Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10183 E. 2026/341 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10183
Karar No
2026/341
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/856 E., 2023/1224 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/582 E., 2020/315 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların desteğinin balkondan halı silkelerken mermer korkuluğun kırılması sonucunda düşerek öldüğünü, davalı belediyenin binaya iskan ve ruhsat vermesi nedeniyle, diğer davalıların ise binayı yapan şirket, şirket yetkilisi ve yapı denetim şirketi olması nedeniyle sorumlu olduklarını açıklayıp belirsiz alacak davası olarak her bir davacı için 100,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 1.126.606,01 TL'ye yükseltmiş, davalı ... Yapı Denetim Şirketi yönünden davayı atiye terk ettiklerini bildirmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı müvekkilinin kusurunun ve olay ile ilgisinin bulunmadığını, murisin düştüğü binayı 8 yıl önce yapan diğer davalı ... Şirketinin o tarihteki yetkili müdürü olduğunu, ... Şirketinin ayrı bir tüzel kişiliği varken müvekkilinin sorumluluğuna gidilmesinin hatalı olduğunu, inşaatın yapımı aşamasında teknik takibi için şantiye şefleri görevlendirildiğini, yasal kontrollerin belediye ve yapı denetim şirketi tarafından yapıldığını, müvekkili davalının inşaat konusunda teknik bilgiye sahip olmadığını, murisin de ölümünde kusurlu olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; davalı belediye aleyhine idare mahkemesinde dava açıldığını belirterek derdestlik itirazında bulunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince davalılar ... Yapı Denetim Şirketi ve davalı ... Belediye Başkanlığı aleyhine açılan davanın tefriki ile ayrı esasa kaydına karar verildikten sonra yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile davalı inşaat şirketinin, yapı denetim şirketinin ve belediyenin %25’er kusurlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 58.936,70 TL, davacı ... için 44.372,13 TL, davacı ... için 154.424,53 TL destekten yoksun kalma tazminatının 16.03.2013 olay gününden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... İnşaat Şirketi ile ...’tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; uzunca bir yargılama sürecinden sonra ilk derece mahkemesinin 08.03.2019 tarihli duruşmada ara kararı ile dosyada alınan bilirkişi raporuna karşı davalı vekilinin ek rapor talebi istemi reddedilmiş, o dönemki yasal düzenleme ve yargı uygulamaları doğrultusunda ıslah veya bedel artırımı konusunda davacı tarafa bir haftalık kesin süre verildiğini, davada yeniden bilirkişi raporu alındığını, rapor doğrultusunda yapılan ıslahtan sonra alınan rapor doğrultusunda davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin karar verilerek davacı taraf yönünden özellikle yargılama gideri, vekalet ücreti gibi konularda ek külfet getirildiğini, idare mahkemesinde açılan davanın değerlendirilmediğini, o davada daha yüksek tazminat belirlendiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalı müvekkilinin yapının sahibi olmadığı gibi kazanın ve ölüm sonucunun meydana gelmesinde hiçbir kusuru bulunmadığını, binanın yapıldığı tarihte ... İnşaat Turizm Tic. Ltd. Şti.'nin yetkili müdürü olduğunu, davaya konu olayın binanın yapıldığı tarihten yaklaşık 8 yıl sonra olduğunu, ayrı bir tüzel kişiliği olan diğer davalı ... İnşaat Ltd. Şti'nin yanında şirket müdürü müvekkili davalının da şahsen sorumluluğuna gitmenin maddi tazminat hukuku anlamında mümkün olmadığını, ölüm tarihi itibariyle de müvekkili davalının şirket yetkilisi de olmadığını, yapı denetim mevzuatları çerçevesinde zarardan diğer davalıların sorumlu olduğunu, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili davalının olayın meydana geldiği inşaatın yapım aşamasında teknik takip için şantiye şefleri görevlendirdiğini, kusura yönelik alınan raporun eksik ve hatalı olduğunu, ölenin de kusurunun bulunduğunu, belediye aleyhine idare mahkemesinde açılan davanın sonucunda ortaya çıkacak tazminat miktarının bu davadaki tazminat miktarından mahsubu söz konusu olacağından idare mahkemesinde açılan davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2. Uyuşmazlık; haksız fiil nedeniyle destekten yoksun kalmaya dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda aynı olay ve aynı zarar sebebiyle belediye aleyhine Antalya 1. İdare Mahkemesinde dava açıldığı ve 2019/483 Esası ile yargılamanın yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece eldeki davada davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mükerrer ödemenin ve sebepsiz zenginleşmenin önlenmesi amacıyla mahkemece hüküm fıkrasında "tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla" ibaresine yer verilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemesi doğru değil ise de bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2. maddesi hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin tüm, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle; davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.11.2020 tarih, 2014/582 Esas-2020/315 Karar sayılı hükmünün 1., 2. ve 3. bentlerin sonuna gelmek üzere "Antalya 1. İdare Mahkemesinin 2019/483 Esas sayılı davasında hükmedilecek tazminatlar ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla" ibaresinin eklenmesine ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalı ...'a iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/10183, K. 2026/341, T. 08.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-10183-e-2026-341-k-4f8a2a098ac1