Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/12223 E. 2023/13913 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/12223
Karar No
2023/13913
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/717 E., 2021/717 K. SAYISI : 2021/İHK-28713 DAVA TARİHİ : 20.01.2021 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/İtirazların Reddi SAYISI : K-2021/86820 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazların reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; trafik sigortası bulunmayan ve davacının yolcu olarak bulunduğu aracın çift taraflı trafik kazası yapması neticesinde davacının bedensel zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.400,00 TL sürekli iş göremezlik, 200,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 100,00TL bakıcı giderinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini 29.389,12 TL sürekli iş göremezlik, 4.741,96 TL geçici iş göremezlik, 3.837,60 TL bakıcı gideri olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun usule uygun düzenlenmediğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, davacının kazada müterafik kusurlu olduğunu, hatır taşıması bulunduğunu, hükmedilecek vekalet ücretinin nispi ücretin 1/5 oranında olması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 29.389,12 TL sürekli iş göremezlik, 4.741,96 TL geçici iş göremezlik, 3.837,60 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 38.268,68 TL tazminatın 07.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; talep artırım dilekçesinde fazlaya dair hakların saklı tutmuş olmalarına rağmen bunun karara yazılmamasının hatalı olduğunu ileri sürerek karara itiraz etmiştir. Davalı vekili itiraz dilekçesinde; çekme belgesinin dosyaya sunulmamasından dolayı başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini, başvuran tarafından kötü niyetli ıslah yapıldığını, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatının Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) sorumluluğunda olduğunu, davacıya SGK tarafından herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, başvuranın kask takmamasından dolayı hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, dosyada mevcut maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının hesap raporu ile belirlenen alacağının tamamını ıslah etmediğinden haklarının saklı tutulması yönündeki itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine, aracın çekme belgesi olsa dahi Karayolu Trafik Yönetmeliği gereğince tekrar trafiğe çıkabilecekleri için, davalı vekilinin çekme belgeli olduğu iddiası ile talebin teminat kapsamı dışında kaldığı itirazının yerinde olmadığı, 6111 sayılı Kanun gereği geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinden davalının sorumlu olduğu, kazanın iş kazası olmadığı, davacının maluliyetinin kask takmaması nedeni ile oluşmadığı, dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden davacının hangi amaç ile taşındığı anlaşılamadığından hatır taşıması itirazının yerinde olmadığı ve vekalet ücreti takdirinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle de davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek hükmün bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; trafik sigortası bulunmayan davacının yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacıda oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 17 nci maddesi, ... Yönetmeliği. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, usule uygun olarak düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamasına, davalının geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri zararınından sorumlu olmasına, davaya konu trafik kazasının iş kazası olmayıp davacının yaralanmasına göre müterafik kusuru bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut uyuşmazlıkta Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi bulunmayan motosiklette yolcu olan davacının yaralanması nedeniyle husumet Güvence Hesabına yöneltilmiştir. Ancak davalı ... Hesabının motorsikletin trafikten çekme belgesi bulunduğu, aracın ZMSS poliçesi yapılması zorunluluğu bulunmayan bir araç olduğu iddiası bulunması nedeniyle yapılan incelemede motosikletin niteliği tespit edilememiştir. Bu nedenle öncelikle Karayolları Trafik Kanunu’nda yer alan tanımlara göre kazaya karışan aracın tescile tabi olup olmadığı ve motorlu araç niteliği olup olmadığı araştırılarak Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yaptırma zorunluluğu olan araçlardan olup olmadığı belirlenmeli, sonucuna göre davalının sorumlu olup olmadığı hususu değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 3. Davalı sigorta vekili, davacının hatır için taşındığını savunmuştur. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda TBK'nın 51 inci maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir. O halde mahkemece, bu savunma üzerinde durularak, taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özel şartları gözönüne alınarak araştırma ve inceleme yapılması, TBK'nın 51 inci madde hükmüne göre tazminattan indirim yapılıp yapılmayacağı karar yerinde tartışılması, sonucuna göre hüküm tesisi gerekmektedir. Dosya kapsamından trafik sigortası bulunmayan araç sürücüsü ile davacı yolcunun arkadaş oldukları ve birlikte yola çıktıkları anlaşılmaktadır. Buna göre İtiraz Hakem Heyetince, somut olayda hatır taşımasının varlığı kabul edilerek hesaplanan tazminattan Dairemiz uygulamasına göre %20 oranında indirim yapılması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile hatır taşıması olmadığının kabul edilmesi isabetli olmamıştır. 4. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5 oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine 21.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/12223, K. 2023/13913, T. 21.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-12223-e-2023-13913-k-2b032d154fc4