Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/11897 E. 2023/14062 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/11897
- Karar No
- 2023/14062
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/740 Değişik İş, 2021/703 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi / Davacının İtirazının Reddi Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacının itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 22.07.2016 tarihinde müvekkili yayaya yaya kaldırımı üzerinde bir aracın çarpması sonucu oluşan çift taraflı trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine zararın giderilmesi için başvuru yapıldığını ancak sigorta şirketince olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu' nun (5271 sayılı Kanun) 253 üncü maddesine göre uzlaşma sağlandığını, bu nedenle başvuranın tazminat davası açamayacağını savunarak başvurunun reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller ve zarar veren ve zarar gören arasında 5271 sayılı Kanun'un 253/19 uncu maddesine göre uzlaşmanın sağlanmış olmasına nedeniyle tazminat davası açılamayacağından açılan davadan feragat edilmiş olunacağından davanın reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; tazminat miktarının yetersiz olduğu açıkça belli olan anlaşmalar ve uzlaşmaların geçersiz olduğunu, başvurucunun sadece ceza davası için uzlaştığını başvurucu zararın büyüklüğünü ve kalıcı maluliyetini bilmeden ve kendisine tazminat haklarıyla ilgili durum izah edilmeden şekil şartlarına aykırı tutanağın imzalandığını belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında uzlaşma sağlandığı, uzlaşmanın 5271 sayılı Kanunu'na uygun düzenlenmiş olduğunu, başvurucunun yeniden talepte bulunma hakkının olmadığını belirterek davacının itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yapılan uzlaşmanın ceza yargılamasına ilişkin olduğunu, müvekkilinin maluliyetinden kaynaklanan zararına ilişkin bir uzlaşması olmadığını, zararını maluliyet rapor itibariyle öğrendiğini bu nedenle bir hakkın doğumundan önce o haktan feragat edilemeyeceğini, tazminat miktarına ilişkin yapılan anlaşmaların açıkça yetersiz ve fahiş fark içeriyorsa geçersiz olacağını, ibraname değil makbuz hükmünde kabul edilmesi gerektiğini, uzlaşma tutanağının şekil şartlarına uygun olmadığını, uzlaştırma tutanağının teselsülden feragat niteliği taşımadığını belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi yapılan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253 üncü maddesi, 3. Değerlendirme Davacı vekili, 22.07.2016 tarihinde davacı yayaya davalıya trafik sigortalı araç sürücünün çarpması neticesi oluşan trafik kazasında davacının malul kaldığını iddia ederek maddi tazminat isteminde bulunmuş, Uyuşmazlık Hakem Heyetince 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 253 üncü maddenin (19) numaralı bendi gereğince uzlaşma sağlanmış olması sebebiyle tazminat davası açılamayacağından açılan davadan feragat edilmiş olunacağından davanın reddine karar verilmiş, İtiraz Hakem Heyeti ise davacının itirazlarını uzlaşma sağlanması, uzlaşma tutanağının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na uygun düzenlenmiş olması nedeniyle reddine karar vermiştir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253 üncü maddesinin 19 uncu bendine göre uzlaşmanın sağlanması halinde "soruşturma konusu suçtan dolayı tazminat davası açılamaz ve açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır" şeklindeki yasal düzenleme ışığında uzlaşma raporunun düzenlenmesi halinde davacının tazminat davası açma hakkı bulunmadığı, uzlaşma raporunun ilam mahiyetinde olacağından uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağı kabul edilmekteyken, Anayasa Mahkemesi 26.07.2023 tarihinde 2023/43 Esas, 2023/141 Karar numaralı dosyada, Anayasa’ya 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değiştirilen 253 üncü maddesinin (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin “...Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz…” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş, karar 18.10.2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Anayasa Mahkemesi iptal kararları derdest davalarda derhal uygulanacağından, söz konusu uzlaştırma tutanağının Anayasa Mahkemesi iptal kararı da dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu itibarla kararının bozulması gerekmiştir. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine, 25.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.