Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/1187 E. 2023/10752 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1187
- Karar No
- 2023/10752
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2069 E., 2022/2312 K. BİRLEŞEN DAVADA HÜKÜM/KARAR : Asıl ve Birleşen Davanın Kabulü/ Davacının İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi/ Davalı Groupama Sigorta A.Ş.'nin İstinaf Başvurusunun Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/100 E., 2022/358 K. Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemli asıl ve birleşen davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve asıl dava davalısı Groupama Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; 23.09.2012 tarihinde davacının yolcu olduğu araç ile davalı ... şirketinin zorunlu mali mesuliyet sigortasını yaptığı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak olumlu yanıt alınamadığını, zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak traaflar arasında anlaşma sağlanamadığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile iyileşme sürecinde efor kaybı, meslekte kazanma gücü kaybı, tedavi iyileşme sürecinde bakıcı gideri, SGK tarafından karşılanmayan kaçınılmaz tedavi giderleri olmak üzere 20,00 TL maddi tazminatın müteselsilen davalıdan temerrüt tarihi olan 12.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; 23.09.2012 tarihinde davacının yolcu olduğu ve davalı ... şirketince zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak olumlu yanıt alınamadığını, zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; iyileşme sürecinde efor kaybı, meslekte kazanma gücü kaybı, tedavi iyileşme sürecinde bakıcı gideri, SGK tarafından karşılanmayan kaçınılmaz tedavi giderleri olmak üzere 20,00 TL maddi tazminatın müteselsilen davalıdan temerrüt tarihi olan 30.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, bu sorumluluğun da sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusuru kabul etmediklerini, ATK' dan rapor alınması gerektiğini, maluliyet için de hakeza ATK' dan rapor alınması gerektiğini, davacıya ödenen gelir ve tazminatların mahsubunun gerektiğini, kabul etmemekle beraber müvekkilinin gerçek zarardan sorumlu olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Birleşen davada davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre "...Davacı vekilince hem asıl hem de birleşen dosyada davalılar aleyhine açılan işbu davada, 23.09.2012 tarihinde dava dışı sigortalı araç sürücüsü ... idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında, ... plaka sayılı otomobilde yolcu olarak bulunan ...'in yaralanması nedeniyle tedavi ve iyileşme süresinde uğradığı bakıcı gideri zararı, SGK tarafından karşılanmayın ve fatura edilemeyen kaçınılmaz tedavi giderinden doğan zararı, geçici ve sürekli iş göremezlik zararının tazmini talep edilmiş olup, mahkememizce toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre sürekli iş göremezlik zararının 108.009,61 TL, geçici iş göremezlik ( Efor kaybı ) zararının 6.210,46 TL, bakıcı giderinin 2.821,50 TL ve kaçınılmaz tedavi gideri 1.000,00 TL olmak üzere toplam 118.041,57,00 TL olduğu anlaşılmış olup, davacı vekilinin hem asıl hem de birleşen dosya bakımından talep artırım dilekçesi de nazara alınmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile maddi tazminat davasının kabulüne dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. " gerekçesi ile davanın kabulüne, asıl dava bakımından tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile ve davalının sorumluluğu poliçe limitleri ile sınırlı olacak şekilde, 6.210,46 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 108.009,61 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.821,50 TL bakıcı gideri ve 1.000,00 TL kaçınılmaz tedavi gideri olmak üzere toplam 118.041,57 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 12.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kabulüne, tahsilde tekerrür olmamak kaydı ve davalının sorumluluğu poliçe limitleri ile sınırlı olacak şekilde, 6.210,46 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 108.009,61 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.821,50 TL bakıcı gideri ve 1.000,00 TL kaçınılmaz tedavi gideri olmak üzere toplam 118.041,57 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 30.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davanın davalısı Groupama Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, davacı vekili katılma yoluyla istinaf başvurusu yapmıştır. B. İstinaf Sebepleri Asıl davada davalı Groupama Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemenin yaptıkları savunmaları dikkate almadan ve gerekçeli kararında savunmalarına neden itibar edilmediğine ilişkin herhangi bir açıklama yapmadan hüküm kurduğunu, ıslaha itiraz dilekçelerindeki zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, davacının davasını kısmi dava olarak ikame ettiğini, davacının ıslahla artırdığı ve kabul edilen bedele ilişkin talebinin zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, ıslah edilen tutara isabet eden 118.021,57 TL'nin zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı itirazları saklı kaymak kaydıyla; davacının kaza tarihinde çocuk yaşta olduğundan mahrum kalınan kardan söz edilemeyeceğinden geçici iş göremezlik zararına hükmedilemeyeceğini, davacı kaza tarihinde çocuk yaşta olduğu için bakımının ebeveynleri tarafından giderilmekte olup bakıcı giderine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde; kesinleşmesi nedeniyle birleşen dava yönünden istinafları bulunmadığını, davalı vekilinin zamanaşımı def'inin yersiz ve mesnetsiz olduğunu, geçici iş göremezlik zararına ve iyileşme süresinde bakıcı giderine hükmedilmesinin doğru olup itirazın yersiz olduğunu, asgari ücretin kamu düzeninden olması ve tazminat hesabının hüküm tarihine en yakın asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, ıslah haklarının halen mevcut olduğu hususunun dikkate alınarak sürekli iş göremezlik zararının, artan asgari ücret üzerinden hesaplanması için ek rapor alınmak üzere yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, tüm bu nedenlerle asıl dava yönünden verilen karara yönelik davalı vekilinin istinafının esastan reddine, katılma yoluyla istinaflarının kabulü ile sürekli iş göremezlik zararının artan asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini belirterek asıl dava yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kamu düzeni yönünden davacının birleşen davaya yönelik ıslah talebi olmadığından talebin aşılmasının kamu düzenine aykırı olduğu, bu hususun re'sen gözetileceği, davacının hesap raporuna yönelik istinaf başvurularının zaten hükme en yakın veriler dikkate alınarak bilirkişi tarafından hesap yapıldığından reddine, davacının asıl davayı kısmi dava olarak açtığı, miktar yönünden davasını ıslah ederek ıslah hakkını tükettiği, artık dava türünü değiştiremeyeceğini, kısmi davada davalı tarafından süresi içinde ıslaha karşı zamanaşımı def'i ileri sürüldüğü, kaza tarihinin 23.09.2012 ve ıslah tarihinin 21.02.2022 olması sebebiyle sekiz yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu, bu nedenle zamanaşımı def'i kabul edilerek hüküm kurulması gerektiği, davalının bu yöne yönelik istinaf sebeplerinin kabulü gerektiği, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderine yönelik itirazlarının ise yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, asıl dava bakımından; davacının davasının tahsilde tekerrür olmamak kayıt ve şartı ve davalının sorumluluğu poliçe limitleri ile sınırlı olmak kayıt ve şartı ile 5,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 5,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 5,00 TL bakıcı gideri ve 5,00 TL kaçınılmaz tedavi gideri olmak üzere toplam 20,00 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 12.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen dava bakımından; davacının davasının tahsilde tekerrür olmamak kayıt ve şartı ve davalının sorumluluğu poliçe limitleri ile sınırlı olmak kayıt ve şartı ile 5,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 5,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 5,00 TL bakıcı gideri ve 5,00 TL kaçınılmaz tedavi gideri olmak üzere toplam 20,00 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 30.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; birleşen dava yönünden kesinleşmiş bir hüküm varken Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf incelemesi yaparak kararı kaldırmasının hatalı olduğunu, birleşen davanın taraflarının Ak Sigorta ve müvekkili davacı olduğunu, her ikisinin de birleşen dava yönünden istinaf başvurusu bulunmadığını, bu durumda hakkında istinaf başvurusu yapılmayan bir hükmün Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasının mümkün olmadığını, kaldı ki birleşen dava yönünden de talep artırım dilekçesi sunulduğunu ve tamamlama harcının yatırıldığını, kabulün hatalı olduğunu, asıl dava yönünden davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, dava dilekçesinin hukuki sebep bölümünde bu hususun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 107 inci maddesine dayanmak suretiyle gösterildiğini, bu hususun dikkate alınmayarak davanın kısmi dava olarak kabulünün hatalı olduğunu, mahkemenin davayı kısmi dava olarak kabulü halinde dahi, verdikleri dilekçe ile davanın ıslah edilerek belirsiz alacak davasına dönüştüğünün kabulü gerekeceğini, ıslahın tahkikat bitine kadar her aşamada yapılabileceğini, bu durumda zamanaşımı def' inin dinlenemeyeceğini, maluliyet raporu ile zarar öğrenildiğinden maluliyet rapor tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin belirlenmesi gerektiğini, asıl dava tam kabul ile sonuçlandığından yargılama giderlerinin, arabuluculuk giderlerinin ve davalı yararına vekalet ücretinin kısmi redde göre belirlenmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; asıl davada davalı ... tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası yapılan aracın karıştığı kazada yaralanan ve malul kalan yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan tedavi giderleri talebine; birleşen davada ise davalı ... tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası yapılan aracın karıştığı kazada yaralanan ve malul kalan yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan tedavi giderleri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’ nun 85 vd. maddeleri, 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 49 uncu, 51 inci, 54 üncü maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacının asıl dava yönünden temyiz itirazlarına gelince; dava dilekçesinde hukuki sebepler bölümünde 6100 sayılı Kanun' un 107 inci maddesine dayanıldığı yazılmış, tamamlama dilekçesi verilmiş ve tamamlama harcı yatırılmıştır. Bu durumda davanın belirsiz alacak davası olduğunun kabulü gerekir. Belirsiz alacak davası açılması ile zamanaşımının tüm alacak için kesildiği, bu bakımdan alacağın zamanaşımına uğramadığı ve zamanaşımı def' inin geçerli olmadığı dikkate alınarak zamanaşımı def' inin reddine karar verilmesi yerine kabulü hatalıdır. 3. Davacının birleşen dava yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; birleşen davanın da aynı şekilde dava dilekçesinin hukuki sebepler bölümünde 6100 sayılı Kanun' un 107 inci maddesine dayanıldığının yazılmış olması, miktar artırım dilekçesi sunulmuş olması ve bu davanın istinaf edilmemiş olması da gözetilerek kamu düzeni gerekçesi ile esasa girilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması hatalıdır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin asıl davaya yönelik, (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.