Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/11658 E. 2024/1180 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/11658
Karar No
2024/1180
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/4243 E., 2018/4243 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2018/İHK-4353 DAVA TARİHİ : 07.11.2017 HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü/ İtirazın reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : 2018/22156 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sevk ve idaresindeki araç ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi bulunmayan aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını, davadan önce sigorta şirketine başvurduklarını ancak ödeme yapılmadığını, bu sebeple, belirsiz alacak olarak açtıkları davada, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının faizi ile birlikte davalı taraftan tahsilini talep etmiş, dava değerini 84.723,00 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının daha önce İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/514 E sayılı dosyasında da aynı davayı açtığını, feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, bu sebeple kesin hüküm nedeni ile davanın reddi gerektiğini, Hakem Heyeti aksi değerlendirme yapacak ise öncelikle usulüne uygun başvuru olmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, kazaya karışan aracın ZMMS yaptırması zorunlu araçlardan olup olmadığının tespitinin gerektiğini, kazada davacının müterafik kusurlu olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, tarafların kusurunun tespiti gerektiğini, SGK'dan ödeme yapılmış ise sorulması gerektiğini, temerrüde düşmediklerini, avans faizi talep edilemeyeceğini, davacı lehine vekalet ücretinin nispi ücretin 1/5'i oranında verilebileceğini beyanla, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının başvuruda sunduğu maluliyet raporunda, kaza tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine hükümlerine göre %9 sürekli iş göremezliğinin tespit edildiği, buna göre PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant esasına göre belirlenen tazminatın hükme esas alındığı, davacı İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı davada 1.000,00 TL'lik alacak nedeni ile feragat etmiş olduğundan, bu dosyaya ilişkin olarak ıslah edilen rakamdan 1.000,00 TL'nin feragat ve kesin hüküm varlığı nedeni ile reddine, davanın kısmen kabulü ile 83.723,00 TL tazminatın 02.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacının daha önce İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/514 E sayılı dosyasından açtığı davada feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, bu sebeple kesin hüküm neden ile davanın reddi gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığını, davacı lehine vekalet ücretinin hatalı takdir edildiğini belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet raporunun ve hesap raporunun hükümde benimsenmesinde hata edilmediği, vekalet ücretinin doğru takdir edildiği, davacının İzmir Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı davada 1.000,00 TL talep ettiği ve bu miktardan feragat ettiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince de hesaplanan tazminattan 1.000,00 TL mahsup edilerek hüküm tesis edilmesinin yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itirazında bildirdiği sebepleri tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan karşı araçtaki davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin 14üncü fıkrası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin 14. fıkrasında; “Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz.” hükmü düzenlenmiştir. Bu düzenleme gereğince başvuru sahibinin tahkim yoluna başvurmadan önce aynı uyuşmazlık açısından genel mahkemelerde dava açmamış olması gerekir. Bu şartın gerçekleşip gerçekleşmediği de ön inceleme aşamasında raportör tarafından incelenir. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesi uyarınca raportör, dosya üzerinde yapacağı ön incelemede uyuşmazlığın mahkemeye intikal edip etmediğini araştırır. Somut olayda; davacı tarafından başvuruda sunulu Dokuz Eylül Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulu tarafından tanzim edilen 18.01.2016 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyet oranının %9 olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde bu rapora dayanarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminatın davalı ... Hesabından tahsili isteminde bulunmuştur. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafından İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde aynı kazadan kaynaklı, tarafları ve talep sonucu aynı olan ve aynı maluliyet raporuna dayanılarak dava açıldığını, davacının davadan feragat etmesi nedeniyle, davanın reddine karar verildiğini belirterek kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Dairenin 11.10.2022 tarih ve 2022/7169 E-2022/11958 K sayılı geri çevirme kararı üzerine, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/514 E-2017/136 K sayılı dosyası Uyap sistemi üzerinden eldeki dosyaya eklenmiştir. İncelenmesinde, davanın 20.04.2016 tarihinde, %9 maluliyet sebebiyle maddi tazminat istemiyle açıldığı, taraflarının eldeki dava ile aynı olduğu, davacı vekilinin 22.02.2017 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiği, mahkemece 28.02.2017 tarihinde feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Eldeki Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvuruya ilişkin formda ise daha önce kısmi ödeme yapılıp yapılmadığı ve başvuru konusuyla ilgili olarak mahkemeye müracaat edilip edilmediğine yönelik bilgi verilmediği gibi, ek beyanlarda artan maluliyet iddiasının da olmadığı görülmüştür. İtiraz Hakem Heyetince, Mahkemede açılan davada davacının talebinin 1.000,00 TL olduğu, bu miktardan feragat edildiği, bu sebeple eldeki dava ile talep sonucunun aynı olmaması nedeniyle, talep edilen miktardan 1.000,00 TL'nin mahsubu ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazı reddedilmiştir. Ancak yapılan değerlendirme ile varılan sonuç hatalıdır. Eksik inceleme ile karar verilemez. Şu halde, 5684 sayılı Kanun’un 30. maddesinin 14. fıkrası gereğince mahkemeye intikal etmiş uyuşmazlıklarla ilgili olarak komisyona başvuru yapılamayacağı gözetilerek, uyuşmazlığın daha önce mahkemeye intikal etmemiş olmasına dair usuli şartın gerçekleşmemesi sebebiyle başvurunun reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamış, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir. 2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın, İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine, 06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/11658, K. 2024/1180, T. 06.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-11658-e-2024-1180-k-e14051544af7