Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/11155 E. 2024/367 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/11155
Karar No
2024/367
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/981 D.İş - 2022/977 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/KIT-2173 DAVA TARİHİ : 07.08.2019 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2019/90394 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen ve itiraz incelemesinden geçen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmayan aracın karıştığı 10.07.2011 tarihli trafik kazasında davacının yaralandığını ve maluliyeti oluştuğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalarak HMK107. maddesi kapsamında 15.001,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulden ve esastan reddini istemiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 16.01.2020 tarih ve K-201990394 sayılı kararıyla; davaya konu olayda Asliye Hukuk Mahkemesinde alınan 08.10.2015 tarihli Adli Tıp Genel Kurulu raporunda kazaya bağlı sürekli iş gücü kaybı olmadığı yönündeki raporunun ardından daha sonra kazaya bağlı maluliyet ortaya çıktığı yönünde bir tespit yapılmadığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. IV.İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; dosya içerisinde...Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden alınan 17.06.2019 tarihli Engelli Sağlık Kurulu raporuna göre %32 oranında maluliyeti olduğunun tespit edildiğini, bu haliyle başvurunun reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 01.04.2020 tarih ve 2020/İHK-7294 sayılı kararıyla; dosyada Adli Tıp Kurumu raporundan sonra davacının tedavi gördüğüne dair hiçbir veri bulunmadığı gibi davacının da bu yönde bir iddiası olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 17.01.2022 tarih, 2021/6951 Esas, 2022/418 Karar sayılı ilamıyla; "... İtiraz Hakem Heyeti tarafından; davacı vekilinin dosyaya sunmuş olduğu T.C. Sağlık Bakanlığı ......Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından verilen 17.06.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporunun yetersiz olduğu, daha önce asliye hukuk mahkemesince Adli Tıp Kurumu’ndan alınan rapora atıf yapılmadığı ve artan maluliyete ilişkin açıklama bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin itiraz başvurusunun reddine karar verilmiştir. Davaya konu kaza nedeniyle davacının gözünden yaralandığı dosya kapsamı ile sabittir. Her ne kadar öncesinde davacı tarafından gözünde oluşan maluliyet nedeniyle açılan dava dosyasında asliye hukuk mahkemesince ret kararı verilmişse de, bu karar başvurudan yaklaşık üç yıl önce kesinleşmiştir. Davacı ise 17.06.2019 tarihinde gözündeki rahatsızlık nedeniyle başvurduğu hastaneden gözünde %32 oranında maluliyet olduğunu belirten engelli sağlık kurulu raporu almıştır. Raporun incelenmesinde, davacının tedavi sürecini gösteren belgelerin incelenmemesi, incelenmiş ise de raporda açıkça yazılmaması ve maluliyet tespitinin olay tarihinde uygulanması gereken Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerine uygun şekilde yapılıp yapılmadığının denetlenememesi bir eksiklik ise de, bu eksiklik yargılama sırasında tamamlanabilir niteliktedir. Şu halde İtiraz Hakem Heyetince; davacının kaza tarihi ve sonrasındaki tüm tedavi evrakları ve ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/473 esas ve 2016/40 karar sayılı dosyası da eklenerek, davacıya ait dosyada mevcut raporlar da irdelenmek suretiyle, kaza ile illiyeti de belirlenerek kaza tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, Adli Tıp Kurumu ve üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya uygun düşmediği ..." gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "...Davacı vekilinin sunduğu ve davacının sürekli iş göremez olduğu yolundaki rapor ile hazırlanan aktüer bilirkişi raporu kaza tarihinde meri mevzuata göre hazırlanmış, gerekçeli, denetime uygun olarak ve Yargıtay uygulamaları gözetilmiş olması sebebiyle karar vermeye yeterli bulunmakla itirazın kabulü gerekmiştir ..." gerekçesiyle "...Sigorta Hakem Heyeti tarafından verilen 16.01.2020 gün ve K-2019/90394 sayılı karara vaki davacı vekilinin yapmış olduğu itirazın kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın kabulü ile 200.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 07.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine..." karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı yararına tam vekalet ücreti verilmesi gerektiğini, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/473 E., 2016/40 K. sayılı kararının, kesin hüküm teşkil ettiğini, davacının dava konusu kaza nedeniyle kalıcı maluliyeti bulunmadığı tespit edildiğinden, davanın reddine karar verildiğini, mahkeme doyasında temin edilen Adli Tıp Kurumu raporunda maluliyet oluşmadığının tespit edildiğini, gelişen maluliyetin ancak yetkili sağlık kuruluşundan muayene edilerek temin edilecek bir sağlık kurulu raporu ile ve muhakkak kesin hüküm niteliğindeki ilama dayanak olan önceki Adli Tıp Kurumu raporu irdelenmek suretiyle tespiti gerektiğini, maluliyet oranları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, devam eden maluliyet araştırılarak yönetmeliğe uygun yeni rapor düzenlenmesi gerektiğini, kusur raporu alınmadan aktüer hesaplaması yapılasınınn hatalı olduğunu, hesaplamanın %1,65 teknik faize göre yapılması gerektiğini, ayrıca %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kararın bu haliyle usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı TBK'nın 52 ve 54 üncü maddeleri, 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90, 91 ve 97 inci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Somut olayda; bozma ilamına uyularak meydana gelen kazaya bağlı olarak gelişen malûliyet olup olmadığının tespiti için yeniden uzman heyet raporu alınmış ve Balıkesir Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi (Hastanesi) tarafından düzenlenen 28.09.2022 tarihli Adli Bilirkişi Uzmanlar Kurulu Mütalaa Raporunun sonuç bölümünde davacıda artan maluliyet bulunduğu belirtilmiştir. Rapor içeriği incelendiğinde, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'nun 08.10.2015 tarihli raporunun kesinleşmesinden sonra davacının tedavisinin devam edip etmediği, devam etmişse dava konusu kaza ile bağlantılı olup olmadığının rapor içeriğinde değerlendirilmediği, buna dair verilerden raporda bahsedilmediği, artan maluliyetin neye göre tespit edildiğinin gerekçelendirilip tartışılmadan soyut bir ifade ile artan maluliyet olduğunun sonuç bölümünde yazıldığı anlaşılmakla, davacının bizzat muayenesi sağlanarak, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'nun 08.10.2015 tarihli raporu sonrasında da davacının tedavisinin devam ettiğine dair varsa diğer sağlık kuruluş kayıtları da dosyaya kazandırılıp değerlendirilerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. 2. Bozmanın kapsam ve sonucuna göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ve davalıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine, 15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/11155, K. 2024/367, T. 15.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-11155-e-2024-367-k-518dc945c69f