Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/12663 E. 2024/3444 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/12663
- Karar No
- 2024/3444
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/80 E., 2020/4 K. HÜKÜM/KARAR : Ret Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; yaya olan müvekkiline 25.07.2010 tarihinde davalıya trafik sigortalı aracın kaldırımda çarpması neticesinde davacının yaralandığını, belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada şimdilik geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı bakımından 5.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 06.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının gerçek zararının belirlenmesini, elde edilen kazanımların mahsubu gerektiği, poliçe limiti ve kusur oranı ile sınırlı sorumlulukları olduğunu, yasal faizden sorumlu olabileceklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.09.2014 tarihli ve 2014/883 Esas, 2014/540 Karar sayılı kararıyla; davacının yaya konumunda iken davalıya sigortalı araç sürücüsünün çarpması neticesinde yaralandığından bahisle maddi tazminat isteminde bulunduğu, sürücü hakkında açılan ceza dosyasının getirtildiği, sürücünün kusursuz olması nedeni ile hakkında beraat kararı verildiği, hukuk hakiminin ceza mahkemesinde alınan rapor ile bağlı değil ise de ceza mahkemesinin kesinleşen kararı ile bağlı olduğu, sigortalı araç sürücünün kazada kusurunun olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 31.10.2017 tarihli 2015/4402 Esas, 2017/9907 Karar sayılı ilamı ile; "dava trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece kusur bilirkişi raporu alınmadan BK'nun 53 üncü (yBK'nun 74 üncü) maddesi hükmü uyarınca hukuk hakimi ceza davasında alınmış kusur raporu ile bağlı olmamakla birlikte, ceza mahkemesinin kesinleşen kararı karşısında ceza hakiminin saptadığı maddi olayların hukuk hakimini bağladığı, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz bulunduğu Yargıtay denetiminden de geçmek suretiyle kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile saptandığı gerekçeleriyle sigortalı araç sürücüsünün kusursuzluğu itibariyle, davalı sigortacı da davacının zararından sorumlu tutulamayacağından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. 6098 sayılı TBK’nun 74 üncü maddesine (818 sayılı BK’nun 53 üncü maddesi) göre hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da hukuk hakimini bağlamaz. Buna göre, hukuk hakimi kural olarak ceza hakiminin belirlediği kusur oranı ile bağlı değil ise de, kesinleşen maddi olgu ile bağlıdır.(H.G.K. 06.02.2002 gün 2002/19-16, 2002/47 sayılı kararı) HMK 266 ncı ve devamı maddeleri gereğince çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir, hükmüne yer verilmiştir. Mahkemece trafik kazasına dair davacı tanığı dinlendiği halde kusur bakımından rapor aldırılmamış, ceza dosyasındaki bilirkişi raporu ve beraat kararı esas alınarak karar verilmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece, Amasya (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2010/925 Esas, 2012/522 Karar sayılı ceza dosyası fiziken dosya içerisine alınarak, ceza dosyasında aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporları da tartışılarak, alanında uzman bir bilirkişi heyetinden kusur hususunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık bilirkişi raporu aldırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir." şeklinde bozma kararı verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının yaya konumunda iken davalıya sigortalı araç sürücüsünün çarpması neticesinde yaralandığından bahisle maddi tazminat isteminde bulunduğu, sürücü hakkında açılan ceza dosyasının getirtildiği, sürücünün kusursuz olması nedeni ile hakkında beraat kararı verildiği, 17.09.2014 tarihl kararda sigortalı sürücünün kusursuz olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin kusur raporu alınması yönünde bozma kararı verdiği, bozma kararından sonra alınan Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı tarafından düzenlenen kusur raporunda davacı yayanın kazada %100 oranında kusurlu olduğu, sürücünün ise kusurunun bulunmadığının belirtildiği ve davacının davalıdan maddi tazminat talep edemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kazanın yaya kaldırımında olduğu, alınan raporu kabul etmediklerini, davacının kazada kusurunun olmadığı gerekçeleri ile kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı yayaya 23.07.2010 tarihinde çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 14086 sayılı (Kanun) 427 vd. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 99 uncu maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına, dosyaya alınan kusur raporlarında davacının kazada %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edilmiş olmasına göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.