Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10954 E. 2023/13819 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10954
Karar No
2023/13819
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/58 - 2022/93 HÜKÜM/KARAR : Davacı İtirazının Reddine Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu araç ile davacının yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı kazada davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla sürekli iş göremezlik zararı için 40.750,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kusuru ve maluliyet oranını kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyaya sunulan maluliyet raporunun, kazadan 10 ay sonra iyileşme süresi dolmadan düzenlenmiş olması nedeniyle, davalı ... şirketine yönetmeliğe uygun düzenlenmiş bir maluliyet raporu ile başvuru yapılmamış olduğundan, başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; dosyaya sunulan maluliyet raporunun hüküm kurulabilir nitelikte olduğunu, hakem heyetinin tıbbi değerlendirmede bulunarak maluliyet raporunu kabul etmemesinin kabul edilebilir bir yanı olmadığını, üst ekstremiteye ait sorunlarda 1 yıllık süre beklenmeden rapor düzenlenebileceğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, poliçe tanzim ve kaza tarihlerine göre, maluliyet tespitinin, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yapılması gerektiği, anılan yönetmeliğin eki tabloda yer alan ve somut olayda dikkate alınması gereken ilgili maddesinde “Deri Bölümü – Hipertrofik Skar ve Keloid - Hafif (vücut yüzeyinin %1-9’unu kaplayan)” şeklinde tanımlanan araz için %5’lik bir oran öngörülmüş olup, vücut yüzeyinin %1 seviyesinin altında kalan skar dokuları yönünden takdiren oran belirlemeye imkan veren herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, davalı ... şirketine yapılan başvuru sırasında sunulan maluliyet raporu incelendiğinde; raporun, iki ortopedi uzmanı ve adli tıp doktoru tarafından düzenlendiği, kaş üzerinde yay şekilli 4x0,2cm'lik skar dokusuna bağlı olarak %5 maluliyet oranı tespit edildiği, başvuranda raporda tespit edilen toplamda 0,8 cm lik skarın, maluliyet oluşması için gereken 1,9 cm’e isabet eden %1 lik vücut yüzey seviyesinin çok altında olduğu, bu belirlemenin yapılması için tıbbi değerlendirmeye gerek bulunmadığı, başvuru sahibinde bu belirlemeye göre maluliyet oluşmadığından başvurunun reddine karar verilmesi gerekirken, usulden reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğu, ancak aleyhe itiraz olmadığından, kazanılmış hak ilkesi gereği, verilen usulden ret kararına yönelik itirazın reddi ile yetinilmesi gerektiği gerekçesiyle, başvuru sahibinin, Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 01.11.2021 tarih ve K-2021/160483 sayılı kararına karşı yaptığı itirazın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosyaya sunulan maluliyet raporunun hüküm kurulabilir nitelikte olduğunu, hakem heyetinin tıbbi değerlendirmede bulunarak maluliyet raporunu kabul etmemesinin kabul edilebilir bir yanı olmadığını, üst ekstremiteye ait sorunlarda 1 yıllık süre beklenmeden rapor düzenlenebileceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 87 ,89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından sunulan raporun usule uygun olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, davacı itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince; sunulan maluliyet raporu incelendiğinde; raporun, iki ortopedi uzmanı ve adli tıp doktoru tarafından düzenlendiği, kaş üzerinde yay şekilli 4x0,2 cm'lik skar dokusuna bağlı olarak %5 maluliyet oranı tespit edildiği, başvuranda raporda tespit edilen toplamda 0,8 cm lik skarın, maluliyet oluşması için gereken en 1,9 cm’e isabet eden %1 lik vücut yüzey seviyesinin çok altında olduğu, bu belirlemenin yapılması için tıbbi değerlendirmeye gerek bulunmadığı, başvuru sahibinde bu belirlemeye göre maluliyet oluşmadığından başvurunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken, usulden reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğu, ancak aleyhe itiraz olmadığından, kazanılmış hak ilkesi gereği, verilen usulden ret kararına yönelik itirazın reddi ile yetinilmesi gerektiği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir. Dosyaya sunulan İstanbul Medeniyet Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 14.03.2021 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası vücudunda oluşan kalıcı yara izleri (skar) nedeniyle meydana gelen yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranı %5 olarak hesaplanmıştır. Ancak davacının vücudunda oluşan yara izlerinin yeri ve niteliği ile belirlenen maluliyet oranı göz önüne alındığında yönetmelikte belirlenen kriterleri karşılama hususunda tereddüt hasıl olmuştur. Ancak bu değerlendirilmenin yapılması için uzman doktor heyetinden rapor alınması zorunlu olup İtiraz Hakem Heyetince tıbbi değerlendirmeye gerek olmadığına dair gerekçe yerinde değildir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/10954, K. 2023/13819, T. 20.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-10954-e-2023-13819-k-1c329d1f40cf