Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10567 E. 2023/14002 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/10567
- Karar No
- 2023/14002
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/446 E., 2022/396 K. DAVA TARİHİ : 01.04.2014 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın ... Buca Şube Müdürlüğünce davalı ... ile imzalanan genel kredi sözleşmesi gereği davalıya kredi kullandırıldığını, ancak borç ödenmeyince ... 7. İcra Müdürlüğünün 2013/12188 sayılı dosyası üzerinden borçlu ve kefil hakkında icra takibi başlatıldığını, icra dosyasına konu alacaklarının tahsilini teminen borçlular hakkında alınan haciz talimatlarına rağmen yapılan haciz işlemlerinden olumlu bir sonuç alınamadığını, davalılardan ... adına kayıtlı iken 23.08.2013 tarihinde diğer davalı ...'a devredilen ... plakalı, 04.09.2013 tarihinde diğer davalı ...'ya devredilen...plakalı, 16.09.2013 tarihinde diğer davalı ...'e devredilen ...plakalı, 16.05.2013 tarihinde diğer davalı ...'a devredilen 35 DB 3252 plakalı ve 16.07.2013 tarihinde davalılardan ...'e devredilen... plakalı araçların alacaklılarından mal kaçırmak amacı ile devredildiğini belirterek İİK.'nun 277 ve devamı maddeleri gereği bu işlemlerle ilgili tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kati aciz belgesinin alınması gerektiğini, müvekkilinin Volem Nakliyat isimli şahıs firması ile yıllardır nakliye işi yaptığını, davaya konu Ford marka kapalı kasa ticari...plakalı aracı da bu işinde kullanmak amacı ile diğer davalı ...'den iyi niyetli olarak satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ; müvekkilinin oto alım satım işi ile uğraştığını, aracın 25.000,00 TL bedel ile peşin satın alındığını, müvekkilinin satıcıya herhangi bir borcunun kalmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 4. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili arasında hukuki veya ticari ilişki olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 5. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 35 DB 3252 plakalı aracı nakliye işinde kullanmak üzere 25.000,00 TL bedel ile satın aldığını, müvekkilinin nakliye işi ile iştigal etmesi nedeni ile adına kayıtlı başkaca araçlar da bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 6. Davalı ... cevap dilekçesinde; aracın 28.000,00 TL bedelle satımı konusunda anlaştıklarını ancak satıcının kredi borcundan dolayı aracın kaydında rehin şerhi bulunduğu için Yapı Kredi Bankası Buca Şubesine 26.000,00 TL bedeli ödeyip rehni kaldırdığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 05.05.2016 tarihli ve 2014/158 Esas, 2016/217 Karar sayılı kararı ile; davalılar ..., ... ve ... aleyhine açılan ispatlanamayan davanın reddine, davacı tarafından davalılar ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın HMK. nun 150/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 07.09.2020 tarihli ve 2019/2730 Esas, 2020/4911 Karar sayılı ilamı ile; "... Dava konusu araçlardan ... plakalı araç davalı borçlu ... tarafından davalı 3. kişi ...’a 25.000,00 TL bedelle, yine...plakalı araç davalı borçlu ... tarafından davalı 3.kişi ...’ya 4.500,00 TL bedelle devredilmiş olup mahkemece bu araçların tasarruf tarihindeki gerçek değerlerinin bilirkişi raporu alınarak belirlenmesi ve buna göre bedel farkı bulunup bulunmadığı araştırılması gerekirken bilirkişi raporu alınmadan ve buna göre bedel farkı değerlendirilmeden yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 3-İİK’nin 280/son fıkrasına göre ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber işyerini sonradan işgal eden şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar kastını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kastıyla hareket ettiği kabul olunur, karinenin ancak iptal davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden en az üç ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildirildiğini veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber Ticaret Sicili Gazetesiyle; bu mümkün olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılaını temin edecek şekilde münasip vasıtalarla ilan olunduğunu ispatla çürütülebilir hükmü gereğince ticari işletme devri yönünden tasarrufun değerlendirilmesi gerekir. Somut olayda, Davalı borçlu ... vekili; müvekkilinin nakliye işi ile uğraşıp işinin gereği olarak değişik zamanlarda taşıma işinde kullanılmak üzere taşıtlar aldığını, işlerinin iyi gitmemesi üzerine de sahibi olduğu bu araçları devrettiğini beyan ettiğine göre araç devrine ilişkin tasarrufların; İİK’nın 280/son maddesi gereğince, ticari işletme devri mahiyetinde ya da davalı borçlu ...’in üzerine kayıtlı olan başka araçlar olup olmadığı da araştırılarak söz konusu tasarrufların ticari işletmenin mühim bir kısmının devri niteliğinde değerlendirilip değerlendirilemeyeceği mahkemece tartışılmadan hüküm tesisi de isabetli görülmemiştir." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'a ait araçların dava konusu edilenler ve dava dışı olanlar da dahil tamamının davaya konu tarihlerde satışının yapıldığı, davalı ... vekilinin savunmasında davalının araç alım satım işi yaptığını beyan ettiği, mevcut delil durumunda maliki bulunduğu tüm araçlarının devrini gerçekleştirmesi de gözetilerek İİK 280/3 kapsamında işletmenin tamamın devri kapsamında değerlendirileceği, ayrıca dava konusu araçların devir tarihi itibariyle değerleri ile satış bedelleri arasında misli fark olduğu, davalılar ... ve İlker Kirişçan vekillerinin de davalı ... ile aynı iş kolu olan nakliye işinde çalıştıklarını beyan ettikleri dolayısıyla davalı ...'ın mali durumunu bilecek kişilerden olduğu gerekçesiyle, davacının davasının davalılar ..., ... ve ... yönünden açılmamış sayılmasına, davacının davasının davalılar ..., ... ve ... yönünden kabulüne, davalı ... ile ... arasında yapılan ... plakalı aracın satışı ile davalı ... ile davalı ... arasında yapılan...plakalı araca yönelik satış işlemindeki tasarrufların iptalleri ile davacı vekiline ... 7. İcra Müdürlüğünün 2013/12188 Esas sayılı dosyanın alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere cebri icra yetkisi verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemenin bozmadan önceki ilk gerekçeli kararında (2014/158 E) yer alan "Davacı tarafından davalılar ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın HMK. nun 150/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına" ilişkin kısmının Yargıtay tarafından bozma konusu yapılmadığını, dolayısıyla davalılar ..., ... ve Bilal Türkmen yönünden 2014/558 E sayılı gerekçeli kararı ile verilen ilk karar temyiz incelemesi akabinde kesinleşmiş olup, davalılar hakkında tekrar 2020/446 E sayılı gerekçeli kararı ile hüküm kurularak davalılar lehine yeniden vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalı müvekkilinin dava konusu araçların satışlarını kötü niyetli olarak veya mallarını eksiltmek amaçlı değil, ticari faaliyetlerini düzene sokmak için yaptığını, araçların ayrı ayrı zamanlarda ve farklı şehirlerde yaşayan farklı kişilere devredildiğini, dolayısıyla İİK 280/3 gereğince ticari işletmenin tamamının veya mühim bir kısmının devrine yönelik bir işlem yapılmadığını, sektörün büyüklüğü veya satışların ... gibi büyük bir ilde yapılması ve yine nakliye firmasının iş sahası da gözetilmeden karar verildiğini, taraflar arasında akrabalık, yakın arkadaşlık, önceye dayalı ticaret vb. olup olmadığının araştırılmadığını, salt müvekkil ile aynı iş kolunda çalışmalarına dayanılarak karar tesis edildiğini, davalılardan ...'a aracın kasası hariç olmak üzere çıplak olarak 30.000,00 TL bedelle satıldığını, ayrıca satış konusu araç kazalı olduğu için, bu bedelin her iki tarafça da uygun görüldüğünü, Mahkemece alınan raporlarda aracın kazalı olduğu veya kasası hariç satışının yapıldığının irdelenmediğini, diğer davalılar hakkında davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği için davalılar lehine vekalet ücreti takdir edildiği halde, bunlar yönünden dava açılmamış sayıldığı için, onlarla ilgili davada da davalı olan Sadık yönünden de vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalı 3.kişiler ... ve ...'ya devredilen araçların noterde gösterilen devir bedelleri ile, bilirkişi tarafından belirlenen gerçek değerleri arasında İİK'nun 278/2.maddesi gereğince mislini aşan fark bulunduğunun anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İİK.nun 282. maddesi gereğince tasarrufun iptali davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir. Buna göre borçlu ile onunla hukuki muamelede bulunun kişi zorunlu hasım konumundadır. İİK’nın 283/II maddesine göre de iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahsın nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkûm edilmesi gerekir. Bu ihtimalde 3. kişinin sorumlu olduğu miktar, elden çıkarılan malın o tarihteki gerçek değeridir. Bir başka anlatımla dava ve tasarrufa konu malı elinde bulunduran şahsın kötü niyetli olduğunun kanıtlanamaması halinde dava tümden reddedilmeyip borçlu ile tasarrufta bulunan şahsın tasarrufa konu malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında ve alacak miktarı ile sınırlı olarak tazminata mahkum edilmesi gerekir. Somut olayda, dava konusu ... plakalı araç (2003 model BMC frigofik kasa kamyon) 23.08.2013 tarihinde davalı borçlu ... tarafından diğer davalı 3.kişi ...'a, İlker tarafından da 02.01.2014 tarihinde dava dışı 4.kişi ...'e devredilmiş olup, mahkemece davacıdan aracın devredildiği dava dışı ...'i davaya dahil edip etmeyeceği ya da İİK'nun 283/2 maddesine göre davasını bedele dönüştürüp dönüştürmediği sorulmamıştır. Bu durumda yapılacak iş, davacıdan dava dışı ...'i davaya dahil edip etmeyeceği ya da İİK'nun 283/2 maddesine göre davasını bu araç yönünden bedele dönüştürüp dönüştürmediği sorularak, davaya dahili istenildiğinde, taraf teşkilini tamamlamak, aksi durumda ise bedele dönüşme halinde davalı 3.kişi ...'ın tasarrufa konu aracı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında ve davacının alacak miktarı ile sınırlı olarak tazminata mahkum edilmesi yönünde karar vermekten ibarettir. 3. Mahkemenin, Yargıtay'ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak durumu oluşabilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme, kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla; kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. "Usuli kazanılmış hak" kavramı ise, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ve öğretide kabul görmüş usul hukukunun vazgeçilmez ana temellerinden olup bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade eder. Mahkemece verilen davalılar ..., ... ve ... aleyhine açılan ispatlanamayan davanın reddine, davacı tarafından davalılar ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın HMK. nun 150/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına ilişkin ilk kararın; davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, kararın yalnızca dava konusu edilen davalı borçlu ... tarafından davalı 3.kişi ...’a devredilen ... plakalı araç ve davalı 3.kişi ...’ya devredilen ...plakalı araç yönünden bozulduğu, diğer davalılar yönünden verilen davanın açılmamış sayılmasına dair ilk kararın kesinleştiği anlaşılmış olmakla, davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunun göz önüne alınarak, kesinleşen bu kısım yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle res'en, (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı ve davalı ...'e iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 25.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.