Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10097 E. 2023/13444 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/10097
- Karar No
- 2023/13444
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/144 E., 2023/144 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : KIT/2023-265 DAVA TARİHİ : 11.01.2018 HÜKÜM/KARAR : Davalının İtirazının Kısmen Kabulüne SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2018/37611 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından itiraz edilmiş, Daire, kararın bozulmasına karar vermiştir. İtiraz Hakem Heyeti bozmaya uyarak davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.12.2015 tarihli trafik kazasında davalıya zorunlu trafik sigortalı araçta yolcu olan müvekkilinin yaralandığını, sigorta şirketi tarafından eksik ödeme yapıldığını belirterek munzam zarar ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla bakiye tazminata ilişkin şimdilik 45.000,00 TL sürekli iş görmezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bilirkişi raporu sonrasında talebini 106.651,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik belge sunarak yapılan başvurunun usulden reddi gerektiğini, kaza tarihi itibarıyla başvuranın tazminat talep haklarının zamanaşımına uğradığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, sağlık gideri teminatının Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) bünyesinde olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatının teminat kapsamı dışında olduğunu, SGK tarafından davacıya bağlanan aylık gelir varsa bunların hesaplanan tazminattan mahsubu gerektiğini, davacının araçta hatır için taşındığını, ayrıca emniyet kemerinin takılmaması sebebiyle müterafik kusurun göz önüne alınması gerektiğini, avans faizi uygulanamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının talebinin kabulü ile 106.651,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 19.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz emiştir. B. İtiraz Sebepleri Davalı itiraz dilekçesinde; davacının eksik belge sunularak yaptığı başvurunun usulden reddi gerektiğini, kaza tarihi itibarıyla başvuranın tazminat talep haklarının zamanaşımına uğradığını, maluliyet raporunun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanması gerektiğini, sağlık gideri teminatının SGK bünyesinde olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatının teminat kapsamı dışında olduğunu, SGK tarafından davacıya bağlanan aylık gelir varsa bunların hesaplanan tazminattan mahsubu gerektiğini, talebin belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacının hukuki yararı olmadığını, davacının araçta hatır için taşındığını, ayrıca emniyet kemerinin takılmaması sebebiyle müterafik kusurun göz önüne alınması gerektiğini, avans faizi uygulanamayacağını, poliçe kapsamında tazmin edilmesi gereken bir zararın ve atfedilecek kusurun bulunmaması sebebiyle başvurunun reddi gerektiğini, ileri sürülen itirazlarının kabulü ve başvurunun reddine karar verilmesi halinde asgari vekalet ücreti olan 2.180,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyeti'nin ilk kararı ile davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 28.09.2022 tarihli ve 2021/26082 E. 2022/10974 K. sayılı ilamıyla; "Somut olayda, 21.12.2015 olan kaza tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup, kaza tarihinde yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre rapor düzenlenmiştir. Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde Adli Tıp Kurumundan usulüne uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla, yeni bir rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davalı taraf, davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu savunmuştur. İtiraz Hakem Heyetince, bu yöndeki itirazın reddine karar verilmiştir. Somut olayda, kaza günü yolcu olan davacının araçta arka koltukta seyahat halindeyken meydana gelen trafik kazası sonucu yaralandığı sabittir. Trafik kazası tespit tutanağında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belirsiz olduğu, davacının yaralanmasının alın üst kısımlarda dermabrazyon, vertebra kırığı, akciğer yaralanması şeklinde oluştuğu, davacının maluliyetine dair Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinde yapılan muayenesi sırasında kaza sırasında araçtan fırlayarak yere beton zemine düştüğü şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır. Buna göre; davacının araçtan fırlama durumu ve emniyet kemerinin takılı olmamasının müterafik kusur teşkil edeceği gözetilip tartışılarak, Dairenin yerleşik uygulaması gereğince, hesaplanan tazminatan %20 oranında indirim yapılarak tazminatın belirlenmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2. maddesinde ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir" düzenlemesi yapılmıştır. Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13. maddesi ve AAÜT'nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "bozma kararı sonrası alınan raporla % 42 maluliyet oranının tespiti edildiği, ilk rapora itiraz edenin davalı yan olması, aleyhe bozma yasağı ve kazanılmış haklar gözetilerek" davalı yanın itirazlarından olan maluliyet raprunun dayandığı yönetmelik itirazı, emniyet kemeri takılmamasına ilişkin müterafik kusur indirimi yapılması ve vekâlet ücreti itirazı bozma gereği yerinde bulunmuş olup bu itirazların itirazların kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve başvurunun kısmen kabulü ile 85.320,80 TL tazminatın 19.12.2017 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline, davacıya 2.180,00 TL vekalet ücreti ödenmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, vekalet ücreti yönünden talebin kısmen veya tamamen reddi halinde reddedilen kısım yönünden beşte birlik oranın uygulanabileceğini, talebin kısmen veya tamamen kabulü halinde ise kabul edilen miktar yönünden asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin esas alınması gerektiğini, aksi kabul halinde ise ancak hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereği maktu vekalet ücreti 9.200,00 TL olduğundan 2.180,00 TL vekalet ücretinin kabulünün mümkün olmadığını belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının yapmış olduğu başvuru üzerine ödeme yapıldığını, aksi halde ödeme tutarının üzerinde bir zarar tespit edilmiş olsa da yapılan ödemenin faiziyle beraber güncellenerek hesaplanan tutardan indirilmesi gerektiğini, hükme esas alınan 31.05.2018 tarihli bilirkişi hesap raporunun hatalı olduğunu, bilirkişi tarafından herhangi bir açıklama veya gerekçe belirtmeksizin işleyecek dönem hesabı bakımından hesaplamada baz alınan 2.979,79 TL tutarın neye göre belirlendiğinin açıklanmadığını, işleyecek dönem hesabının 2018 yılı net asgari ücret olan 1.603,00 TL üzerinden hesaplanması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı talebi teminat dışı olduğundan müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve bozma kapsamına uygun olarak inceleme yapılmış olmasına göre davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrasında "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesine 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6 ncı maddesi ile eklenen (13) numaralı fıkrasında, "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi'nde yer alan Asliye Mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarife'nin ikinci kısmının ikinci bölümünde Asliye Mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarife'nin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarife'ye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir..." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davacı lehine İtiraz Hakem Heyetinin son karar tarihindeki maktu ücretten daha az vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İtiraz Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir. VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının (3) numaralı bendinde yer alan "2.180,00 TL" ibaresi çıkartılarak yerine "9.200,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.