sonra, sorumlular tarafından yapılan bir ödeme var ise ödenmesi gereken tazminattan en son bu ödemenin mahsubu ve hükmedilecek tazminat miktarının belirlenmesi gerekir. İlgili Kanun maddeleri incelendiğinde kusur, hatır taşıması ve müterafik kusur bir indirim sebebi olarak sayılmasına karşın zarar sorumlularınca yapılan ödemeler bir indirim nedeni olarak gösterilmemiştir. Kaldı ki ödemeler tazminatı belirlemede bir indirim sebebi olmayıp Yargıtay uygulamaları ile artık yerleşik ... geldiği gibi borcu söndüren bir nitelik taşımaktadır (Hukuk Genel Kurulu 03.05.2017 Tarih 2017/2097 E., 2017/894 K.). Somut olayda; davalı yanca davacıya davadan önce kısmi ödeme yapılmıştır. Bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada davalının davadan önceki ödemesi güncellenerek düşülmüş, bu şekilde hesaplanan tazminat miktarından Uyuşmazlık Hakem Heyetince müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi yapılarak tazminata hükmedilmiştir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında; hesaplanan tazminattan önce hatır taşıması indirimi, sonrasında müterafik kusur indirimi yapılıp, daha sonra güncellenen ödemenin düşülmesi gerektiğinden, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 3. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine 23.05.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Borçlar kanunu haksız fiil tazminatını düzenlerken (TBK 49 ve devamı maddeleri) zararın ispatı ve belirlenmesinin (50. md.) nasıl olacağını açıklamış, tam olarak ispat edilememesi halinde hakimin bu zararı belirleyeceğini öngörmüştür. Zarar belirlenirken birtakım veriler kullanılacaktır (Türüne göre zararın kapsamı-gelir-kusur ödeme varsa vs). Ayrıca haksız fiil sorumlusu tarafından ödemenin denkleştirici adalet gereği zarardan düşürülmesi gerekecektir. Bütün bu hesaplamalar (zararın belirlenmesi) HMK 266 md. uyarınca genellikle bilirkişi marifetiyle olacaktır. Hakim önüne gelen zarardan somut olaya ve savunmaya göre (hatır taşıması) zararı artırıcı nedenler varsa (müterafik kusur) bununla ilgili bilgi ve belgeleri değerlendirip kendisi tazminatı belirleyecektir. TBK 51. md. başlığı "tazminat ve belirlenmesi" 52. maddesi ise "tazminatın indirilmesi" ile ilgilidir. Bu maddelerin gerekçelerine bakıldığında bizzat hakimin değerlendireceği konulardır. Zararın belirlenmesi sırasında TBK 51-52 (43-44) maddeleri uygulanarak bilirkişiden rapor alırsak hakimin takdirinde olan hususlarda bilirkişi raporuna değer vermiş oluruz. Bu husus tazminat hukuk eserlerinde de (M. Reşit Karahasan) incelenmiş, zarar ile tazminat arasındaki fark şu biçimde açıklanmıştır. "Borçlar hukukunda zarar ve tazminat kavramlarının ayrı ayrı yeri ve sonuçları vardır. Zarar, malvarlığındaki eksilmeyi, tazminat ise sorumluluğun kapsamını tespit eder. Bu nedenle tazminat zarar miktarına eşit olabileceği gibi, ondan eksik de olabilir. BK 43-44 maddeleri ile getirilen düzenleme sorumlunun zararı ne ölçüde yükleneceğini belirlemek içindir. Bu nedenle davalı ödemesi de göz önünde tutularak zarar kesin olarak belirlendikten sonra BK 43-44 maddelerinin somut olay içinde tartışılması ve araştırılması gerekir. Şayet olay içinde belirtilen yasa hükümlerine uygun indirim sebeplerinin varlığı tespit edilirse tazminat, başka bir deyişle hükmedilecek miktar zarardan az olacaktır." 17. ve 4. Hukuk Dairesi önceki içtihatları bu yöndedir. Somut olayda hakem heyetince tazminat hesabında önce davalı tarafça yapılan ödemenin tenzil edilip daha sonra hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/2127, K. 2024/5223, T. 23.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-2127-e-2024-5223-k-587d4eacb9fe