Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/11187 E. 2023/12626 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/11187
- Karar No
- 2023/12626
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/1540 E., 2021/68 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Açılmamış Sayılmasına Taraflar arasında görülen maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davalı Ltd.Şti’nin kalker ocağı galerisi açarken kullandığı patlayıcı maddelerin yer kaymasına neden olduğu ve bu sebeple müvekkiline ait yığma ev ve mandıranın kullanılamaz ... geldiğini, müvekkilinin 24.11.2011 tarihinde taş ocağının faaliyetlerinin durdurulması için kaymakamlığa müracaat ettiğini, davalı ... şirketinin yer kayması teminatı da dahil olmak üzere evi ve mandırayı sigortaladığı halde tazminat ödemediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 81.640,00 TL hasar bedeli ile 4.360,00 TL enkaz kaldırma bedeli olmak üzere toplam 86.000,00 TL’nin temerrüt tarihlerinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kocalar İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, davacının taşınmazının patlama etki alanının dışında olduğunu, davacının yapılarının sağlam temel üzerine inşa edilmediğini ve normal ömrünü tamamlamasından dolayı yıkıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı Dubai Group Sigorta A.Ş. vekili, müvekkili tarafından 04.11.2011/2012 tarihlerini kapsayacak şekilde Yangın Sigorta Poliçesi tanzim edildiğini, taş ocağındaki patlamalardan oluşan rizikonun teminat kapsamında olmadığını, hasarın binanın zemine oturmasından kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 27.06.2013 tarihli ve 2012/324 Esas, 2013/206 Karar sayılı kararıyla; toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı Kocalar Ltd.Şti'nin taş ocağında kullandığı patlayıcı madde miktarının 1153 metre mesafede bulunan sigortalı konuta hasar veremeyeceği, hasarın yapı tekniğine göre yapılmamış yapının zemin oturmalarından kaynaklı gerilmeler nedeniyle çatlamasından ve yıkılmasından kaynaklandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay Kapatılan (17.) Hukuk Dairesinin 28/04/2015 tarihli ve 2014/3145 E., 2015/6177 K. sayılı kararı ile "...Dava, konut sigorta poliçesi ile sigortalanan konutta yer kayması nedeniyle meydana gelen zararın, yer kaymasına sebebiyet veren şirketten ve kendi sigortacısından tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı davacı vekilinin ciddi itirazları karşılanmadan eksik incelemeye dayanılarak karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Bu halde mahkemece patlatmalara ilişkin tüm tutanaklar, Kaymakamlığı’ndan Kocalar İnş. San. Mad. Ltd. Şti.’nin faaliyetlerine ilişkin faaliyet dosyası getirtilerek, somut olayın özelliğine göre jeoloji mühendisi, jeofizik mühendisi, patlayıcı uzmanı, inşaat mühendisi ve sigorta hukukçusundan oluşacak bilirkişi heyetinden binanın patlama noktalarına uzaklığı, patlatma sıklığı, patlatılan dinamit, anfo vs.nin tutanaklardaki miktarına göre titreşim etki alanı ve yapacağı etki, davacıya ait binanın yapısı ve diğer tüm temyiz itirazları gözetilmek suretiyle ve ayrıca rizikonun poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı hususlarına ilişkin ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayanılarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir....Kabule göre de, A.A.Ü.T’nin 3/2 maddesi gereğince birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinden, hüküm kısmında davalılar yararına vekalet ücretinin ayrı ayrı takdir edilmesi doğru bulunmamıştır." şeklindeki gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosyada davacı vekilleri olarak Av.... ile Av.'e ait vekaletnamenin sunulduğunun yargılama sırasında görüldüğü, Mahkemeye müracaat eden davacı vekili Avukat ...'nun davanın açılmamış sayılma kararını temyiz etmek istediğini sözel olarak bildirmiş olmakla her nekadar bu vekilin davacı ...'a ait usulüne uygun bir vekaleti yok ise de savunma hakkının ve temyiz hakkının kısıtlanmaması için sunulu 'a (Davanın başlangıcında davacı ... vekili olarak -tevkil yetkisine dayalı olarak- bu kişi vefat eden vekil a vekalet vermiştir.) ait vekalet gereğince UYAP'a tekrar işlenip vekillerin adının da karar başlığına kaydedildiği, davacı vekiline doğru kişiye (...'ı temsilen) ait düzenlenmiş bir vekaletnamenin sunulması yönünde de ayrıca süre verilmesine karşın gereğinin yapılmadığı, Av. de dava dışı adına sunulan vekaletnamede vekil görünmekle bu vekile de doğru bir şekilde son duruşma günü tebliğinin yapıldığı verilen işlemden kaldırma işleminin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; usulüne uygun tebligat yapılmadığını, Mahkemenin açılmamış sayılmasına karar verilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; konut sigorta poliçesi ile sigortalanan konutta yer kayması nedeniyle meydana gelen zararın, yer kaymasına sebebiyet veren şirketten ve kendi sigortacısından tazmini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesi, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 inci (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu) maddesi, mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1299 uncu maddesi, (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'un 1401, 1409, 1453 ve 1461 inci maddeleri) 3.Değerlendirme 6100 sayılı HMK'nın 77/1 inci maddesinde; Vekâletnamesinin aslını veya onaylı örneğini vermeyen avukat, dava açamaz ve yargılamayla ilgili hiçbir işlem yapamaz. Şu kadar ki, gecikmesinde zarar doğabilecek hâllerde mahkeme, vereceği kesin süre içinde vekâletnamesini getirmek koşuluyla avukatın dava açmasına veya usul işlemlerini yapmasına izin verebilir. Bu süre içinde vekâletname verilmez veya asıl taraf yapılan işlemleri kabul ettiğini dilekçeyle mahkemeye bildirmez ise dava açılmamış veya gerçekleştirilen işlemler yapılmamış sayılır." şeklinde düzenleme mevcuttur. Dosya kapsamında yapılan incelemede; mahkemece davacı vekili olarak Avukat ...'na vekaletnamesini sunması için 28.01.2020 tarihli celsede süre verildiği, ancak ara kararına uyularak sunulmuş bir vekaletnamenin dosya kapsamında bulunmadığı, ardından Covid-19 kapsamında alınan tedbirler nedeniyle 30.04.2020 tarihinde duruşma açılarak 12.05.2020 tarihli duruşma gününün 06.10.2020 tarihine ertelenmesine ve taraflarca yeni duruşma gün ve saatinin UYAP üzerinden öğrenilmesine karar verildiği, 06.10.2020 tarihli duruşmada davalı şirket vekilinin davacı yanın önceki vekilin vefatından sonra geçerli bir vekaletname sunmadığını belirterek davayı takip etmediğini beyan ettiği, mahkemece 06.10.2020 tarihli duruşmada bu beyana rağmen davacı asıla duruşma gününü bildirir tebligat yapılmaksızın dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. Anılan Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde, duruşmaya usulüne uygun şekilde davet edilmiş taraflardan birinin gelmesi diğerinin gelmemesi halinde, gelen tarafın talebi üzerine yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edileceği ya da dosyanın işlemden kaldırılacağı belirtilmiştir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "tebligatın yapılması" başlıklı 1 inci maddesinde tüm tebligatların bu Kanun hükümlerine göre Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü veya memur vasıtasıyla yapılacağı, "tebligatın memur vasıtasıyla yapılması" başlıklı 2 nci maddesinde ise özel hüküm bulunması halinde tebligatın kendi memurları veya mahalli mülkiye amirinin emriyle zabıta vasıtasıyla yaptırılacağı kabul edilmiştir. 28.02.2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanun ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesinin birinci fıkrasında (1/g) baro levhasına yazılı avukatlara tebligatın elektronik yolla yapılmasının zorunlu olduğu düzenlenmiş, anılan maddeye dayanılarak hazırlanan ve 06.12.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan, elektronik ortamda yapılacak tebilgata ilişkin usul ve esasları düzenleyen Elektronik Tebligat Yönetmeliği 01.012019 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Elektronik tebligat usulünün düzenlendiği Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesindeki düzenleme ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği hükümleri de dâhil olmak üzere, Tebligat Kanunu ve çıkarılan Tebligat Yönetmeliği hükümlerine göre ise duruşma gününün UYAP'tan öğrenilmesi usulünün uygulanabileceğine yönelik bir düzenlemeye de yer verilmemiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davacının vekili olmayan avukata duruşma gününü bildirir tebligatın çıkarıldığı ve ayrıca Tebligat Kanunu'na uymayacak şekilde Covid-19 nedeniyle UYAP sistemi üzerinden duruşma gününün öğrenilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Dosyaya vekaletname sunulmadığı gibi davacı asil adına duruşma gününü bildirir tebligatın yapılmadığı görülmektedir. Açıklanan nedenlerle davacıya usulüne uygun olarak duruşma gününü bildirir tebligat yapılmadan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Değerlendirme bölümününde açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.