Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/9856 E. 2023/7303 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/9856
- Karar No
- 2023/7303
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/168 E., 2022/362 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında görülen haksız eyleme dayalı maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; manevi tazminat talebinin kabulüne, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yardım gönüllülerini taşıyan Mavi Marmara isimli gemi ile Gazze'ye insani yardım götürmek amacıyla uluslararası sularda seyrederken İsrail Devleti silahlı güçleri tarafından uygulanan saldırı nedeniyle yaralandığını, kötü muameleye ve psikolojik işkenceye maruz kaldığını belirterek 50.000,00 TL manevi tazminat ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere el konulan eşyalarına yönelik 5.100,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili ile haksız saldırının kınanması ve bu kararın yayınlanması isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili; davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 29.03.2016 tarihli ve 2012/373 Esas 2016/139 sayılı kararı ile davaya konu olayın Türk kaza hudutlarında değil uluslararası sularda meydana geldiği, davalı devletin hakimiyet tasarrufundan doğduğu, mahkemenin başka bir devleti yargılama yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle yargı hakkı yokluğu nedeniyle dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 26.12.2019 tarihli 2019/2153 Esas 2019/6284 sayılı kararı ile "...Türkiye Cumhuriyeti ile İsrail Devleti Arasında Tazminata İlişkin Usul Anlaşması'nın 4. maddesinde; "Türkiye ve İsrail, diğer tarafa veya diğer taraf adına hareket edenlere hukuki veya başka bir sorumluluk yüklemeyecekleri ve bu anlayışın taraflardan herhangi birinin veya taraflar adına hareket edenlerin cezai veya hukuki sorumluluğu kabul ettiği veya üstlendiği şeklinde yorumlanmayacağı hususlarında mutabıktır. Her halükarda, bu anlaşma, İsrail'in, İsrail adına hareket edenlerin ve İsrail vatandaşlarının, Türkiye Cumhuriyeti veya Türk gerçek veya tüzel kişileri tarafından konvoy hadisesiyle ilgili olarak kendilerine yönelik doğrudan ya da dolaylı olarak Türkiye'de yapılmış veya yapılacak her türlü hukuki ya da cezai talebe ilişkin her türlü sorumluluktan tamamen muaf tutulmalarını sağlayacaktır" hükmü, 5. maddesinde; "Herhangi bir Türk gerçek veya tüzel kişisi tarafından veya bu kişiler adına, İsrail Hükümeti veya gerçek veya tüzel kişilerine karşı herhangi bir para talebi öne sürülmesi veya taleplerin sürdürülmesi halinde, yukarıdaki hükümlere bakılmaksızın, İsrail Hükümeti, onun adına hareket edenler ve/veya İsrail vatandaşlarının tüm kayıpları, masrafları, hasarları ve/veya harcamaları Türk Hükümeti tarafından karşılanacaktır "hükmü düzenlenmiştir. Anılan düzenleme karşısında mahkemece; davaya konu Mavi Marmara olayı (Konvoy Hadisesi) ile ilgili olarak İsrail Devleti aleyhine yapılmış eldeki tazminat talebi nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 124/2. maddesi uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti Maliye Hazinesi'ni davaya dahil etmek üzere davacı tarafa süre verilmesi ve dahil edildiği takdirde temyiz aşamasında yürürlüğe giren anılan anlaşmanın tüm maddelerini birlikte değerlendirerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının Mavi Marmara gemisinde yolcu olarak bulunduğu sırada İsrail askerlerinin haksız saldırısı sonucunda yaralandığı, İsrail askerlerinin uluslararası kara sularında, insani yardım malzemesi dışında hiç bir şey taşımayan gemiye yapmış olduğu müdahalenin hukuka aykırı, gereklilik ve ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, davacının gerek kendisinin gördüğü şiddet, gerekse olay anında yaşadığı korku, arkadaşlarına yapılan muamele karşısında manevi olarak zarara uğradığı gerekçesi ile manevi tazminat talebinin kabulü ile 50.000,00 TL'nin olay tarihinden yasal faizi ile beraber davalı ... Hazinesi'nden tahsiline, maddi tazminat talebi yönünden davacının el konulan eşyaları yönünden alınan bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu gerekçesi ile 1.950,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, hükmedilen tazminatın sebepsiz zenginleşmeye yol açacak miktarda olduğunu, ayrıca eldeki davada "Türkiye Cumhuriyeti ile İsrail Devleti Arasında Tazminata İlişkin Usul Anlaşması" gereğince davalı Hazinenin yasal hasım konumunda olduğundan aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, yargılama giderlerinden sorumlu olmadıklarını belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Gazze'ye insani yardım götürmek amacıyla yardım gönüllülerini taşıyan Mavi Marmara isimli gemide yolcu olarak bulunan davacının İsrail Devleti silahlı güçleri tarafından uygulanan saldırı nedeniyle yaralandığı, kötü muameleye ve psikolojik işkenceye maruz kaldığı iddiası ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41, 46, 47 ve 49 uncu maddeleri, 01.09.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.06.2016 tarihli Türkiye Cumhuriyeti ile İsrail Devleti Arasında Tazminata İlişkin Usul Anlaşmasının uygun bulunduğuna dair 6743 sayılı Kanun. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Yargılamaya hakim olan ilkelerden olan “taleple bağlılık ilkesi” 1086 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesinde (6100 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi) düzenlenmiş olup, hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Buna göre, dava dilekçesinde faiz talep edilmediği halde mahkemece, talep aşılarak olay tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bozulmasını gerektirmiştir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/5 maddesi uyarınca davalıdan harç alınmamasına, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.