Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/12514 E. 2024/1864 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/12514
Karar No
2024/1864
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/1019 E., 2021/1023 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : KIT 2021/349 DAVA TARİHİ : 26.12.2018 HÜKÜM/KARAR : Davalı itirazının kısmen kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2019/9502 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılamasında İtiraz Hakem Heyetince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketine trafik sigortalı aracın karıştığı kazada yaya konumunda olan davacının yaralandığını, belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL sürekli 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 52,825,00 TLye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kusuru ve maluliyeti kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İTİRAZ HAKEM HEYETİ KARARI İtiraz Hakem Heyeti 04.08.2019 tarihli ve 2018/İHK -9502 sayılı kararı ile davalının itirazının reddine karar vermiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 02.06.2021 tarihli ve 2021/2959 Esas, 2021/2263 Karar sayılı kararı ile; "Gerçek zarar hesabı yapılırken tazminat hesaplamasında, TRH 2010 Yaşam Tablosu'nun kullanılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak kaza tarihinde 14 yaşında olan davacının TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömür süresi 59,78 yıl olduğu halde, raporda bakiye ömür süresinin kaç yıl kabul edildiği belirtilmemiş pasif dönem sonu olarak 99 yaş gösterilmiş olup bu yönüyle rapor denetime elverişli değildir. Bu durumda davacının bakiye ömür süresi, aktif ve pasif dönem başlangıç bitiş tarihleri ve süreleri gösterilmek suretiyle denetime el verişli ek hesap raporu aldırılması gerekmektedir. Yine davacı ... kaza tarihinde 18 yaşından küçük olup, davacının gelir getiren bir işte çalışmadığı, dolayısıyla bu müddet boyunca mahrum kaldığı herhangi bir kazancı olmadığından geçici işgöremezlik zararı bulunmadığı açıktır. Hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda ise, kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan ve geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyecek olan davacı hakkında geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanmış olup Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından da geçici iş göremezlik tazminatını da kapsar şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır. Kabule göre de; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesi ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6 ncı maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin 13 üncü fıkrasına "tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde (AAÜT) yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir" hükmü eklenmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 17/2 nci maddesinde ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir" düzenlemesi yapılmıştır. Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyeti'nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 üncü maddesi ve AAÜT'nin 17 nci maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır. " gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda hesap bilirkişiden rapor alınmak üzere ara karar verildiği, bilirkişi ücretinin yatırılması için davalı vekiline kesin süre verildiği, ücret yatırılmadığı takdirde dosya kapsamına göre karar verileceğinin ihtar edilmesine rağmen davalı tarafça süresi içerinde bilirkişi ücretinin yatırılmadığı o nedenle davalı tarafın buna ilişkin itirazından vazgeçmiş sayıldığı kabul edilerek bu konudaki itirazının reddedildiği, yine bozma ilamı doğrultusunda davacı kaza tarihinde 18 yaşından küçük olup, davacının gelir getiren bir işte çalışmadığı, dolayısıyla bu müddet boyunca mahrum kaldığı herhangi bir kazancı olmadığından geçici iş göremezlik zararı bulunmadığı, bu nedenle talebin reddedilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması hatalı bulunduğundan itirazın kabulüne karar verildiği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5’i oranında tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiğinden, tam vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının hatalı olduğu kanaatine varılarak bu yönüyle davalı itirazının kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davalı ... şirketinin Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 05.05.2019 tarih ve K-2019/37279 sayılı kararına yaptığı itirazın kısmen kabulüne, itiraza konu kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, başvurunun kısmen kabulüne, 43.827,08 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 10.12.2018 tarihinden yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak başvuru sahibine ödenmesine, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; usule uygun maluliyet raporu sunulmadan eksik evrakla başvuru yapıldığından usulden ret kararı verilmesi gerektiği, maluliyet raporunun usule uygun olmadığını, tazminat tutarının fahiş olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu kullanılması gerektiğini, 99 yaşa kadar hesap yapılmasının hatalı olduğunu, tam vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Bozma sonrası İtiraz Hakem Heyetince verilen kararın bozmaya uygun olması, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaması, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın, Mahkemeye gönderilmesine, 21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/12514, K. 2024/1864, T. 21.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-12514-e-2024-1864-k-906565aa643e