Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/11729 E. 2023/14046 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/11729
Karar No
2023/14046
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/695-2021/701 DAVA TARİHİ : 29.12.2020 HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü/ İtirazın reddi Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 31.07.2020 tarihinde davacının davalı nezdinde kasko sigorta poliçesi bulunan aracı ile başka bir aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının aracının hasar gördüğünü belirterek 242.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep edilmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talep ettiği araç rayiç değerinin yüksek olduğunu, davalı tarafından alınan eksper raporuna göre aracın rayiç değerinin 220.000,00 TL olarak tespit edildiğini, davacının yasal faiz talep edebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında alınan sigorta eksperi bilirkişi raporuna göre araçtaki hasar miktarının 206.539,32 TL, araç rayiç değerinin 235.000,00 TL olduğu, aracın onarımının uygun olmadığı, aracın sovtaj değerinin 80.000,00 TL olduğu, davacının aracın sovtajının davalı ... şirketine bırakıldığını beyan ettiği, davacının tahkim başvurusundan önce davalı ... şirketine hasar başvurusunda bulunduğu, davalı tarafından davacıya ödeme yapılmak üzere 12.09.2020 tarihli ibranamenin hazırlandığı, buna göre tazminat ödemesine esas olmak üzere temerrüt tarihinin 12.09.2020 olduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle, başvurunun kısmen kabulü ile 235.000,00 TL tazminatın 12.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, davaya konu aracın davalı ...Ş.’ne aidiyeti ile davacı tarafından fiilen ve hukuken davalı ... şirketine devir ve teslimine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı olmadığından davanın reddi gerektiğini, bilirkişi raporunda aracın rayiç bedelinin yüksek tespit edildiğini, hesaplanan hasar tazminatından kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının zararı davalıya geç ihbar ettiğini, avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, faizin davalının temerrüde düştüğü 18.10.2020 tarihinden itibaren başlaması gerektiğini, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, hükme esas alınan raporun denetime elverişli olduğu, usulünce hazırlandığı, araç rayiç bedelinin yeterli piyasa araştırması sonucu tespit edildiği, kasko sigortasından kaynaklanan davalarda kusur oranının sigorta şirketinin sorumluluk durumunu değiştirmeyeceği, davaya konu kasko sigortası sözleşmesinin ticari iş olması sebebiyle avans faizine hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığı, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı lehine AAÜT'ye göre tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunda aracın rayiç bedelinin yüksek tespit edildiğini, hesaplanan hasar tazminatından kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının zararı davalıya geç ihbar ettiğini, avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, faizin davalının temerrüde düştüğü 18.10.2020 tarihinden itibaren başlaması gerektiğini, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın karıştığı kaza sonucu araçta meydana gelen hasar tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 26 ıncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409 ve 1427 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; özellikle Kasko Genel Şartları 3.3.4.1 maddesine göre davalının ibraname düzenlediği 12.09.2020 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü anlaşılmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut olayda, davacı vekili 29.12.2020 tarihli başvuru dilekçesinde faiz talebinde bulunmuş ancak faiz türü belirtmemiş olup Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı lehine temerrüt tarihinden itibaren ticari faize hükmedilmiştir. Yargılamaya hakim olan ilkelerden olan “Taleple Bağlılık İlkesi”, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26 ncı maddesinde düzenlenmiş olup, hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Davacı dava dilekçesinde faiz türü belirtmeksizin faiz talep etmiş olup, hakem heyetince yasal faize hükmedilmesi gerekirken, talep aşılarak davacı lehine ticari faize hükmedilmesi hatalı olmuştur. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. 3. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrasında "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesine 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6 ncı maddesi ile eklenen (13) numaralı fıkrasında, "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir..." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 5.1. bendinde yer alan "ticari" ibaresi çıkartılarak yerine "yasal" ibaresinin yazılmasına, 5.3. bendinde yer alan "24.900,00 TL" ibaresi çıkartılarak yerine "4.980,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 25.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/11729, K. 2023/14046, T. 25.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-11729-e-2023-14046-k-0fb87fe7d635