Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/11213 E. 2024/2971 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/11213
Karar No
2024/2971
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/552 E., 2023/417 K. HÜKÜM/KARAR : Asıl ve Birleşen Davanın Kısmen Kabulü Davalı ... Vekili ve Davalı ...Ş. Vekili Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı .... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde; 16.04.2014 tarihinde davalılardan ...’ın sevk ve idaresindeki aracın, aynı yön ve istikamette seyir eden davalı ...’in sürücüsü, ...'in işleteni, ...' nin ise ZMMS poliçesi ile sigoratacısı olduğu kamyonete çarptığını, çarpmanın etkisiyle bu aracın savrularak davalı ...'nin sevk ve idaresindeki, 'ın işleteni, ... nin sigoratacısı olduğu araca çarptığı ve savrulan bu aracın da yaya olarak kaldırımda yürüyen davacı ...’ın eşi, diğer davacıların babası olan muris'a çarparak ölümüne neden olduğunu, Jandarma Astsubay Başçavuş olan ın vefatı nedeniyle oluşan destek zararı ve manevi zarardan davalıların sorumlu olduklarını belirterek, davalı ... şirketleri sadece maddi tazminattan ve poliçe limitleriyle sorumlu tutulmak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 70.000,00 TL manevi tazminat ile 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davacı ... için 30.000,00 TL manevi tazminat ile 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı ... için 30.000,00 TL manevi tazminat ile 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi isteminde bulunmuş; ıslah ile maddi tazminat taleplerini bir kısım davalılar ..., ..., ... ve ... yönünden, davacı ... için 348.427,95 TL'ye, ... için 120.163,07 TL'ye, ... için 106.489,63 TL'ye yükseltmiştir. Davacılar vekili birleşen dava dilekçesinde; 16.04.2014 tarihli kazaya karışan ...’ın sevk ve idaresindeki aracın davalı ...Ş. tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile sigortalı olduğunu, Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/863 Esas sayılı dosyasında müvekkilleri yararına 575.080,65 TL tazminata hükmedildiğini, davalı ... şirketinin de poliçe limiti ile destekten yoksun kalma tazminatından (tahsilde tekerrür olmamak şartı ile) sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacı ... için 151.469,17 TL, davacı ... için 52.237,49 TL, davacı ... için 46.293,46 TL olmak üzere 250.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi ile beraber davalıdan tahsili isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu kaza ile ilgisinin olmadığını, olayda kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili sigorta şirketinin araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, olay tarihinden itibaren faiz istemini kabul etmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... ve vekili cevap dilekçesinde; olayda müvekkillerinin kusur ve sorumluluğunun olmadığını, davalı ...'ın ağır kusuru ile müvekkilleri yönünden illiyet bağının kesildiğini, ceza davasının sonucunun eldeki dava yönünden bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; eksik belge ile sigortaya başvuru yapıldığını, sigortalı sürücüsünün kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, avans faizi istemini kabul etmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalılar ... ve ... davaya cevap vermemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 02.11.2017 tarihli ve 2014/863 Esas 2017/624 sayılı kararıyla asıl dava yönünden; kusur ve hesap bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davalı sürücü ...’in kazada kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile ..., ... ve zorunlu trafik sigortacısı olan davalı ... hakkındaki davanın reddine; davalı ..., ..., ... ve Sigorta’ya yönelik maddi tazminat talebi yönünden davacı ... için 348.427,95 TL, ... için 120.163,07 TL, ... için 106.489,63 TL'nin ..., ... ve ...'dan kaza tarihinden itibaren, ....'nin sorumluluğunun davacı ... için 162.374,94 TL, ... için 55.998,59 TL, ... için 49.626,47 TL ile sınırlı olmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; davacı ... için 60.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 12.12.2019 tarihli ve 2018/1226 Esas, 2019/2122 Karar sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 07.07.2021 tarihli ve 2021/9672 Esas 2021/4320 Karar sayılı ilamı ile "... Hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvelleri ile saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi de göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Buna göre temyiz edenin sıfatına göre, davacı tarafından kararın temyiz edilmediği de dikkate alınarak, kazanılmış haklar gözetilerek (tazminata esas alınan gelir, esas alınan asgari ücret yılı, işlemiş/işleyecek dönem tarihleri gibi) davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi suretiyle tazminat miktarının hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma sonrası Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/424 Esas 2022/556 Karar sayılı dosyası eldeki dosya ile birleştirilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 01.03.2023 tarihli ek hesap raporu hükme esas alınarak asıl davada davalı ...’in kazada kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile ..., ... ve zorunlu trafik sigortacısı olan davalı ... hakkındaki davanın reddine; davalı ..., ..., ... ve Sigorta’ya yönelik maddi tazminat talebi yönünden davacı ... için 345.319,91 TL, ... için 103.782,01 TL, ... için 88.741,36 TL' nin ..., ... ve ...'dan kaza tarihinden itibaren, ....'nin sorumluluğunun davacı ... için 162.374,94 TL, ... için 55.998,59 TL, ... için 49.626,47 TL ile sınırlı olmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; davacı ... için 60.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline; birleşen davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 125.917,04 TL, davacı ... için 37.842,95 TL, davacı ... için 32.358,54 TL'nin 16.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı .... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; asgari ücret kamu düzenine ilişkin olduğundan karar tarihine en yakın güncel asgari ücret verilerine göre hesaplama yapılması gerektiğini, ilk karara esas alınan hesap raporunda dava dışı murisin babasının payının hesap edilmediğini, bu hususa yönelik bir bozma yapılmadığı ve davacılar yararına bu yönden usuli kazanılmış hak oluşmasına rağmen bozma sonrası babanın payı da dahil edilerek daha az tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kazaya karışan aracın anahtarının müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında alınarak dava konusu kazanın gerçekleştirildiğini, illiyet bağı kesildiği için müvekkilinin kusur ve sorumluluğunun olmadığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan kusur ve hesap raporunun hatalı olduğunu, birleşen davada mükerrer olacak şekilde vekalet ücretine hükmedildiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... tarafından yapılan ödemenin hesap raporunda değerlendirmeye alınmamasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporundaki hesaplamanın hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının haksız olarak reddedildiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıların sürücüsü, işleteni ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu araçların karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü ve 56 ncı maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun. 3. Değerlendirme 1. 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 25 ve Geçici 2 nci maddeleri uyarınca kurulan Bölge Adliye Mahkemeleri, 07.11.2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan karar ile 20.07.2016 tarihinden itibaren tüm yurtta göreve başlamıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) geçici 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca; Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden sonra verilen kararlar hakkında, istinaf yoluna başvurulabilir. Dosya kapsamından, birleşen davanın 09.02.2018 tarihinde açıldığı, bu davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/110 Esas sayılı dosyada verilen karar yönünden davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince eldeki asıl davanın kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğinden bahisle kararın kaldırılmasına, dosyanın yeniden görülmesi için İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, kaldırma kararı sonrasında eldeki asıl dava ile anılan dosyanın birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Asıl davada verilen kararın bozma sonrası Yargıtay kanun yoluna, birleşen davada verilen kararın ise istinaf kanun yoluna tabi olduğu değerlendirilmeden, kanun yolunu değiştirecek şekilde bu davaların birlikte görülmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan sebeplerle birleşen davanın tefrik edilerek yargılamanın yapılması gerektiği anlaşıldığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davacılar vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı .... vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı .... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılar ile davalılar ..., ... ve davalı ....'ye iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/11213, K. 2024/2971, T. 21.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-11213-e-2024-2971-k-0eb850355dbe