Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/339 E. 2024/4792 K. – Alacak

Konu: Alacak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/339
Karar No
2024/4792
Karar Tarihi
Konu
Alacak

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/187 Esas, 2022/1412 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/1273 E., 2019/958 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından ... Demir San. ve Dış Ticaret A.Ş.'ye kredi kullandırıldığını, bu kredinin müteselsil kefillerinin ise ... Holding A.Ş. (yeni ünvanı ... Paz.A.Ş.) ... İnt. SH.A ve ... olduğunu, kredi borçlusu şirket ile müteselsil kefillere ihtarname keşide edilerek 84.223.034,38 TL, 5.132.343,75 USD ve 5.015.750 euronun ödenmesi ihtar edilmişse de ödeme yapılmadığını, kredi borçlusu ve kefiller aleyhine İstanbul Anadolu 13. İcra Dairesinin 2016/4437 E. sayılı dosyası ile 116.275.718,00 TL'nin tahsili için genel haciz yolu ile takibe geçildiğini, ... İnt. firmasının borca itiraz etmeyerek hakkındaki takibin kesinleştiğini, borçlu şirket ve diğer kefillerin asıl alacağı kabul ederek işlemiş faize itiraz ettiklerini, davalılardan ... International SH.A.'nın Arnavutluk Cumhuriyeti'nde kurulu olup, Arnavutluk'ta iflas erteleme talep ettiğini, bu şirket ile diğer davalılar aleyhine Arnavutluk'ta işlem yapılabilmesi için banka alacağının tenfizinin talep edilebilecek bir mahkeme kararına konu edilmesi gerektiğinden işbu alacak davasının açılması gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla banka alacağının 15.000.000,00 TL'sinin, bu tutara 03.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek %36 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında gider vergisi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... İnternational SH.A vekili cevap dilekçesinde; davacının açtığı icra takibinin kesinleştiğini, ayrıca aynı alacak için Arnavutluk Tiran Şehri Bölge Mahkemesinde dava açtığını, bu davanın sonuçlanmadığını, derdestlik nedeniyle davanın reddi gerektiğini, kefillerden ... aleyhine bankanın başlattığı takipde taşınmaz satışına başlandığını, diğer davalı borçlu şirketler hakkında İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/222 E. sayılı dosyasında açılan iflas erteleme istemli davanın devam ettiğini, icra takibinin, asıl borçlu şirketler bakımından İstanbul Anadolu 16. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/319 E. sayılı dosyasında iptal edildiğini, asıl borçlu hakkında iptal edilmiş takibe kefiller bakımından devam edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının %36 nisbetinde temerrüt faizi ile faiz üzerinden %5 gider vergisi talebinin yerinde olmadığını, icra takibinin kesinleşmesi nedeniyle davacının alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının aynı alacak için İstanbul Anadolu 13. İcra Dairesinin 2016/4437 E. sayılı dosyası ile açtığı icra takibinin müvekkili bakımından kesinleştiğini, davacının alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davanın asıl muhatabı ... İnt. olup müvekkili hakkındaki takip kesinleşmiş olmakla müvekkili hakkında tenfizi gerektiren bir durum bulunmadığını, davacının yabancı ülkede tenfiz amacıyla dava açmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili hakkındaki icra takibinin devam ettiğini, davacının taşınmaz satışları yaptığını ve alacağını tahsil ettiğini, bu bakımdan icra takibinin sonuçsuz kaldığı iddiasının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... International SH.A. vekili tarafından davalı hakkında Arnavutluk Mahkemelerinde daha önce açılan dava nedeniyle işbu davanın derdestlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesinin talep edildiği, Türk Hukuku bakımından, Türk Mahkemelerinde açılmış bir davada, yabancı mahkemede açılmış bir dava ileri sürülmek suretiyle derdestlik (yabancı derdestlik) itirazında bulunulamayacağı hususunda doktrin ittifak içerisinde olup Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin uygulaması da aynı yönde olduğu (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 12.11.2012 tarihli, 2011/9084 E., 2012/17943 K.; aynı Daire'nin 06.03.1985 tarihli ve 123-1209 sayılı vb. Kararları), derdestlik itirazına konu davanın açıldığı Arnavutluk Devleti ile ülkemiz arasında, bu nitelikteki itirazların akit taraf mahkemelerinde karşılıklı olarak ileri sürülebileceğine dair uluslararası bir antlaşma da bulunmadığı, bu nedenle davalının derdestlik itirazının yerinde olmadığı, davalıların 03.03.2016 icra takip tarihinden itibaren mütemerrit olduğu, davacı bankanın azami kredi faiz oranları kredi yıllık azami faiz oranları bildirim formuna göre, 09.02.2016 tarihinden itibaren TL kredilerde geçerli olan azami faiz oranlarının %24,24 olduğu, temerrüt faizine ilişkin sözleşme hükmüne göre belirtilen oranın %50 fazlası ile hesaplanan %36,36 nisbetinde temerrüt faizi talep etmesi mümkün olduğu, davacının alacak miktarına ilişkin olarak bilirkişi heyetince düzenlenen kök ve ek rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve yeterli bulunmakla teknik hesaplamalar yönünden hükme esas alındığı, dava başlangıçta 15.000.000,00 TL üzerinden kısmi dava olarak açıldığı, davacı banka tarafından 18.09.2018 tarihli dilekçe ile alacak miktarı ıslah edilerek 116.032.051,40 TL'nin 03.03.2016 icra takip tarihinden itibaren %36,36 oranında temerrüt faizi ve faizin % 5 oranında BSMV'si ile birlikte tahsili talep edildiği, 19.09.2018 tarihli duruşmada davacı vekiline ıslah dilekçesi doğrultusunda eksik peşin nispi harcı tamamlaması için süre verilerek ihtarat yapıldığı, ancak davacı vekilince 01.10.2018 tarihli dilekçe ile ikinci bir ıslah dilekçesi verilerek 65.000.000 TL'nin 03.03.2016 icra takip tarihinden itibaren %36,36 oranında temerrüt faizi ve faizin % 5 oranında BSMV'si ile birlikte tahsili talep edildiği ve ıslaha konu 65.000.000 TL üzerinden eksik kalan peşin nispi harcın yatırıldığı, davacının sırf harcın yatırılmamış olması sebebiyle, ıslah hakkının kullanılmış sayılmasını kabul etmenin orantısız ve ağır bir yaptırım olacağı, bu nedenle, yargılama sırasında verdiği yeni ıslah beyanının geçerli olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 65.000.000 TL alacağın, 03.03.2016 tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek TCMB azami faiz oranları genelgeleri doğrultusunda değişen oranlarda tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile % 36 temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV'si ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı ... İnternational SH.A vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ... hakkında aynı konuda İstanbul Anadolu 13. İcra Dairesinin 2016/4437 E. sayılı dosyasında kesinleşmiş icra takibi bulunduğunu, davacının alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, davacı banka tarafından aynı alacak için Arnavutluk Mahkemesinde dava açıldığını, söz konusu dava nedeniyle işbu davanın derdestlik nedeniyle usulden reddi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesince Arnavutluk mahkemesinde görülen davanın akıbeti sorulmadan karar verildiğini, Türkiye ile Arnavutluk arasında akdedilen 1995 tarihli sözleşmenin 20/e maddesi gereğince, aynı konuda ve aynı taraflar arasında bir dava bulunması halinde ilamın tanınması ve tenfizinin mümkün olmadığını, İlk Derece Mahkemesince müvekkilleri tarafından gösterilen deliller toplanmadan karar verildiğini, bu kapsamda icra dosyası ile Arnavutluk mahkemesindeki dosyanın getirtilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesince iflas kararı verilmiş olan davalılar aleyhine açılmış olan davanın ayrılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, verilen iflas kararının henüz kesinleşmediğini, bu nedenle ayırma kararının usule aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ... İnternational SH.A hakkında aynı konuda İstanbul Anadolu 13. İcra Dairesinin 2016/4437 E. sayılı dosyasında kesinleşmiş icra takibi bulunduğunu, davacının alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, davacı banka tarafından aynı alacak için Arnavutluk Mahkemesinde dava açıldığını, söz konusu dava nedeniyle işbu davanın derdestlik nedeniyle usulden reddi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesince Arnavutluk mahkemesinde görülen davanın akıbeti sorulmadan karar verildiğini, Türkiye ile Arnavutluk arasında akdedilen 1995 tarihli sözleşmenin 20/e maddesi gereğince, aynı konuda ve aynı taraflar arasında bir dava bulunması halinde ilamın tanınması ve tenfizinin mümkün olmadığını, İlk Derece Mahkemesince müvekkilleri tarafından gösterilen deliller toplanmadan karar verildiğini, bu kapsamda icra dosyası ile Arnavutluk mahkemesindeki dosyanın getirtilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesince iflas kararı verilmiş olan davalılar aleyhine açılmış olan davanın ayrılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, verilen iflas kararının henüz kesinleşmediğini, bu nedenle ayırma kararının usule aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesin istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda davacı tarafından davalılar aleyhine dava konusu alacağın tahsili istemiyle İstanbul Anadolu 13. İcra Dairesinin 2016/4437 E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılmış olup, takip davalı ... yönünden asıl alacak bakımından, diğer davalı ... İnternational SH.A bakımından ise tümüyle kesinleştiği, aynı alacağın tahsili istemiyle bu davanın açıldığı, ancak davalı borçlulardan ... İnternational Arnavutluk merkezli bir şirket olup davalı ... de aynı zamanda Arnavutluk Cumhuriyeti vatandaşı ve tebligat adresinin de Tiran olduğu, davacı tarafça, alacağın yabancı ülkede tahsili amacıyla tenfiz edilebilecek bir ilam bulunması gerektiği ileri sürüldüğü, bu nedenle davacının aynı nedenle, alacaklı olduğunu iddia ederek bu alacağının ilama bağlanmasında, işbu dava sonucunda alınacak hükme maddi hukuk bakımından tanınan sonuçlar nedeniyle hukuki yararının bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/4990 E. 2020/2736 K. sayılı kararı), bu dava öncesinde davacı tarafından Arnavutluk merkezli davalı ... İnternational SHA hakkında Arnavutluk Cumhuriyeti'nde aynı alacak için dava açıldığı, Mahkemece davada Türk mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğinin sunulan kayıtlardan anlaşıldığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde; aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması hususu dava şartı olarak düzenlendiği, derdestlik, iç hukukumuzda bir dava şartı olarak düzenlenmesine rağmen 5718 sayılı Milletler Arası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'da milletlerarası derdestlik konusunda herhangi bir düzenleme yapılmadığı, 6100 sayılı Kanun'da olduğu gibi açık bir düzenleme olmadığı sürece yabancı ülkede açılan ve görülmekte olan bir davanın, iç hukukumuzdaki bir dava bakımından derdestlik teşkil edeceğini kabul etmek doğru olmadığı, yabancı bir ülkede henüz görülmekte olan bir davanın iç hukuk bakımından derdestlik teşkil edeceğini kabul etmek yasa koyucunun amacına da uygun olmadığı, (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/2899 E., 2021/2319 K. sayılı ilamı, benzer şekilde Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin 2011/9084 E., 2012/17943 K. sayılı ilamı), derdestlik itirazına konu davanın açıldığı Arnavutluk Cumhuriyeti ile ülkemiz arasındaki 1995 tarihli antlaşmada, bu nitelikteki itirazların akit taraf mahkemelerinde karşılıklı olarak ileri sürülebileceğine dair bir hüküm de bulunmadığı, iflas kararı verilen davalılar aleyhine açılan davanın işbu davadan ayrılmasına karar verilmesinde usule aykırılık bulunmadığı, davalılar vekillerince delil olarak dayanılan icra takip dosyası sureti ile Arnavutluk mahkemesinde açılan davaya ilişkin kayıtlar davacı tarafça dosyaya sunulduğu, davalılar vekillerince dayanılan ve sonuca etkili olabilecek başkaca bir delil bulunmadığı, bu nedenle davalılar vekillerinin, gösterilen deliller toplanmadan ve değerlendirilmeden karar verildiği yönündeki istinaf nedeni yerinde görülmediği, diğer yandan davacı vekili tarafından ibraz edilen 18.09.2018 tarihli ıslah dilekçesiyle dava değeri 116.032.051,40 TL'ye çıkarıldığı, ancak ıslah harcı yatırılmadığı, davacı vekilince sunulan 01.10.2018 tarihli ikinci ıslah dilekçesiyle de dava değeri 65.000.000 TL'ye çıkarılarak harcı yatırılmış olup, mahkemece ikinci ıslah dilekçesi esas alınarak karar verildiği, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 32 nci maddesinde, yargı işlemlerinde alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı hüküm altına alındığı, bu düzenleme gereğince ıslah edilen miktar yönünden bakiye nispi karar ve ilam harcı ödenmeksizin sonraki işlemlerin yapılmasına olanak bulunmadığı, ilk dilekçedeki talep tutarının daraltılmasına ilişkin ikinci dilekçe ile ıslah hakkının kullanıldığının kabulünün hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... İnternational SH.A vekili temyiz dilekçesinde özetle; tahkikat sürecinde davacı emredici düzenlemeye rağmen davasını iki kez ıslah ettiğini, Kanun'un bir kez kullanımına imkân tanıdığı ıslah hakkı, kullanan tarafın harcını ödeyip ödemediğine bakılmaksızın kullanılmış sayılacağını, İlk Derece Mahkemesince aynı alacakla ilgili kesinleşmiş ve derdest icra takibine konu asıl alacağın 65.000.000 TL kısmının fer’ileri ile tahsiline karar verilmiş olmasına rağmen hükümde tahsiline hükmedilen alacağın icra dosyası ile ilişki ve irtibatına işaret edilmeden alacak tahsiline hüküm verilmesi de, kararın icrası aşamasında belirsizlik ve karmaşaya neden olabileceğini ve ayrıca istinaf dilekçesinde ileri sürülen ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; tahkikat sürecinde davacı emredici düzenlemeye rağmen davasını iki kez ıslah ettiğini, Kanun'un bir kez kullanımına imkân tanıdığı ıslah hakkı, kullanan tarafın harcını ödeyip ödemediğine bakılmaksızın kullanılmış sayılacağını, İlk Derece Mahkemesince aynı alacakla ilgili kesinleşmiş ve derdest icra takibine konu asıl alacağın 65.000.000 TL kısmının fer’ileri ile tahsiline karar verilmiş olmasına rağmen hükümde tahsiline hükmedilen alacağın icra dosyası ile ilişki ve irtibatına işaret edilmeden alacak tahsiline hüküm verilmesi de, kararın icrası aşamasında belirsizlik ve karmaşaya neden olabileceğini ve ayrıca istinaf dilekçesinde ileri sürülen ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gerek hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalılar aleyhine aynı alacak için İstanbul Anadolu 13. İcra Dairesinin 2016/4437 E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi bulunduğundan ve İlk Derece Mahkemesince verilen karar bu şekilde kesinleşmesi halinde davalılar aleyhine mükerrer tahsilata yol açacaktır. Bu nedenle hükmün bozulması gerekir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalılar vekillerinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “... 65.000.000 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “İstanbul Anadolu 13. İcra Dairesinin 2016/4437 E. sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür etmemek suretiyle 65.000.000 TL” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.06.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/339, K. 2024/4792, T. 06.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-339-e-2024-4792-k-257d1a69b5cd