Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/11745 E. 2024/1512 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/11745
- Karar No
- 2024/1512
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/823 Değişik İş, 2021/764 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-33792 DAVA TARİHİ : 23.02.2021 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/İtirazın Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/94048
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında davacı yolcunun yaralandığını, davadan önce sigorta şirketine başvurduklarını ancak ödeme yapılmadığını, bu sebeple fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının faizi ile birlikte davalı taraftan tahsilini talep etmiş, dava değerini 134.172,00 TL sürekli iş göremezlik ve 6.062,70 TL geçici iş göremezlik olmak üzere artırmıştır.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle usulüne uygun başvuru olmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, tarafların kusurunun tespiti gerektiğini, SGK'dan ödeme yapılmış ise sorulması gerektiğini, kazada hatır taşıması olduğunu, temerrüde düşmediklerini, avans faizi talep edilemeyeceğini, uzlaştırmanın sorulması gerektiğini, davacı lehine vekalet ücretinin nispi ücretin 1/5'i oranında verilebileceğini beyanla, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının başvuruda sunduğu maluliyet raporunda, kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre %10 sürekli iş göremezliğinin ve 120 gün geçici iş göremezliğinin tespit edildiği, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant esasına ve davalıya sigortalı aracın kazadaki %75 kusuruna göre belirlenen zararın hükme esas alındığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 134.172,00 TL sürekli iş göremezlik ve 6.062,70 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 140.234,70 TL maddi tazminatın 05.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; belirsiz alacak davası açılamayacağını, kusur durumunun tespiti gerektiğini, maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, kazada hatır taşıması bulunduğunu, tazminat raporunun düzenlendiği tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, davacı lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilebileceğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet raporunun ve hesap raporunun hükümde benimsenmesinde hata edilmediği, kazada hatır taşımasının kanıtlanamadığı, temerrüt tarihinin ve yasal faizin doğru belirlendiği, vekalet ücretinin doğru takdir edildiği, bu sebeple Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itirazında bildirdiği sebepleri tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51inci ve 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliği'nin 16 ncı maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır taşıması def’inde bulunulmuştur. Kaza nedeniyle yürütülen soruşturma dosyasında, davalıya sigortalı aracın sürücüsü Gökhan Demirtaş ifadesinde; kız arkadaşı Cansu ile birlikte Bafra'ya gitmek üzere yola çıktıklarını beyan etmiş, davacı ... ise mahalleden abisi ve akrabası olan Gökhan Demirtaş ile Bafra'ya gittiklerini beyan etmiştir. İtiraz Hakem Heyetince, sürücü ve davacı yolcu arasında akrabalık ilişkisi olduğundan olayda hatır taşıması olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazı reddedilmiştir. Ancak varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir. Zira hatır taşımasının bulunmadığını ispat yükü davacıda olup, dosya kapsamında davacı yolcu ile sürücü arasındaki akrabalık iddiası somut delilerle kanıtlanamamıştır. Şu dudurmda; davacının, davalı şirkete sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve sürücü ile arkadaş oldukları sabit olup davacının taşıma için arkadaşına ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi davacı tarafça ispat edilemediğinden davalı ... şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51 inci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi ve İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazının reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,
13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.