Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/11123 E. 2023/12573 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/11123
Karar No
2023/12573
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/582 D. İş, 2021/638 K. HÜKÜM/KARAR : Davalı Vekilinin İtirazının Reddine/Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan aracın yaptığı tek taraflı trafik kazası neticesinde davacının aracının maddi hasara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 90.000,00 TL hasar onarım bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının meydana gelen dava konusu kazada tam ve asli kusurlu olduğunu, davacı aracın ilk onarımını yetkisiz serviste yaptırmış olduğundan ilgili araçta yapılan onarımların teminat dışı kaldığını, davalı ... tarafından davacıya eksik evrak bildirimi yapılmış olmasına rağmen evraklar tamamlanmadan başvurunun yapıldığını ve başvuran lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i oranında kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; aktüer bilirkişi raporunda aracın hasar onarım bedeli ve sovtaj bedeli toplamının aracın kaza tarihindeki rayiç değerini geçmediği, ağır hasarlı olan aracın onarımının mümkün olduğu ve aracın onarım işlemi görmesinin daha ekonomik olduğu, dava konusu poliçede tamirhane türünün sigortalı tarafından seçilebileceği, parça tipinin orijinal parça olduğu, sigortacının parça tedariği yapabileceğinin belirtildiği, ancak sigorta şirketi tarafından parça tedariği yapılmadığı, raporun orijinal parçalarla, iskontosuz ve Katma Değerler Vergisi (KDV) hariç olarak tanzim edildiği belirtilerek KDV hariç hasar onarım bedelinin 39.722,93 TL olarak hesaplandığı ve hesaplanan tutara KDV bedelinin eklenmesi gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulü ile 46.873,05 TL hasar onarım bedelinin 27.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz etmiştir. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunda hasar onarım bedelinin fahiş hesaplandığını, kusurun hatalı belirlendiğini, tazminat tutarının trafik sigortası genel şartlarına göre yapılması gerektiğini, KDV dahil bedele hükmedilemeyeceğini, avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ve davanın kısmen veya tamamen kabulü halinde aleyhe hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i oranında olarak hesaplanması gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Uyuşmazlık Hakem Heyeti yargılaması aşamasında alınan bilirkişisi raporunun kapsam ve içerik olarak denetlenebilir şekilde, piyasa şartlarına göre gerçek zarar kavramı üzerinden hazırlandığı, dava konusu talebin Kasko Sigorta Poliçesinden kaynaklı olması nedeniyle kusurun hatalı tespit edildiğine ilişkin itirazın yerinde olmadığı, taraflar arasındaki nizanın Kasko Sigorta Poliçesine dayalı olması, bu itibarla taraflar arasındaki anlaşmazlığın çözümünde, Türk Ticaret Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu hükümleri yanında, akdedilen sözleşmenin genel ve özel şartlarının da bir bütün olarak uygulanması gerektiği ve sözleşmenin akdedildiği tarihte geçerli olan genel şartların ve poliçeye eklenen özel şartların o sözleşme döneminde geçerli olacağı ve tarafları bağlayacağı açık ve net bir durum olmakla birlikte, trafik sigortası genel şartlarına göre çözüm üretilmesi itirazının yerinde olmadığı, bunun yanında, dosyada mevcut Kasko Sigorta Poliçesi özel şartları incelendiğinde kısmi hasar halinde aracın sigorta şirketinin anlaşmalı servislerinde veya sigortalının dilediği yerde onarım yaptırabileceği ve aracın onarımında orijinal parçalar kullanılacağı hususunun poliçeye derç edilmiş olduğu anlaşılmakla aktüer bilirkişi raporunda piyasa şartları dikkate alınarak hesaplama yapılmış olması nedeniyle davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409 uncu maddesine göre sigortacının, sigortalının gerçek zararını ödemekle yükümlü olduğu, davacının aracına verilen zararı gidermek için gerekli onarım, parça ve işçilik hizmetinin de 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 1 inci maddesi gereğince KDV'ye tabi olduğu, bu nedenle davacı lehine KDV dahil edilerek hasar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olduğu, taraflar arasındaki ilişki kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklandığından ve anılan sözleşme hükümleri de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş olduğundan avans faizine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediği ve başvuran lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişsiz, eksik ve hatalı inceleme ile hazırlandığını, aracın parça ve işçilik fiyatlarının fahiş hesaplandığını, günlük hayatta herkesin en az %15 iskonto alabileceği göz önünde tutularak; hükme esas alınan bilirkişi raporunda tedarik parçalar üzerinden herhangi bir indirim yapılmaksızın tazminat hesaplaması yapılmış olmasının hukuki bir dayanağının bulunmadığını, KDV dahil bedele hükmedilemeyeceğini, avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ve davanın kısmen veya tamamen kabulü halinde aleyhe hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i oranında hesaplanması gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu araçta meydana gelen hasar bedeli talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 99 uncu maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409 uncu maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Uyuşamzlık Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının (3) nolu bendinde yer alan “6.893,50 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “4.080,00 TL” ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine, 23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/11123, K. 2023/12573, T. 23.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-11123-e-2023-12573-k-5a02e01d376c