Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/12219 E. 2023/14033 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/12219
Karar No
2023/14033
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1128 E., 2022/1128 K. SAYISI : KIT/2022-5243 DAVACILAR : 1-..., 2-... vekilleri Avukat ... DAVA TARİHİ : 13.06.2017 HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulüne / İtirazın kısmen kabulüne SAYISI : K-2017/35576 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılamasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 30.08.2016 tarihinde davacılar murisinin yolcu olarak bulunduğu trafik sigortasız aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında davacıların desteği ’ın vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talep miktarını müvekkili için 35.643,00 TL, için 119.119,00 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulü ile ... için 89.339,25 TL, davacı ... için 26.732,25 TL destekten yoksun kalma tazminatının 15.05.2017 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetininin bozma öncesi kararı ile sigorta şirketi vekilinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre %1,8 teknik faiz ile hesaplama yapılması yönündeki itirazının kabulü, diğer itirazlarının reddi ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak başvurunun kısmen kabulü ile davacı ...’ın ek tazminat istemi ile yaptığı başvurunun reddine, ’ın ek tazminat isteminin kabulü ile 9.750,88 TL destekten yoksun kalma tazminatının kısmen kabulüne, 15.05.2017 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı sigorta kuruluşundan alınmasına karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Daire'nin 02.03.2022 tarih 2021/10877-2022/3767 sayılı kararı ile; ''..1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Trafik kazasında bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Bu itibarla; tazminat hesaplamasında, TRH 2010 Yaşam Tablosu'nun kullanılmasında bir isabetsizlik görülmemiş olmakla birlikte, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde PMF 1931 Tablosu'nun kullanılması gerektiğine ilişkin itiraz ve kabulü nedeniyle, tazminat hesabında PMF 1931 Tablosu'nun (TRH 2010 Tablosu'ndan daha kısa ömür süresi belirlediği halde davacı kabulü gereği) kullanılması gerekli görülmüştür. Davacının hak kazanabileceği işgücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve İHH tarafından da karara esas kabul edilen 26.12.2017 tarihli aktüer raporunda; 01/06/2015 tarihli ZMSS Genel Şartları dahilinde, TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre ve %1,8 teknik faiz uygulanarak, işleyecek devre bakımından ise "devre başı ödemeli belirli süreli rant" formülü kullanılarak tazminat hesabı yapılmıştır. Tazminat hesaplamasında, yeni ZMSSGŞ ve ekindeki cetvellere göre hesaplama yapılmış ise de, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih-2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli ranf formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen progresif rant yöntemi kullanılarak yapılması gereklidir ki, esas alınan rapor bu yönüyle de yeterli bir rapor değildir. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacı için, PMF 1931 Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi (davalı lehine olacak biçimde daha kısa ömür süresi belirlediği halde davacı vekilinin temyiz dilekçesindeki talebiyle bağlı kalınması gerektiğinden), % 1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanmasının gerektiği dikkate alınmak suretiyle, anılan biçimde hesaplama yapan ve davacı tarafın kabul edip üzerinden ıslahı yaptığı 17.07.2017 tarihli aktüer raporunun (anılan biçimde hesap yapan rapor) karara esas alınması gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 3- Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminat istemine ilişkindir. Destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında, destek payları doğru belirlenerek, destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış/sağlayacak olduğu yardımın miktarı da doğru şekilde hesaplanmalıdır. Hükme esas alınan 26.12.2017 tarihli bilirkişi raporunda destek paylarının dağıtımı, desteğin kendisine 2 pay, davacı eşi Neşe’ye 2 pay, davacı kızı ’a 1 pay dava dışı anne ve babaya 1’er pay verilerek hesaplama yapılmıştır. İtiraz Hakem Heyetince hükme esas alınan aktüer raporunda mütevefanın eşi, çocuğu ve anne babasına ayrılan pay oranları dairemiz uygulamalarına uygun değildir. Dairemizce kabul görmüş pay esasına göre; hayatın olağan akışına göre bekar olarak ölen desteğin ileride evleneceği ve en az iki çocuk sahibi olacağı kabul edilerek, desteğin evleninceye kadar gelirinin yarısını kendi ihtiyaçları yarısını da anne ve babası için ayıracağı varsayılarak bu dönemde desteğe iki anne ve babaya birer pay vermek suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında evlenmeden önceki dönem için de anne ve babanın her birine %25 pay verilmesi gerektiği, desteğin ileride evlenmesi ile birlikte desteğe iki, eşe iki, anne ve babaya birer pay verilerek, yine desteğin tüm gelirinin oranlanarak anne ve babaya %16’şar pay ayrılması, desteğin bir çocuğunun olması durumunda iki pay desteğe, iki pay eşe, bir pay çocuğa ve birer pay anne ve babaya ayrılmak suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında anne ve baba için %14'er pay verilmesi daha sonra ikinci çocuğun doğacağı varsayılarak bu kez desteğe iki, eşe iki, çocukların her birine birer ve anne ve babaya birer pay verilerek desteğin tüm gelirine oranlanarak anne ve babaya %12,5’er pay verilmesinin uygun olacağı, daha sonra anne ve babadan yaşam tablosuna göre hangisi destekten çıkacaksa kalan kişiye diğerinin payının ilave edilerek destek tazminatlarının hesabı yapılması böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay hem de eş ve çocuklar ile ana ve babaya ayrılacak paylar düşecektir. Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Bu pay esası Türk aile sistemine uygun düşmektedir. Çünkü Türk aile sisteminde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, aile bireyi azaldıkça da gelirden alınacak pay yükselmektedir. Ana ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak, ana ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay eşe 2 pay esasına göre %50 desteğe %50 eşe pay verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminat bu ilkelere göre hesaplanmalıdır. O halde, İtiraz Hakem Heyetince temyiz edenin sıfatına göre, davalı tarafından kararın temyiz edilmediği de dikkate alınarak, usuli kazanılmış haklar gözetilerek Dairemizin yerleşik uygulamaları ile belirlenen ve yukarıda ifade olunan destek payları esas alınmak suretiyle davacıların hak kazanacağı muhtemel tazminat tutarının hesaplanması konusunda aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, destek paylarının hatalı belirlendiği rapordaki hesaplamanın kabulü doğru görülmemiştir." gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararı bozulmuştur. B.İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma sonrası düzenlenen aktüer hesap raporunun bozma ilamına uygun olarak düzenlendiği, raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu gerekçesiyle Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak esas hakkında yeni hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulü ile ... için 115.485,20 TL, davacı ... için 24.327,80 TL destekten yoksun kalma zararının 15.05.2017 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; teminat limitinin aşıldığını, 27.03.2017 tarihinde müteveffanın annesi için 23.252,00 TL, babası için 22.749,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödemesinin yapıldığını, bakiye tazminat için komisyona başvurduklarını, 2018.E.17235 sayılı dosya ile yapılan yargılama neticesinde baba için 10.822,00 TL, anne için 13.039,00 TL bakiye tazminatın tüm ferileriyle Bakırköy 17. İcra Mdürülüğü'nün 2018/8437 Esas sayılı dosyasına ödendiğini, mütevveffanın eşi ve kızı adına 18.05.2017 tarihinde 124.538,00 TL ödendiğini, bakiye tazminat için eldeki başvurunun yapıldığını, İtiraz Hakem Heyeti kararı neticesinde 9.750,88 TL tazminata hükmedildiğini, tazminatın tüm ferileri ile birlikte İstanbul Anadolu 9. İcra Müdürlüğü'nün 2017/24025 Esas sayılı dosyasına ödendiğini, bozma kararı sonrası ... için 115.485,20 TL, davacı ... için 24.327,80 TL tazminata hükmedildiğini, ayrıca 2020.E.97438 sayılı başvuru neticesinde 4.800,00 TL cenaze ve defin giderine hükmedildiğini, Bakırköy 13. İcra Müdürlüğü 2021/4292 Esas sayılı dosyasına tüm ferileri ile birlikte tazminat ödemesi yapıldığını, yapılan ödemeler dikkate alındığında 2016 yılında Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) için belirlenen 310.000,00 TL limitin aşıldığını, garameten paylaştırma yapılmasının zorunlu olduğunu, yapılan hesaplamada anne ve babanın payı ayrılarak, yapılan ödemelerin güncel değerinin mahsubu gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, kabul görmemesi halinde %1,65 teknik faizin esas alınmasını, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu ve avans faizine hükmedilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik sigortası bulunmayan desteğin yolcu olduğu aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, ... Yönetmiliği. 3. Değerlendirme 1.5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin 12 nci fıkrası gereği Sigorta Tahkim Komisyonlarının 40.000,00 TL yi geçmeyen kararları kesindir. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacı ... yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar 24.327,80 TL olup kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL'nin altında kalmaktadır. 2.Temyizen incelenen İtiraz Hakem Heyeti kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve temyiz dilekçesinde ileri sürülen diğer nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 3. Uyulan bozma ilamında; davacı için, PMF 1931 Yaşam Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi (davalı lehine olacak biçimde daha kısa ömür süresi belirlediği halde davacı vekilinin temyiz dilekçesindeki talebiyle bağlı kalınması gerektiğinden), % 1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanmasının gerektiği dikkate alınmak suretiyle, anılan biçimde hesaplama yapan ve davacı tarafın kabul edip üzerinden ıslahı yaptığı 17.07.2017 tarihli aktüer raporunun (anılan biçimde hesap yapan rapor) karara esas alınması gerektiği belirtilmiştir. Bozma sonrası düzenlenen aktüer hesap raporunda; PMF 1931 Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenerek, işleyecek devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak, %22 evlenme şansı indirimi ve güncel asgari ücret verileri esas alınarak hesap yapılmış ise de; bozma sonrası düzenlenen raporda davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak ihlal edilmiştir. Şöyle ki; bozma öncesi düzenlenen 17.07.2017 tarihli aktüer hesabı PMF 1931 Yaşam Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenerek, işleyecek devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak, %35 evlenme ihtimali indirimi ve rapor tarihindeki asgari ücret verileri esas alınarak yapılmıştır. Uyuşmazlık Hakem Heyetince bu rapora göre yapılan hesaplama dikkate alınarak %75 kusur oranı üzerinden davanın kısmen kabulü ile ... için 89.339,25 TL tazminata hükmedilmiş, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına davacı tarafça itiraz edilmemiş, davalı tarafça itiraz edilmiştir. Bu halde Uyuşmazlık Hakem Heyeti aşamasında hükme esas alınan 17.07.2017 tarihinde kullanılan veriler yönünden davacının Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itirazı olmadığından kesinleşmiş olup, bozma sonrası davalı aleyhine olacak şekilde %22 evlenme şansı indirimi ve güncel asgari ücret dikkate alınarak hesap yapılması hatalı olmuştur. 4.Davalı vekili temyizinde kazada vefat eden desteğin anne ve babasına da ödemeler yapıldığını, teminat limitinin aşıldığını belirtmiş olup; davalı şirketçe dava konusu kaza nedeniyle yapılan tüm destekten yoksun kalma tazminat ödemelerinin tespiti ile teminat limitinin aşılıp aşılmadığı, aşılıyorsa garameten hesap yapılması gerekip gerekmediği hususu dikkate alınmadan karar verilmesi hatalı olmuştur. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı ... yönünden temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE, 2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı ...'a yönelik diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 3.Değerlendirme bölümünün (3) ve (4) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı ...'a yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine, 25.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/12219, K. 2023/14033, T. 25.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-12219-e-2023-14033-k-c45dbc48a35f