Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10566 E. 2024/5694 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/10566
- Karar No
- 2024/5694
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/44 E., 2021/138 K. BİRLEŞTİRİLEN DAVA MAHKEMESİ : Düziçi Asliye Hukuk Mahkemesi BİRLEŞTİRİLEN DAVA MAHKEMESİ : Düziçi Asliye Hukuk Mahkemesi HÜKÜM/KARAR : Kabul Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 24.01.2017 tarihli ve 2014/21062 Esas, 2017/486 Karar sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin kararı davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... vekili, davalı borçlu ...’in alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı 270 parsel nolu taşınmazı 11.11.2009 tarihinde asıl ve birleşen davaların davalısı ...’ye, onun da tarihinde birleşen davada davalı ...’a sattığını, birleştirilen davanın davacısı ...vekili, davalı borçlu ...’in alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı 265 ve 269 parsel nolu taşınmazları 11.11.2009 tarihinde asıl ve birleşen davaların davalısı ...’ye sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri haksız açılan davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 19.06.2014 tarihli ve 2010/21 Esas, 2014/363 Karar sayılı kararıyla; iddia, savunma toplanan delillere göre, davalıların kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı, taşınmaz değerlerinin karşılığının verildiği, İİK’nun 280 maddesinde belirtilen şartların mevcut olmadığı gerekçesiyle esas ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde esas ve birleşen davaların davacıları vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde esas ve birleşen davaların davacıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 24.01.2017 tarihli ve 2014/21062 Esas, 2017/486 Karar sayılı ilâmı ile; "...Somut olayda dava konusu taşınmazın tapudaki satış bedeli ve tapu dışı ödemeler ile bilirkişi tarafından belirlenen rayiç bedel arasında misli fark bulunmamaktadır. Ancak borçlu ile asıl ve birleşen davada davalı ... arasında yapılan 4.11.2009 tarihli adi satış sözleşmesi gereğince dava konusu 265, 269, 270 parsel nolu taşınmazlarının üzerindeki ipotekle birlikte 200.000,00 TL karşılığı borçlu tarafından asıl ve birleşen davada davalı ...’ye satıldığı, satış bedeli olan 200.000,00 TL’den 37.650,00 TL’sinin ipotek bedeli olarak ilgili bankaya, 126.473,00 TL’sinin borçlunun davalı 4. kişi ...’a ait Burgaçoğlu Tarım İlaçları Gübre Gıda Nakliye İnş. Tic. Ltd. Şti’ne olan borcuna karşılık anılan şirkete (19.2.2010, 30.10.2009 20.11.2009, 21.11.2009 keşide tarihli çekler nedeniyle) bakiye 35.877,00 TL’nin de 11.11.2009-23.11.2009 tarihleri arasında düzenlenen beş adet senet karşılığı davalı borçluya ödeneceğinin belirlendiği, anılan sözleşme altında tanık olarak davalı 4. kişi ...’ın oğlu Murtaza Burkaş’ın da imzasının bulunduğu ve ayrıca duruşmada tanık olarak dinlendiği görülmektedir. Gerek 4.11.2009 tarihli adi satış sözleşmesinin içeriği gerekse tanık beyanlarından davalı 3. kişi ... ve davalı 4. kişi ...’ın borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olduğu, aciz halinde olduğu anlaşılan borçlunun aynı gün üç taşınmazını davalı ...’ye satmasının hayatın olağan akışına uygun bulunmadığı gibi anılan satışların mal kaçırma amacıyla yapıldığının dosyadaki mevcut delillerden anlaşılması nedeniyle esas ve birleştirilen davaların kabulü ile dava konusu tasarrufların İİK’nun 280/1 madde gereğince iptaline karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı gerekçeyle davaların reddi isabetli görülmemiştir." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile anılan dairenin bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; bozma gerekçe ile esas ve birleşen dava yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin iyi niyetli dördüncü kişi olduğunu, davanın bedele dönüşmesi gerektiğini ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; ivazlar arasında önemli oransızlık olmadığını, müvekkilinin gerçek bedelini ödediğini, taşınmazların birbirlerine bitişik olup tek parça olarak alınmak istendiğini, satış sırasında borçlunun Düziçin de petrol istasyonu ve büyük depolarının olduğunu, borçlarını ödeme güçlüğü içinde olmadığını belirterek, mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun'un 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı, birleşen davanın davacısı ...'in isminin karar başlığında yer almaması mahallinde her zaman düzeltilebilir bir hata olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı ... ve davalı ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılar ... ve ...'ye yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.