Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10277 E. 2023/13757 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/10277
- Karar No
- 2023/13757
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/17 E.- 2023/17 K. HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulüne - İtirazın Kısmen Kabulüne Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekilinin temyiz başvurusu sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; itirazın vekalet ücreti yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile davalıca zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın 14.05.2017 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.450,00 TL adli rapor ücretinin davalı sigortanın temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle beraber davalı sigortadan tahsilini talep etmiş; ıslahla talebini 41.938,05 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının başvurusunun usule uygun olmadığını, eksik ve yetersiz evrakla başvurulduğunu, bu nedenle başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının sunduğu maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur oranları konusunda bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, davacının olay tarihinde sürücü belgesi olmadığını, bu nedenle %50'den az olmamak üzere müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, aktüer sıfatı olan bilirkişiler tarafından yapılacak hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, davalının kabul anlamına gelmemek üzere sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumlu olduğunu, davalının geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, uzlaşma hususunun dikkate alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere dava tarihinden itibaren ve yasal faize hükmedilmesi gerektiğini ve hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirtmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıda %17 oranında sürekli maluliyetin bulunduğu, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiği, sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, adli tıp rapor ücretiyle birlikte toplam 43.388,05 TL’nin 10.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 27.06.2019 tarihli 2019/İHK-7597 sayılı kararı ile davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 22.02.2022 tarihli 2021/10975 esas ve 2022/3053 karar sayılı kararı ile; " ...Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak “Bilimsel Görüş” niteliğinde Triaj Medikal Danışmanlık Adli Tıp Adli Bilimler Merkezi tarafından düzenlenen 15/03/2019 tarihli rapor Uyuşmazlık ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından benimsenmiş olup bu raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan sürekli maluliyeti % 17 olarak belirlenmiştir. Ne var ki, anılan bu raporda kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mevzuata uygun olarak maluliyet değerlendirmesinin yapılmadığı, rapor tanziminde 30/03/2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre ve yetkili sağlık kuruluşları olan ATK veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların uzman doktor heyetince düzenlenmeden belirleme yapıldığı görülmektedir. Bu yönüyle, maluliyet oranı tespitine ilişkin bu rapor, hükme esas almaya elverişli olmadığından, maluliyetin belirlenmesi konusunda yapılan araştırma yetersizdir.Bu durumda İtiraz Hakem Heyeti tarafından; kazayla ilgili eksik kalan tedavi evrakları varsa temin edildikten sonra, yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 30/03/2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ölçülerine göre, uzman bilirkişi heyetinden, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Sigortacılık Kanunu 30/17 maddesi ile 19.01.2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazete de yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinde "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." hükmü eklenmiştir. Heyetçe verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu vekalet ücretinin altında kalması halinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir." gerekçeleriyle bozulmasına, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddedilmesine karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamına uyularak alınan ve Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanan 10.10.2022 tarihli Balıkesir Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen maluliyet raporuna göre davacıda bulunan sürekli maluliyet oranının % 39 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 180 gün olduğunun belirlendiği, ilk karara karşı sadece davalının temyiz yoluna başvurduğu, bu nedenle bozmadan sonra verilecek kararın davalı aleyhine olamayacağı, bu nedenle aktüer raporu alınmadığı, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiği gerekçesiyle itirazın vekalet ücreti bakımından kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, 10.10.2022 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olmadığını, bu raporda maluliyet oranının fahiş oranda belirlendiğini, davacının eksik evrakla başvurduğunu, davacının usule uygun olmayan başvurusu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davalının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumlu olabileceğini, kabul anlamına gelmemek üzere dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faize hükmedilebileceğini ve hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile davalıca zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın 14.05.2017 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacınının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun'un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İtiraz Hakem Heyeti kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin yerinde olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 19.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.